Avucumun içinde terleyen elin, içimi kaplayan tuhaf bir sükûnet… Adım adım yaklaşıyoruz yolun sonundaki tüten…
Etiket: Hatice Işıktaş
İki kanadım da birden kırıldı bugün Gülüp geçememek ve ağlayamamak arasında bir mahşerde Bir taş…
Çakan bir şimşekle yağmaya başlayan yağmur gitgide hızlanırken nemlenen gözlerimle bulanıklaşan görüş alanımı temizleyip çiçekli…
Küçük şeylerde aramalıydı insan mutluluğu Oysa küçülmüştü dünya bir avuç içine sığacak kadar Ne bir…
Gün ağarmış yatakhane yavaş yavaş boşalmaya başlamıştı. Ayaklarımı ranzamdan sarkıtarak dalgın bakışlarla penceremden giderek dolan…
Bir sonbahar günüydü gelişin banaBu yüzdendi belki çiçek açmadanhep yaprak döküşümüzAldandık rengine güz güneşininTakılıp serin…
Bir mekik ipliğe benzer insan hayatı Naziktir kozasından ayrılınca Sanki her an kopacakmış gibi Rengarenk…
Pencereme çarpan rüzgârın sesi kopacak olan fırtınayı fısıldarken uykuya direnen gözlerimi kitabımın sayfalarından koparıp kol…
Biz seninle aynı yolda yürüyen İki yolcu gibiydik Yolumuz uzundu Hem engebeli Ayağım taşa takıldı…
Bilmediğim bir şehrin sokaklarında kaybolmak gibiydi seni sevmek “Hangi sokak nereye çıkar?” diye düşünmeden Tanımaktı…