Güneş karşı dağlardan çıkarken yavaş yavaş Köprüde görülüyor hararetli bir telâş Kemerlerden geçerken zerzevat kayıkları…
Yazar: Darağacı Sanat Ailesi
masallar hep mutlu sonla biter gerçekler ise hep acı sonla peki bu iki dünya neden…
Anlamak istiyorum. Yolunda gitmeyen şeylerin neden yoldan çıktığını, insanların neden bıktığını, bıkkınlığın kaynağına neden müdahale…
Adınla başlıyor bütün sustuklarım Sesimi, nefesimi kesiyor bana bıraktıkların Ve ben, burada senden onca uzakta…
Düştün mü yiğidim kara toprağa Dilinde şehadet, göğsünde bir kurşun Tez haber uçursunlar bağrı yanık…
Kalplere serptiği kıvılcımlardan Bir ışık yanıyor ya Abdülkadir… Gönüller zâtını bize aşk sunan Bi ilâh…
Sinema 1895 yılında Paris’te “Trenin Gara Girişi” gibi hayatımıza girmeyi başardı. Sinema ilk eserini verdiğinde…
İnmiş sırtıma ömrün, İnsafsız bir kırbacı. Gördüm başımda bugün: Beyazlaşan ilk saçı. Şimdi bana hoş…
beyaz kefen giymiş dağların önünde saniyelerin geçişiyle gözlerimden dökülen hüzün ömrümün yavaş yavaş bitişini düşündürür…
Karın doyurmak için ihtikâre dek gideriz Bugün bir ekmek için terk-i yâre dek gideriz İnad…