Fantastik Tutkunlarına 5 Güzel Kitap Önerisi

Fantastik edebiyatı hepimiz farklı buluruz. Merak ederiz hatta. İlgimizi de çeker üstelik. Yükseliştedir sizin anlayacağız fantastik edebiyat. Gerçeğe dayanmayan, olağanüstü bir anlatımı benimseyen, düş dünyasının sınır tanımayan gücünü, özgürce kullanan hikâye, roman ve hatta tiyatro oyunu şeklinde kaleme alınan edebiyat ürünlerine denilmektedir.

Ülkemizde de söylediğimiz gibi son dönemde hız kazanmış olan bu edebiyat ürünlerini sevenler için biz de yerimizde duramadık ve kısa bir liste hazırladık. Ama dikkat ettik ve listemizi oluştururken çok ünlü olan “Alice Harikalar Diyarında, Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter ve Taht Oyunları” gibi kitap serilerine yer vermeyerek bu listeye tahminler getirenleri ters köşeye yatırmak istedik.

İşte karşınızda 5 güzel fantastik kitap:

1- Inkheart (Mürekkep Yürek):

Türkçeye Mürekkep Yürek adıyla çevrilen kitabı Cornelia Funke kaleme almıştır. Kitap kendinden sonra gelecek iki kitapla bir üçleme oluşturdu ve üçlemeye kendi adını vererek Mürekkep Yürek üçlemesinin ilk kitabı olarak da karşımıza çıkmış oldu.

Hayal edin! Büyülü bir diliniz var, bir kitabı okuduğunuzda okuduklarınız kitaptan fırlayarak gerçeğe dönüşüveriyor. Ne büyüleyici ama! Fakat bir sorun var. Ortada kitaptan okuduğunuz roman kahramanları ve o dünyaya ait ne varsa bizim yaşadığımız dünyaya gelirken, bizim dünyamızdan da bir şeyler roman dünyasına gidiyor! Bir de siz dilinizin büyülü olduğunu bilmeyip bir kitabı okursanız ne olur?

Hayal dünyasının perdesi aralanıyor!

Mortimer, bir gece henüz bebek olan kızı Meggie’ye, Mürekkep Yürek kitabını okumaya başlayınca olanlar olur ve kitaptan kitabın kötü kahramanları fırlar ve Meggie’nin annesi Teresa ortadan kaybolur. Mortimer bir daha asla kitap okumazken romandan çıkardığı kahramanlardan yıllarca kaçar.

Meggie, on iki yaşına geldiğinde evlerine davetsiz bir misafir gelir: Tozparmak. Yıllar sonraki bu geliş bir kaçış uyarısıdır. Meggie’nin büyük halası Elinor’un Kuzey İtalya’daki evine saklanmak için ayrılırlar, ancak Basta ve arkadaşları tarafından yakınlardaki Oğlak köyüne sürüklenirler… Öykünün devamı için kitabı okumalısınız.

Kitabı okumak istemeyen üşengeçler için kitapla aynı adı taşıyan 2008 yapımı Brendan Fraser’ın başrolünde olduğu filmi öneririz. Öneririz dediğimize bakmayın siz. Film başkadır, roman başka. Sadece bu dünyanın nasıl olduğunu keşfetmeniz için öneriyoruz.

Ve sizi şimdi Mürekkep Yürek’in ilk satırlarıyla baş başa bırakalım. Büyülü dünyaya adım atarken dikkat edin.

O gece yağmur yağıyordu, imce, usul usul çiseleyen bir yağmur. Meggie, yıllar sonra bile gözlerini kapadığında sanki minicik parmaklarla cama vuruluyormuş gibi o geceki yağmurun sesini duyuyordu. Gecenin karanlığında bir yerlerde bir köpek havlamaya başlamıştı. Meggie yatağında bir o yana bir bu yana dönüp duruyor, bir türlü uyuyamıyordu.

Okuduğu kitap başının altındaydı. Kitabın kapağı, onun tekrar sayfalarının içine çekmek istercesine kızın kulağına baskı yapıyordu. “Hımm, başının altında köşeli sert şeyin olması rahat olmalı,” demişti babası, ilk kez yastığının altında bir kitap bulduğunda. “Hadi itiraf et, geceleri kitap kulağına öyküsünü anlatıyor değil mi?” “Bazen!” diye yanıt vermişti Meggie. “Ama yalızca çocuklarda olur bu.” Bu yanıt üzerine Mo kızın burnunu sıkmıştı. Mo böyleydi işte. Meggie babasına Mo derdi.

KAYNAKÇA:

Cornelia Funke, Mürekkep Yürek, Akılçelen Kitaplar, Ankara 2017

2- The Color of Magic (Büyünün Rengi):

Türkçeye Büyünün Rengi adıyla çevrilen kitap Terry Pratchett’in 1983 yazdığı ve kırk bir romandan oluşan Discworld (diskdünya) serisinin ilk kitabı olarak karşımıza çıkıyor. Evet, yanlış duymadınız tam kırk bir roman! Fantastik türün farklı, değişik ve özgün yapıtlarından biri olan Diskdünya serisi bize sadece fantastik dünya sunmakla yetinmiyor. Parodi, ironinin yanında ince mizahı ile de ön plana çıkıyor. Tamamı Türkçeye çevrilmemiş olsa da yeni başlayacaklar için önlerinde uzun bir yol olduğunu söyleyelim.

Fark ettiniz mi bilmem ama biz Büyünü Rengi kitabını değil, bu kitabın başlattığı Diskdünya serisini anlatıyoruz size. Neden mi?

Çünkü tam kırk bir romandan oluşan seride o kadar çok karakter ve birbirinden ayrı öykü var ki hangisini seçeceğimizi bilemedik ve içerikte Diskdünya serisinin evrenini anlatırken başlığa da onun ilk kitabını koymayı uygun gördük. Umarım yanlış yapmamışızdır!

Bu arada söylemeyi unuttuk sanıyorum; kırk bir serilik Diskdünya serisini ilk kitaptan başlamak ve yazılma sırasını takip etmek zorunda değilsiniz! Evet! Doğru duydunuz. Diskdünya serisini oluşturan herhangi bir kitabını okuyabilir ve bu seriye o kitapla başlayabilirsiniz. Çünkü birbirinden ayrı öyküleri olan kitaplardır Diskdünya serisinin her bir kitabı.

Günümüz dünyasının bir alegorisi olan Diskdünya serisi, Büyük A’tuin isimli dev kaplumbağanın sırtında “ Berilla, Tubul, Büyük Tphon ve Jerakeen” adlı dört fil ve bu dört filin üzerinde dengede duran yassı bir disk olan dünyada geçmektedir. Temel enerjisi büyü olan bu dünyayı okurken tüm fizik kurallarını unutmayı da ihmal etmeyin.

Sözlerimizi “Büyünün Rengi” romanının başlangıç cümleleriyle bitirelim:   

            Uzak, elden düşme bir boyutta, düz olsun diye tasarlanmamış bir astral düzlemde, kıvrım kıvrım yıldız sisleri, dalgalanarak aralandı…

Bak…

Büyük kaplumbağa A’Tuin geliyor… Hantal bacakları hidrojen kırağı kaplı; dev, ihtiyar kabuğu meteor kraterleri ile delik deşik… Yıldızlararası boşluklarda ağır ağır yüzüyor. Asteroid tozu çapakla kabuk bağlamış, deniz büyüklüğündeki gözleri Hedef’e dikilmiş.

Bir şehirden de büyük beyni, jeolojik bir yavaşlıkla, Yük’ü düşünüyor yalnız.

KAYNAKÇA:

Terry Pratchett, Büyünün Rengi, Deli Dolu, 2019

3- His Majesty’s Dragon (Majestelerinin Ejderhası)

Türkçeye Majestelerinin Ejderhası adıyla çevrilen bu kitabın yazarı Naomi Novik’tir. 2006 yılında yazılmış olan kitap kendinden sonra gelen devam kitapları ile oluşacak olan Temeraire serisinin ilk kitabı olarak karşımıza çıkıyor. Yedi kitaptan oluşan Temeraire serisi bize sadece fantastik bir dünya vermekle kalmıyor aynı zamanda alternatif tarih yaratıyor.

Konusuna gelecek olursak; Temeraire serisi, Napolyon Savaşları’na alternatif bir şekilde yaklaşmaktadır. Bu alternatifin nasıl olduğunu merak ediyorsanız söyleyelim:

Deniz ve kara kuvvetleri gerçekleştirilmiş Napolyon Savaşları’na hava kuvveleri de eklemektedir bu kitap. Nasıl bir hava gücü mü? Tabii ki de ejderhalar. Fantastik bir dünyada başka hava kuvvetleri mi var?

İlk kitap olan Majestelerinin Ejderhası kitabının konusu, Napolyon Savaşları sırasında, Kraliyet Donanması’nda HMS Reliant gemisinin kaptan olan William Laurence, bir gün ele geçirdiği Fransız gemisinde bir ejderha yumurtası bulur. Bu yumurta savaş ganimeti sayılacağından dolayı, bu yumurtayı çatlamadan önce Birleşik Krallık’a götürmesi mecburiyetindedir. Fakat olacaklar olur ve yumurta Birleşik Krallık’a varmadan çatlar. Doğmuş ejderhaya ad verilmeden olmaz tabii. Ejderha bulunduğu geminin adını alır: Temeraire. Gemi ülkeye ulaşınca görülür ki Temeraire Laurence’a alışmıştır. Temeraire, kendisine verilen hiçbir pilotu kabul etmeyerek Laurence’ın kendisine pilotu olmasını ister. Bu şekilde de Laurence Deniz Kuvvetleri’nden Hava Kuvvetleri’ne yüzbaşı pilot olarak geçiş yapar.

Laurence ve Temeraire eğitim alırlar ve eğitimlerinin ardından da birkaç savaşa katılırlar. Kitabın sonunu söylemiyoruz, fantastik kitapseverlerin meraklarına ve heveslerine zarar gelsin istemeyiz çünkü.

Sizi Majestelerinin Ejderhası kitabının ilk satırları ile fantastik dünyaya uğurluyoruz.

ÇALKANTILI DENİZDE SALLANAN Fransız gemisinin güvertesi kanla kayganlaşmıştı; bir vuruş, hamleyi yapan adımı, hedefi kadar kolayca yere devirebilirdi. Laurence’nin savaşın en hararetli anında direncin ölçüsüne şaşıracak zamanı yoktu ama savaş ateşinin sersemletici bulanıklığının, kılıçların karmaşasının ve tabanca dumanlarının arasından bile adamlarını yüreklendirmek için bağıran Fransız yüzbaşının yüzündeki aşırı kederi görebiliyordu. 

KAYNAKÇA:

Naomi Novik, Majestelerinin Ejderhası, Pegasus Yayınları, 2019.

4-The Eye of the World (Dünyanın Gözü):

Türkçeye Dünyanın Gözü adıyla çevrilen bu kitap yazar Robert Jordan’ın imzasını taşıyan Zaman Çarkı serisinin ilk kitabıdır. 14 kitaplık bir seriden oluşan Zaman Çarkı serisi, fantastik dünyanın döngüsel tarihindeki bir çağından bize seslenir. İyi ve kötü arasındaki bir türlü bitmek bilmeyen şu ebedi savaş tekrar kıvılcım saçmak üzeredir çünkü. Dünyayı ele geçirmeye çalışan karanlık varlık olan Shai ile asırlar boyu süren topyekûn bir savaşın neticesinde Lews Therin Telamon önderliğindeki erkek Aes Sedai ‘ler üstün gelmiş ve Shai’tan hapsedilmiştir. Fakat Shai’tan hapsedilmeden önce yapacağını yapmıştır. Erkek Aes Sedai’lerin gücünün kaynağı olan saidin’i lekelemiştir. Bu lekeleme günler sonra Aes Sedai’lerin tamamının delirmesine yol açacak ve deliren Aes Sedai’ler kendilerine has güçleriyle yeryüzünün şeklini değiştirecek ölçüde yıkımlar yapacaklardır.

Bu olaydan asırlar sonra ise küçük bir köyde, sıradan bir delikanlı olan Rand’ın ve arkadaşlarının kaderi korkunç yaratıklar olan Gölgedölleri’nin saldırısı ve bu saldırıdan onları kurtaran Moraine tarafından sonsuza kadar değişim ile devam eder. Çünkü Rand, Lews Therin Telamon’un yeniden bedenlenmesidir ki, Karanlık Varlık serbest kaldığında Karanlık Varlık ile savaşmak onun yazgısıdır.

Zaman Çarkı serisi boyunca çoban olan Rand’ın dünyanın kurtarıcısı ve yıkıcısı olan Lews Therin Telamon’a dönüşümünün yanında dünyayı da beraberinde dönüştürmesi anlatılır. Romanlardaki karakterlerin sayısı biraz fazla olduğunu söyleyelim. Fakat bu gözünüzü korkutmasın. Yazar Robert Jordan, karakterlerinin her birinin zihinlerinden geçenleri ve dönüşümleri en küçük ayrıntısına kadar bize aktarmıştır. Toplum yaşamı, tarihinden giyim-kuşamına, davranış tarzından mimarisine kadar detaylarıyla da tasvir etmiştir..

Dipnot: Zaman Çarkı Serisi birçok çevre tarafından fantastik edebiyatın gelmiş geçmiş en büyük eserlerinden olarak görülüyor. Ancak fantastik edebiyata yeni adım atacak okuyuculara bu seri ile başlamaları önerilmez. Zira hem kitabın ağır olması okuyucuyu soğutabilir, hem de bu kadar büyük bir eserin değeri türe aşina olduktan sonra daha iyi anlaşılabilir.

Dünyanın Gözü kitabı ve Zaman Çarkı serisini okumaya heveslenen fantastik kitaplara meraklı dostlarımıza Wikipedia’de dipnot olarak verilmiş küçücük bir uyarıyı verdikten sonra kitabın giriş bölümüyle -bu dünyayı hâlâ merak edenler varsa- baş başa bırakalım:

Zaman çarkı döner, Çağlar gelir ve geçer, efsaneleşen anılar bırakır. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur. Bir Çağ’da, kimilerine göre Üçüncü Çağ’da, henüz gelmemiş, çoktan geçip gitmiş bir Çağ’da, Puslu Dağlar’da bir rüzgâr yükseldi. Rüzgâr başlangıç değildi. Zaman Çarkı dönerken ne başlangıçlar, ne de bitişler vardır. Ama bir başlangıçtı.

KAYNAKÇA:

Robert Jordan, Dünyanın Gözü, İthaki Yayınları, 2019.

5- A Wizard of Earthsea (Yerdeniz Büyücüsü)

Türkçeye Yerdeniz Büyücüsü olarak çevrilen roman, 1968 yılında Ursula Kroeber Le Guin tarafından kaleme alınmış fantastik bir kitaptır. Yerdeniz Büyücüsü,  altı kitaplık Yerdeniz serisinin ilk kitabı olarak karşımıza çıkmaktadır. U. K. Le Guin, roman serisini Yerdeniz adını verdiği takımadada kurgulamış ve kendisine has bir evren inşa etmiştir.

Kendine özgü bir tarihi, bir coğrafyası olan Yerdeniz’deki adaların da yaşam süren Yerdeniz’in ilk sakinleri hakkında söylenegelen bir efsane parçalarında bir zamanlar insanların ve ejderhaların tek bir ırk olduklarından bahsedilir.

Yerdeniz dünyası deniz ve adalardan oluştuğu ve bu yüzlerce adanın oluşturduğu geniş bir takımada henüz keşfedilmemiş ve haritalandırılmamış bir okyanusla söylenir. Haritalanmış alan dışında başka kara parçaları olup olmadığı belirsizdir. Fakat “batının ötesinde” ejderhaların hüküm sürdüğü yerler olduğu da söylenmektedir.

Efsaneye göre Yerdeniz tarihinin en büyük ve güçlü krallığı merkezi Enlad ve Éa adalarında olan krallıkmış. Geçen zamanın ardından Yerdeniz halkının büyük bir bölümüne Enlad Kralları hükmetmeye başlamış ve bu devirde ülkenin merkezi en büyük ada olan Havnor’a taşınmıştır. Bu krallık Yerdeniz coğrafyasının neredeyse tamamına hükmetmiş fakat kral Erreth-Akbe’nin ölümünden sonra krallık gücünü yitirerek pek çok küçük parçaya ayrılmıştır.

Bu serinin başlangıç kitabı olan Yerdeniz Büyücüsü döneminde bu siyasi durumun bin yıldır devam etmekte olduğu görülür fakat tüm adalara hükmedecek yeni bir kralın gelişine ilişkin kehanetler kulaktan kulağa yayılır.

Serinin ilk kitabı Yerdeniz Büyücüsü, ana kahraman Ged’in hayatı anlatılırken kitabın konusu büyümek, büyü ve büyücülüktür.

Doğuştan üstün büyücülük yeteneklerine sahip olan Ged, teyzesinden aldığı eğitimlerle kendini köyünde büyü konusunda geliştirmektedir. Bir gün Ged’in köyüne saldırı olur ve Ged düşmanlarını sis büyüsü ile alt eder. Bu başarısı ile içdeniz adalarında sonu gezmez bir şöhret sahibi olur. Bu durum onun büyücülük okulundan davet almasını sağlar. Büyücülük okulunda ise bir ifşa çekişmesi neticesinde karanlıklar diyarından ruh çağırmaya çalışır. Başarılı olan Ged, başına iş alır çünkü karanlık diyardan bir gölge onun çağrısına cevap vermiştir. Ged,  bu gölgeyi tekrar ele geçirip karanlık diyara göndermek için mücadele verecektir ama bu hiç de kolay değildir.

Sözü fazla uzatmadan sizi Yerdeniz dünyasının ilk kelimeleri ile baş başa bırakalım.

Başını, fırtına yüklü Kuzey Doğu Denizi’nden bir mil kadar yükseğe kaldıran tek bir dağdan oluşmuş Gont Adası, büyücüleriyle ünlüdür. Gont’un yüksek vadilerindeki kasabalarından, derin ve koylardaki limanşehirlerinden, Adalar diyarının hükümdarlarına şehirlerde büyücü olarak hizmet eden veya Yerdeniz’de adadan adaya büyücüler yaparak dolaşan birçok Gontlu çıkmıştır. Bazılarının anlattığına göre bunların en büyüğü, en azından en büyük gezeni, yaşadığı devirde hem ejderhalar efendisi hem de Başbüyücü olan Çevik Atmaca adında bir adammış. Çevik Atmaca’nın hayat hikâyesi gerek Ged’in Kahramanlıkları’nda gerekse başka şarkılarda anlatılmaktadır, ama bu öykü, onun ünlenmesinden, adına şarkılar yakılasından önce olanların öyküsüdür.

KAYNAKÇA:

Ursula K. Le Guin, Yerdeniz Büyücüsü, Metis Yayınları, 2019.   

Eyüp Saka

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.