Genç Kalemler Dergisi

Genç Kalemler dergisi, 1910-1912 yıllarında Selanik’te yayımlanan milliyetçi bir fikir ile dilde sadeleşme akımının öncülüğünü yapan dil ve edebiyat dergisi olarak tarihte yerini almıştır. 

Genç kalemler dergisinin ana kahramanları, Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp’tir. Bu üçlü Yeni Lisan hareketini başlatmış, dilde sadeleşmeyi ve Türkçülük fikrini savunmuşlardır.

Derginin ilk 8 sayısı  “Hüsnü ve Şiir” adıyla çıkarılmışken 9. sayısında ad değişikliğine gidilerek sonraki sayılar  “Genç Kalemler” adıyla çıkarılmıştır. Dört cilt şeklinde toplam 33 sayı çıkarabilen dergi Balkan Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’nin 1912 yılında Selanik şehrini kaybetmesi sonucunda yayın hayatını noktalamıştır. Buradaki yazarlarının büyük bir kısmı İstanbul’a gitmiş ve Türk Ocağı ve Türk Yurdu çevresine katılmıştır.

İkinci cildiyle beraber İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin maddi-manevi desteğini aldığı bilinen dergi, II. Meşrutiyet dönemi Türkçülük akımının en önemli ve en güçlü yayını olmayı başarmıştır.

Ziya Gökalp çevresinde gelişen “Yeni Hayat” hareketinin de merkezinde yer almıştır. Ziya Gökalp, bu dergide çıkan şiirleri ve teorik makaleleriyle Türk düşünce hayatında önemli bir yer edinmeye başlamış ve Türkçülüğün bir akım, bir ideoloji olarak kabul görülmesini sağlamıştır.

Genç Kalemler dergisi aynı zamanda Milli Edebiyat akımının öncüsü olmuş, milli bir edebiyat oluşturulması için önce dilde sadeleşme gerektiğini savunmuş, sadece Yeni Lisan hareketini başlatmakla kalmamış; dil, edebiyat, tarih, siyaset, felsefe, sosyoloji, antropoloji ve tasavvuf gibi konularda yazıların da yayımlandığı bir dergi olmuştur.

Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp’in yanında derginin diğer önemli yazarları arasında; Mustafa Nermi, Kâzım Nami, Aka Gündüz, Nesîmî Sârım, H. Hüsnü, Muvaffak Galib, Âkil Koyuncu, Enis Avni, Subhi Edhem, Mehmet Ali Tevfik (Yükselen) gibi isimler vardı.

Yeni Lisan hareketinin manifestosu olarak kabul edilen Yeni Lisan makalesi Ömer Seyfettin tarafından kaleme alınmış olmasına rağmen büyük bir “?” imzasıyla yayımlanmıştır. Makalede Arapça ve Farsça etkisindeki Türkçenin dilde sadeleşme düşüncesi savunulurken bunu sağlayabilmek için Türk dilinde bulunan yabancı kuralların, yerleşmemiş yabancı sözcüklerin çıkarılması ve yazı dili ile konuşma dili arasındaki ayrımın ortadan kaldırılması gerektiğini savunmuştur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.