Yansımamı seyrediyorum aynada Gördüğüm yüz bana yabancı artık Aynı zamanda çok da tanıdık Yansımamı seyrediyorum…
Kategori: Şiir
gecenin engin karanlığında boğulan İstanbul’u izliyordum yorgun gözlerle akşamın habercisi olan kırmızı tonları gökyüzünü kaplarken…
Keskin ufkun eteklerinde Kaybedilmiş bir yol kenarı Dumanı tüten bacası üstünde İhtiyar gözünde hayatın son…
yavaşça aralanan kapı ardında neler getireceğini bilmeden yürüyen biri aklında neler kaldı bilmeden yoluna devam…
Kelimelere boğuldu aklım kelimesiz yaşamlarla sıkıştırılmış iskeletin boğumunda saklı ruhun parçacıkları örtülmüş düşünceler portresi…
Yürüyorum… Ayaklarımı yakıyor kum. Denize koşarken kum arasına sıkışan taşa tutuluyorum, Ayağım acıyor. Sonunda varınca…
yaşananlar hiç yaşanmasaydı hatalarını telafi edebilseydin bakar mıydın ardına geride kalan acıları önemser miydin ya…
beklersin zaman geçer beklersin ömür geçer beklersin insanlar gelip geçer ve beklersin herkes gider birden…
küçük bir çocuk baktı gözlerime kısık sesiyle bir soru çıktı ağzından herkes gider mi diye …
Sus! Sus yeter acıtma canımı artık. Kelimelerin batıyor yüreğime kıymık kıymık. Sus… sus, ne olur…