Ağustos Böceği ve Karınca

Emek bu dünyadaki en kutsal olgulardan birisidir. Kimliğin ve nerede yaşadığın emek karşısında hiç önemi olmaz. Herkes hayata karşı bir şekilde emek verir. Hiçbir şeye emek vermezsen bile daha iyi bir dünya ve hayat için emek verirsin.

Çocuklarımız küçükken onlara anlattığımız masalların çoğunda bile emek vardır. Bir düşünsenize Ağustos Böceği ve Karınca öyküsünü hangimiz unuttuk? Karınca bütün yaz boyunca çalışır, ağustos böceğiyse tembellik yapar. Kış gelince ve havalar soğuyunca karınca rahattadır, ağustos böceği ise ondan yardım isteyecek aciz bir duruma düşer. Bu hikâye çalışanın hayatta hep kazanacağına yönelik ders çıkarmamız için bize hep anlatılırdı. Evet, verdiği mesaj çok etkileyiciydi ve hayatta her zaman çalışan demir ışıldardı. Ama bu hikâyeye başka bir açıdan baktığımızda ağustos böceği koca yaz boyunca gerçekten hiçbir şey yapmadı mı?

Bilirsiniz ağustos böceğinin çıkardığı kendisine özgü bir sesi vardır. Hatta bu hikâyede tatlı bir ironi yapmak için onun koca yaz boyunca ağaçta şarkılar söylediği belirtilir. Peki şarkı söylemek bir iş, bir emek değil midir? Bazen insan çok yorgun olduğunda ve bir ağacın altında oturduğunda ağustos böceklerinin şarkısını dinlemek istemez mi? İşte burada sorgulanır: ağustos böcekleri gerçekten tembel midir? Ben bu evrende hiçbir canlının gerçekten tembel olduğuna inanmayan bir insanım. Her canlının bir yaşama tutunma arzusu, çabası ve bir emeği var aslında… Siz bir kuşa bakarsınız ve “Bunun yaşama amacı acaba nedir?” dersiniz. Ama o kuş bu dünyanın en güzel öten bülbülü olmak için çabalar. Bir kediye bakarsınız ve “Ne yapıyor ki bu koca gün uyuyor?” dersiniz. Ama elinizdeki yumağı attığınızda o kedi geri getirir. Bu hayatı hepimiz yaşıyoruz ve elimizde olmadan paylaşıyoruz. Bazen bu hayatta dilimizden çıkacak olan tek bir cümleyi söylemek için var oluyoruz. Hiç başınıza geldi mi bilmem bazen bir insanla tanışırsınız ve siz daha adını sormadan kurduğu cümlelerle sizi mest eder. Hayran kalırsınız… O adamın yaşam amacı konuşmaktır. Konuşarak ya da yazarak başka insanların hayatını etkileyebilmektir onun emeği. O adam bir ağaç altında uzun süre oturduğu için aylak değildir. Her ağustos böceği tembel değildir…

Her insan bu hayatta bir şeylere emek vermek zorundadır. Ama bazıları daha çok emek verir, daha çok çalışmak zorundadır. Onlar bu hayatın işçisidir. Alın teriyle kazanmak için ve kazandığıyla yaşamak için vardırlar. Kimisi akşam eve giderken çocuğunun istediği çikolatadan alabilmek için, kimisi ev kirasını ve kredilerini ödemek için yarını düşünmeden çalışırlar. Onları sadece bir gün hatırlayıp anmak yanlıştır. Onlar bu hayatta her gün baş tacı edilmesi gereken emekçilerdir. Onlar işçilerdir. Bütün işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününü canı gönülden kutlarım. Bütün çalışan emekçilerin alın terinin karşılığını aldığı güzel bir dünya dileğiyle…

Orçun Gül

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.