Yaşar Kemal’in Sanatı

Yaşar Kemal’in Sanatı

Türk edebiyatının en büyük romancılarından olan Yaşar Kemal’in zorluklarla dolu bir hayatı olmuştur. Bizzat tanık olduğu acılar, onun hayatında da edebi kişiliğinde de yer edinmiştir. İçinde bulunduğu koşullar nedeniyle düzenli bir eğitim alma imkanı bulamamıştır ama kendini çok iyi yetiştirmiş, nitelikli bir kültür adamı olmasının yanında alanında yetkin bir sanatçı olmayı da başarmıştır.

Yaşar Kemal’in eserlerinde en dikkat çekici unsur, yazarın gözlemidir. Çevresini, doğayı, insanı öyle güzel gözlemleyip aktarmıştır ki eserlerine, kimseler tarafından bilinmeyenler bile bu sayede gözler önüne serilmiştir. Doğaya adeta bir ayna tutmuştur yazar. Her bir detayı en küçük ayrıntısına kadar tasvir ederek okuyucuya sunmuştur.

Bir bilim adamı titizliğinde yapmış olduğu gözlem ve araştırma tüm dünyanın dikkatini çekmiştir. 1991 yılında Strasburg Üniversitesi, Yaşar Kemal’e fahri doktora verilmiştir.

Yaşar Kemal toplumcu gerçekçi bir çizgidedir. Toplum gerçeklerini hayal gücüyle birleştirmiştir. Bir romanın oluşumunda yaşantı ve tanıklık çok önemlidir Yaşar Kemal’e göre. İyi bir romanın gerçeklerden beslenip bu temele dayanan güçlü bir imgelemle yazılabileceğini düşünmektedir. Bu düşüncelerini Rimbaud üzerinden örneklendirerek güçlendirmektedir Yaşar Kemal:

“Rimbaud hiçbir zaman denizi görmemiş ama Sarhoş Gemi‟yi yazdığı zaman dünyanın en güzel deniz şiirlerinden biri deniyor. Ama sonradan bir şey öğreniyoruz ki Rimbaud‟nun bütün çocukluğu denizcilerin anılarını, onların maceralarını okuyarak geçmiş. Denizi böyle tanıyor. Gene de Rimbaud denizi yaşasaydı, Sarhoş Gemi‟nin birkaç misli güzel bir şiir yazabilirdi.”

Yaşar Kemal yaşayarak öğrendiği için gözlemi de kuvvetlidir. Küçüklüğünden başlamıştır gezmeye, insanları tanımaya ve hatta birbirinden farklı işlerde çalışmaya. Her biri ona yeni bir insan, yeni bir hikâye ve yeni bir deneyim kazandırmıştır.

Yaşar Kemal’in edebi kişiliğinde Çukurova’nın yeri ayrıdır. Halk kültürüne içinde bulunduğu topraklar sayesinde aşina olan yazarın folklora olan ilgisi de buradan gelmektedir. Folklor romanlarındaki destansı dilin de temelini oluşturmaktadır. İçinde bulunduğu yörenin etkisiyle küçük yaşlarda şiir yazmaya başlayan Yaşar Kemal, âşıkların etkisinde kalmış hatta onlarla atışmaya bile girmiştir. Köyün ve köy yaşantısının Türk edebiyatındaki en iyi örneklerini veren Yaşar Kemal bu alanda ilerleyen diğer yazarlardan farklı olarak o yaşantının içinden gelmektedir.

Yaşar Kemal’in romanlarında mekân genellikle Çukurova ve çevresidir. Yazar buradaki olumsuz koşulları toplumcu bir bakış açısıyla ele almıştır. İnsanları koşulların var ettiğine inanan Yaşar Kemal kendisine yöneltilen “Sürekli Çukurova’yı yazıyorsun.” eleştirisini de buna bağlamaktadır. O, Çukurova’da doğmuş, büyümüş ve içinde büyüdüğü koşulları yazmıştır. Ona göre bu konuda yalnız değildir. Tolstoy da, Cervantes’de yazmıştır kendi Çukurova’sını. “Kendi koşullarından soyutlanmış bir insan, sanatçı olamaz.”

Yazar sanatçı olmak için yaşamak gerektiğini düşünmektedir. Yazar, yaşayarak yazmalıdır.

“Doğayı, halkı, insanları, kitapları, sonuna dek yaşama gücünde olmayan kişi sanatçı, bilim adamı olmaya kalkmasın. Sanatçı, bilim adamı ol diye kimseye kırmızı mühürlü mektuplar gönderilmiyor.”

Yaşar Kemal genç yaşlarında kütüphanede çalışmış ve burada Balzac, Gogol, Dostoyevski gibi yazarlarla tanışarak onların eserlerinin büyüsüne kapılmıştır. Bu yazarların tesiri, Yaşar Kemal’in kendi yolunu çizmesinde büyük öneme sahiptir.

Yaşar Kemal’in çok zengin bir dili vardır. Üstün gözlem becerisiyle incelediği bitkiler, hayvanlar detaylı tasvirlerle eserlerinde yerini alır Yaşar Kemal’in. Eserleri pek çok dile çevrilirken bazı kelimelerin çevrildiği dile karşılığı olmadığına da rastlanmıştır. Zengin dili ve kendine has üslubuyla özgün bir ses olmayı başarmıştır edebiyat dünyasında.

Yaşar Kemal’in eserlerinde tema genellikle çatışmalar üzerine kuruludur. Bu çatışmalar zengin-fakir, köylü-ağa çatışmalarıdır. Yazarın romanlarında bakıldığında bu çatışmaların orta yerinde yer alan ve kötülere karşı baş kaldıran bir karakter daima vardır. Haksızlıklara sesini çıkaran ve bu uğurda mücadele eden kahramanlar, Yaşar Kemal’in vazgeçilmezidir.

Yaşar Kemal yola yerelden çıkarak evrensele ulaşmayı hedeflemiştir. O, yazarın yaşayarak zenginleşeceğini ve eserlerini de böylelikle zenginleştirebileceğini savunmuştur. Bal yapmak için çiçek çiçek dolaşan bir arı misali, karış karış dolaşarak yerinde görüp maceralarıyla insanlığın gizemini keşfetmeyi hedeflemiştir. Ucunu değdirdiği kalemle Anadolu’yu dünyaya tanıtmıştır.

Agâh Ensar Can

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.