Sinema ve edebiyat daima birbirini destekleyen ve beleyen iki sanat olmuştur. Bugün Türk sinemasına baktığımızda…
Yazar: Darağacı Sanat Ailesi
Kelimelere boğuldu aklım kelimesiz yaşamlarla sıkıştırılmış iskeletin boğumunda saklı ruhun parçacıkları örtülmüş düşünceler portresi…
Yürüyorum… Ayaklarımı yakıyor kum. Denize koşarken kum arasına sıkışan taşa tutuluyorum, Ayağım acıyor. Sonunda varınca…
yaşananlar hiç yaşanmasaydı hatalarını telafi edebilseydin bakar mıydın ardına geride kalan acıları önemser miydin ya…
Bir abanoz şamdanı andırırken zeytinler, Yürüyen cariyelerle oynaştı güvercinler; Mermer basamaklardan bahçeye indi Safo… Akşam…
Bazen öyle şiirlerle karşılaşırız, öyle şiirler okuruz ki akıp gider sözcükler dilimizin ucundan. Hatta bazen…
Dillerde gezen adım: Bir seciyesiz, bir it. Nedense olamadım, Sizin gibi bir yiğit… Ne gaye…
İki kişiydik. Ortak bir hayali paylaştığımızı anladığımızda biz oluverdik. Yolculuk yapmayı severdik. En arkanın cam…
beklersin zaman geçer beklersin ömür geçer beklersin insanlar gelip geçer ve beklersin herkes gider birden…
Meğer ben ne kadar boş şeylere ağlamışım; Kalbim hakikat diye bir ihtimale tapmış. Ne manasız…