Keşkenin Felsefesi

Hayatımızın her köşesinde birikmiş keşkeler dururken, hayat yolculuğunun her bir dönemecinde yenilerini üretmeye devam ediyoruz. Cümlelerimizin başını keşkelerimiz çekerken, kabullenemediğimiz kaç geçmiş barındırıyoruz içimizde? Kaç geçmiş, olmak istemediğimiz bir “ben”i meydana getiriyor? Keşkelerimizi silip anılarımızı yeniden yaşama hakkına sahip olmadığımız belliyken, keşke ile olan mücadelemizi nasıl yönetebiliriz?


Yönetim adına en başta kabul etmemiz gereken bir olgu var. Pişmanlık duygusu ile özdeşleşen keşke; bir dibe vuruş, bir zayıflık değildir. Örnek üzerinden gidecek olursak, bilerek veya bilmeyerek bir hata yaptığımızı düşünelim. Ardından gelen hasarı görmemiz sonucunda, içimizde pişmanlık duygusu yeşermeye ve dilimizden o vazgeçilmez cümleler ardı sıra dökülmeye başladı: “Keşke yapmasaydım, keşke bu işe hiç yeltenmeseydim, keşke etrafımdaki uyarıları dikkate alsaydım, keşke, keşke ve keşke…”


Evet, bu noktadan sonra yapılan hatayı silip zamanı geriye almak bizim elimizde değil. O anlarda dipsiz bir kuyuya indiğimizi, geri dönüşü olmayan bir yola girdiğimizi ve hatta belki de dünyanın sonunun geldiğini hissediyoruz. Pişmanlık duygusu her yanımızı kaplamışken, hatamızın verdiği hasar kendimizden nefret etmemize sebep oluyor. Ardı sıra kesilmeyen keşkeli cümleler bizi bir batağın içine çekmeye devam ederken, kendi nefesimizle boğulduğumuz bir girdabın içine sürükleniyoruz. Olayın hasarı, acısı geçse dahi kendimizi affetmekte güçlük çekiyor hatta kendimizi cezalandırabiliyoruz.


Bu karmaşık duygu atmosferinden kurtulmak için ilk adım, başta söylediğimiz olguyu kabullenmek. Unutmayalım ki duygular biz doğru kullandığımız sürece hayatımızı güzelleştiren hediyelerdir. Her ne kadar pişmanlık duygusunu olumsuz bir hismiş gibi kabul etsek de, durum böyle değildir. Hiç istemediğimiz bir şekilde sonuçlanan durumlarda, isteyerek veya istemeyerek sebep olduğumuz hataların sonucunda ortaya çıkan pişmanlık duygusu; bize yenilmek için değil, yenilenmek için gelir. Yaptığımız hatalardan ders çıkarmamız gerektiğini, böylelikle geleceğimizi daha güzel inşa edebileceğimizi söyler. Evet, yaptığımız hatalardan o an çok acı çekebiliyor ve keşkelere sığınarak olayın olumsuz tarafını daha da büyütebiliyoruz. Yapmamız gereken şey pişmanlık duygusunun bize verdiği mesajı alıp, olayı hazmedip, durumu kabullendikten sonra; yapmamız gereken ikinci adım, keşkelerimizi iyi kilere çevirmek. Başta sıraladığımız keşkeli olumsuz cümlelerimizi şu şekilde çevirmemiz gerekiyor: “ İyi ki bu hatamın nelere sebep olabileceğini öğrendim, iyi ki etrafımdaki uyarıları dikkate almam gerektiğini öğrendim, iyi ki bu işe yeltenmemin kendime ve etrafımdakilere ne kadar zarar verebileceğini gözlemledim, iyi ki, iyi ki ve iyi ki…”


Yaptığımız bu iki adımın sonucunda: pişmanlık duygusunun olumsuz tarafının ne kadar olumlu olabileceğini, kendimizi affedebilmeyi, yaptığımız hatadan ders çıkarabilmeyi ve hayatımızın geri kalanını daha güzel yönetebilmeyi görmüş olacağız. Bir hatadan çıkardığımız ders, başımıza gelme ihtimali olan bambaşka hataların engellenmesine sebep olabilir.


Pişmanlık duygusu iki yönlüdür: hissettirdikleriyle hatamızın hata olduğunu görebilmemizi sağlar ve o hatanın gelecek hataları engellemesine yardımcı olarak geleceğimizi güzelleştirir. Unutmayalım ki, fıtrat doğrultusunda vücudumuzda bulunan hiçbir şey gereksiz yere, bizi dibe çeksin, umudumuzu yitirmemize sebep olsun diye verilmemiştir. Tam aksine insanlığımızın kıymetini bilelim, umudumuz hiç tükenmesin ve hayatımız güzelliklerle yeşersin diye verilmiştir. Aradaki ince çizgi ise verilenleri işlevselliği doğrultusunda kullanabilmeyi öğrenip uygulamaya dökebilmemizde gizlidir.

Betül Dağ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.