Denizin Çağırışı Romanı İncelemesi

Denizin Çağırışı romanı bir psikolojik yabancılaşma romanı örneğidir. Roman kahramanı ilçede öğretmenlik yapmaktadır. Kahramanın ilçeye giderken içinde hedefler ve arzular besleyerek gitmiş fakat bu hedeflerini ve arzularını gerçekleştirememiştir. Bu durum onu öncesinde bir hayal kırıklığının içine sonrasında da kendi içinde bunalıma sürüklemiştir. Doktorun verdiği tavsiye ile nefes almak için İzmir’e giden öğretmenin hayal kırıklıkları burada da devam edecektir.

Denizin Çağırışı romanı; psikolojik yabancılaşma ve iç monolog teknikleriyle karşımıza modern roman olarak çıkmakla beraber roman yazarı Kemal Bilbaşar da esasen bir öğretmendir. Kemal Bilbaşar’ın daha sonraki eserlerini yazacağı toplumcu gerçekçi anlayışının izlerini bu romanında da gördüğümüzü söyleyebilirim. Çünkü romandaki ana kahramanının ilçeye giderken kurduğu hayallerinin gerçekleşmemiş olması o dönemdeki Anadolu’ya giden birçok öğretmenin bir izdüşümüdür. Yazar, Denizin Çağırışı romanının alt metnine toplumsal bir sorunu yerleştirmiş ve bu sorunu aşmaya çalışan bir öğretmen  –roman boyunca hiç adını vermeden–  karakteri oluşturmuştur. Yazar romanda olay örgüsünü önemsemeyip öğretmenin yabancılaşmasını ve iç bunalım, takıntı ve saplantılarını, “ben anlatıcı” ile dile getirmiştir. Henüz romanın başında takıntılarının babasından kaldığını –babasını örnek alması ve onun gibi olmaya çalışmasının sonucu– dile getiren kahramanın sonunda babası gibi olacağının belirtileri verilmiştir.

Otel odasındaki halleri ve orada gördüğü sarışın kadına platonik şekilde âşık olmasının  –sonrasında sarışın kadın takıntısı olduğunu öğreneceğiz– ardından eski arkadaşı Hamit’in yardımıyla kalacak bir ev bulur. Fakat ev bulunduğu mahalle itibariyle bir bekârın o evde kalmasını hoş karşılamaz. Zamanla mahallelinin dedikodularıyla  –öğretmenin kendi içinde bu mahalleli ile bir soğuk savaş verdiğini izleriz– öğretmen, en sahibinin kızı Zehra’dan hoşlandığını sanır; onunla nişanlanır. Fakat bir gece Zehra’nın odasına giremeyince  – öğretmenin Zehra ile olan ilişkisi onun cinsellikteki ve ikili ilişkilerdeki dengesizliğini gözler önüne serer– bu durum değişir. Zehra’dan soğumaya başlayan öğretmen bir gün Zehra ve annesi ile sinemaya gider. Fakat öğretmen sinemada Zehra’yı sevmediğinin farkına varır ve kaçar; sinemadan kaçtıktan sonra oturduğu bir banktaki arabacının kardeşine âşık olur. Çünkü o kadın sarışındır. Fakat kadın gerçekte öğretmeni kullanır ve onun parası bittiği anda onu terk eder. Okuldan kovulduğunu da öğrenen öğretmen, dipsiz bir karanlığa sürüklenir. Onun yediği son darbe ise işten çıkan Zehra’ya musallat olan bir ameleye karşı Zehra’ya yardım etmesi; Zehra’nın ise onu terslemesi ve ona küfretmesi olmuştur. Artık hayatı anlamayan ve hayatta yaşadığını hissedemeyen öğretmeni deniz çağırmaktadır ki o da babası gibi bu çağrıya gitmiştir.

Yazarın romanda sıkça çağrışım tekniğine başvurduğunu görüyoruz. Bunun en büyük nedeni kuşkusuz zamanda geri gitmeye yardımcı olabilmesidir. Çağrışımlarla sürekli geçmişe giden kahraman bir düş-gerçek ikilemi arasında yaşamaktadır; bu durum Zehra ile aralarını açarken sinemada gördüğü sarışın kadının ondaki çağrışımı romanın en büyük kırılma noktasıdır. Bunun yanı sıra çağrışım tekniğinin, iç monolog tekniğiyle birlikte kullanılması ve bu kullanımın başarıya ulaşmasını sağlamak için kahraman anlatıcının kullanılması modern romanda sıkça görülen bir özelliktir.

Romanda zaman belirsizlik de içermektedir; kitapta hiçbir şekilde tarih verilmezken öğretmenin İzmir’e gelişinden itibaren zaman geçişleri, “birkaç gün, bir sabah, o gün” gibi belirsiz ifadelerle yapılmıştır. Bu durum romanı okuyan birinin romanın hangi zamanda geçtiğini bilememesine ve hayal dünyasında bu romanın dünyasını oluştururken okuyucunun hayal gücünün devreye girmesine neden olur.

Roman modern romana uygun olarak başarısızlıkla sonuçlanırken intihar ile noktalanır.

Eyüp Saka

KAYNAKÇA:

BİLBAŞAR, Kemal, Denizin Çağrışı, Can Yayınları,  İstanbul 2008

ALGÜL, Ali Kemal Bilbaşar’ın Denizin Çağırışı Romanına Psikanalitik Açıdan Bir Bakış, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 2014 Bahar (20), s. 7-26

BAĞCI, TAYFUR, Müberra, Kemal Bilbaşar’ın Hikâyeleri, Romanları Ve Tiyatroları Üzerine Bir İnceleme, Doktora Tezi, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir, 2008

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.