Bir Avuç Çilek

Kabuslarla yaşıyorum. Küçükken sevmezdim ben geceleri, korkardım. Gecenin sakladıklarından korkardım. Doğaüstüydü korkularım hep. Peşimden gelmesinden korktuğum canavarlar odama geçip yorganı kafama kadar çektiğimde artık bana dokunamazlardı. Oysa şimdi…

Kabuslarla yaşıyorum. Severim ben aslında geceleri ama geceler haddinden fazla uzun. Düşünmek için çok fazla vakit var ve düşünmek beynimi kemiren bir oyun. Uyku? Uyumak bir kaçış ancak ne kadar hızlı koşarsam koşayım önümü kesiyor beraber yaşadığım kabuslarım. Bölük pörçük sayısız uykuyla asla ana odaklanamayan saçma sapan bir kadın kalıyor geriye.

“Anda mısın?” diye sormuştu psikoloğum. “Şu anda mı, gelecekte mi yoksa geçmişte mi? En çok hangisi için kaygılanıyorsun?”

Sadece üç şıkkı olan bu soruya sayısız cevap verebilirdim ancak bunlardan hiçbiri ana odaklanmakla ilgili olmazdı. Anda değildim. Kayıptım belirsiz bir zaman diliminde ve zaman asılı kalmıştı o araftaki evrenimde. Gölgede kalmıştı hayallerim ve gün yüzüne çıkmıştı kalp kırıklıklarım, etrafa saçılmıştı. Her adımda tenimde küçük kesikler oluşturuyordu, her nefeste canım acıyordu.

Yorulmuştum. Güçlü olmaktan, düzensizlikten, kargaşadan yorulmuştum. Küçüktüm oysa ben. Korkuyla odama koştuğum zamanki kadar küçüktüm ama yorganı kafama kadar çektiğimde bile korktuklarım bırakmıyordu yakamı. Sayısız insan yanımda olduğunu söylüyordu bir de. Karanlık, penceresinde demir parmaklığı ve kapısında kilidi bile olmayan evde ben her gece yalnız uyurken, yalnız olduğumdan son derece emindim oysa. Yanımda olduğunu söyleyenler de, olanları izlemesine izin verdiğim seyircilerdi. Üzülmenin yeterli olduğunu sanan ve üzülmelerinin, -sözde- beni anlamalarının bana bir fayda sağlayacağını düşünecek kadar da komiklerdi.

Kızgın mıyım? Tek bir kişiye bile değil. Peki ya kırgın? Hayır. Koskoca bir hiçlik var şimdi içimde. Hissedebilme yetim gölgelenmiş gibi. Bir de her gece beni yoklayan kabuslarım var. Bir avuç çilek için ağlayan oğlumu, paramın yeteceği tek şey olan bir ekmekle marketten çıkarmak zorunda kaldığımda yüzleştiğim çaresizlik hissi öyle yoğundu ki, sanırım hissedebilme yetimi kaybetmeye başlama eşiğim olmuştu. Bir avuç çilek alamamıştım ben. O tertemiz gözyaşları dinmişti elbet. Şimdi kasa kasa çilek alabilir ve oğlum gibi ağlayan birçok çocuğu sevindirebilirdim. O zamanlar geçmişti, geçmişte kalmıştı kalmasına da, ben anda değildim ki.

Kızgın değildim kimseye ya da kırgın. Hem kimi suçlayacaktım ki? Herkesin var bir açıklaması. Açıklama bulamayanların da dilediği bir affı illaki var. Hem af dilemek, izin istemekten daha kolay değil midir zaten? Beni kırmak için izin istemeyenler, beni kırdıkları için özür dilediler. Kırgınlıklar zamanla geçer ki, ben kırgın değildim. Zaten bunun da bir önemi yoktu çünkü geride bırakıp bulunduğum ana odaklanamıyordum. Ben şu anda kalamıyordum. Ben, içimi sızlatan sayısız andaydım ve içinden çıkamadığım bu labirentte yolumu bulamıyordum. Tek ihtiyacım olan bu yolu bilen bir eşlikçiydi. Tek ihtiyacım olan beni benden iyi anlayan bir rehber ancak zaman insanlardan daha hızlı akıp giderken zor olanı beklemenin bana kattığı pek bir şey yoktu. Yerimde saymak yerine ilerlemeliydim. İster yalnız, ister değil.

Eğer bir gün bu labirentten çıkar ve geceleri sabaha dek kesintisiz uyumaya başlarsam kendime sözüm olsun, o zaman ana odaklanacak, içimi sızlatan sayısız andan uzaklaşacak ve alamadığım o bir avuç çileği düşünüp kendime işkence etmeyeceğim.

Dediğim gibi, kızgın değilim ya da kırgın. Ben sadece yorgunum. Çok fazla yorgun.

Çağla Fulya

One thought

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.