Hilâl-i Semen – Ahmet Haşim

Daha pek yavru, pek küçükken ben,

Büyük annem tutardı alnımdan.

“- Bana bak, böyle dilberim” derdi.

Sonra mâh-ı nev-incilâya bakar,

Leb-i mağmûmunu bir bükâ saklar,

Bir hitâb-î semâyi dinlerdi.

Ey hayatımda her doğan derdi

Kalbeden bir ziyâ-yi hissîye,

Bu duâsiydi eski bir rûhun

Sis ve zulmette gizli âtiyye.

Leyle-î gayb, sırr-ı müstakbel,

Çeşm-i sâfında hasta bir çocuğun

Gizli fecrin ziyâlarından emel,

Bir tesellî-î mihribân alacak,

O harâbât-ı târ ü sâkitiye

Doğacak belki bir ziyâ-yı şafak.

Böyle her nev-hilâli seyretti,

O soluk göz ki şimdi topraktan

Seyreder başka bir hilâl-i semen,

Ben ki efsâne-î tahayyülden

Hep hayatımda bir emel taşıdım

O solan şi’r-i sâf ü mağmumumu

Hep o mazîyle duymak isterdim,

Gözünün samt-ı pür-füsûnunda.

Gel bu şâmın gümüş sükûtunda

Bu sadeften hilâle karşı senin

Bir yeşil bûse saklayan gözünün

Göreyim cennetinde âtimi.

Ahmet Haşim

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.