Yaşar Kemal’i Tanımak

Bir insan nasıl tanınır? Bir insanı tanımak için neler yaparsınız? Onunla vakit geçirir, yaşamından parçalar edinir ve onun hakkında bol bol bilgi öğrenirsiniz; bu şekilde de bir insanı tanımış olursunuz öyle mi? Ya sizi kandırıyor, yalan söylüyorsa? Bunu nereden bilebilirsiniz? Hiçbir yerden. İnanmaktan başka umarınız yoktur söylediklerine. Güven duygusu işte böylece bir insanı tanımak için çıkılan ilk merdiven basamağıdır. O olmadan olmaz.

Bir sanatçıyı, bir edebiyatçıyı, bir büyük ustayı tanımak bir insanı tanımaktan farksızdır. Öyle mi? Onun yazdığı sayfaları okuduğunuz da onu tanıyor ve seviyorsunuz; en çok da güveniyorsunuzdur.

Ya yalan söylüyorsa? Sayfaları bir profesyonel gibi sadece sanatçı olarak ele alıyor ve ilmik ilmik işliyorsa; düş kırıklığına uğrardınız sanıyorum. En çok da güveniniz temelsiz gökyüzüne dikilen binalar gibi devrilirdi. Böyle sanatçılar var ama Yaşar Kemal bunlardan biri değil.  Ve onu tanımak isteyenler adına ona ne kadar çok sorular sormak isterdik; kaderin cilvesi işte biz soramadık.

Bir insanı tanımak için hangi sorular sorulmalı peki? Bir sanatçı için ya?

Yaşar Kemal’i tanımak için onun yazdıklarından hareketle soru hazırladık;     

Yazmadığı tek kelime?

Yazarlar romanlarını yazarken kelime seçiminde, cümle düzeninde çok dururlar. Bazen defalarca siler yeniden yazarlar ve çoğu zaman da kelimeler ve cümlelerle okuyucuya bir şeyler anlatmak isterler. Yaşar Kemal ise binlerce sayfa romanlarında tek bir kelimeyi kullanmamıştır. Onun kullanmadığı kelime neydi biliyor musunuz? Nefret. 

“Hiç nefret kelimesini kullanmadım dedim. Şimdi kullanıyorum dedim. Ben kahramanlardan nefret ederim. İnsanlığın yaptığı kahramanlar ne bileyim İskender insanlığın kahramanlarından bir tanesi ne bileyim Napolyon. Bu katilleri kahraman yapıyor insanoğlu; ayıp bu. İnsanoğlunun en büyük ayıbı da bu katilleri; en çok adam öldürenleri öldürteni yahut da kahraman yapıyorlar. Bu insanoğlu değişmeli. Neyle değişir? Yeni bir eğitim düzeniyle değişir.”

Onu ağlatan romanları var mı? Yazarken gözyaşlarına hâkim olamadığı sayfalar?

Bazı yazarlar vardır, derler ki “Bu kahramanları ben yarattım. Bunlar roman kahramanları. Ben niye yazdığım bir kahraman için gözyaşı dökeyim ki!” bazı yazarlar ise “Kahramanlar benim kalemimden, parmaklarımdan, çıktıkları andan itibaren kendi dünyaları, kendi düşünceleri var olur. Bir romancı romanı bir yere getirdikten sonra artık onun elinde değildir o. ” derler ve karakterleri için gözyaşı dökebileceklerini belirtirler.

Yaşar Kemal ise üç kez gözyaşını tutamadığını söylemiştir. Birincisi İnce Memed romanını bitirdiğinde ağlamıştır.  İkincisi Binboğanlar Efsanesi romanında; kadınların el ele vererek yörüklerin sembolü olan çadırın etrafını çevirdikleri ve çadırı korumak için kadınların kol kola vermelerini jandarmaların çözemediği sahnede;  üçüncüsü ise Karıncanın Su İçtiği romanlarında Kazım Efendi’nin atının olduğu sahnede ağlamıştır.

En sevdiği romanlar ve romancılar hangileridir?

Yaşar Kemal’i etkileyen ilk kitap Don Kişot romanıdır. Roman ona yeni bir dünya sunmuştur. Onun başucu kitabıdır. Sait Faik’in Medarı Maişet Motoru romanına hayran kalmıştır. Çehov’u çok sevdiğini belirtmiştir.  Gençliğinde en sevdiği yazar ise  Stendhal’dır. Charlie Chaplin de ayrı bir yere sahiptir onun için.

Benim ustalarım, benim toprağımın sözlü edebiyatıdır. Ama benim kaynaklarımdan birisi de Stendhal, Dostoyevski, Gogol,  Dickens’dir.

Yunus Emre, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Pir Sultan Abdal, Orhan Veli ve Nazım Hikmet’i saymış mıydık?

Yaşar Kemal romanlarını nasıl yazar?

Bazı yazarlar vardır, ellerine kalem alır, öyle yazarlar. Bazıları not tutarak oluştururlar romanlarını bazısı da daktilo ile yazar. Peki ya Yaşar Kemal nasıl yazar? 

 “Bir de başka bir huy edinmiştim, kurulmuş hikayeyi parça parça yazmak için, durmadan yürüyor, yürürken düşünüyordum. İlk zamanlar yürümek zorundaydım., işim gereği. Sonradan yürümeden yazamayacağım düşüncesine kapılmış olacağım ki, hep yürüyerek yazdım.”

“Şimdi artık evde yazmaya karar verdim. Evim İstanbulun epeyce dışında, denize yakın bir yerde. Evin yanında ki koruda da kışın yürüyebilecek, üç kilometrelik bir yol var. ber de başka, dokuz kilometreilik bir yolum var. kısa düşüneceksem, bu üç kilometrelik orman yoluna gidiyorum. Uzun düşüneceksem, dokuz kilometrelik yola çıkıyorum. Kimi günler ormandaki yolu iki, üç kere turladığımda oluyor.”

Ne kadar sürede yazar?

Üç ayda bir, altı ayda bir kitap yazan sanatçılara şahit olmuşsunuzdur. Bazı yazarlar ise uzun zamanda yazıverir romanlarını. Yaşar Kemal sizce hangisi?

“Ben bir hikayeyi, romanı yıllar öncesinden kurmaya başlıyor, yıllar sonra da bu kurduğum hikayelerden bir tanesi olgunlaşıyordu. Niçin, nasıl olgunlaşıyordu da ben yazmaya girişiyordum? Yazmaya başlayınca da bölüm bölüm düşünüyor, kağıda geçiriyordum.

“Olanağım olsaydı belki romanlarımı, hikayelerimi de yazmaz, hep onlarla birlikte yaşardım. Hiç yazmadığım, yıllarca birlikte yaşamayı sürdürdüğüm çok romanım var kafamda. Belki kırk yıldır kafamda onlar var. Yirmi yıldır, on beş yıldır kafamda olanlar var. her romanımı da on beş yirmi yıl kafamda sakladıktan sonradır ki, ancak yazmaya razı olmuşumdur. Dört ciltlik İnce Memed 39 yıl sürdü. Birinci kitapla ikinci kitap arası on beş yıl sürdü. Üçüncü kitap da öyle. Yalnız üçüncü kitala dördüncü kitap arası kısa sürdü, bir iki yıl. Beni yaşlılık korkutmuş olacak.”      

Yazar olmasaydı ne olurdu?  ve Yazar Neden Yazar?

Geldik mi, Darağacı Sanat dergisinin klasikleşmiş soru köşesine “Yazar Neden Yazar?”a.

Verdiği bir röportajında Yaşar Kemal iki soruyu da birden cevaplamıştır;

“Bu kadar acı çektireceklerini bilseydim ve içim götürseydim yazar olmamayı; ben yazar olmazdım. Bunu bilseydim… Bunu bildiğim halde de yazarlım rahat bırakmayan bir iştir, mecbur eder insanı. O mecburiyeti yenebilseydim, ben traktör şoförü olmaya devam ederdim.”     

Röportaj kitabında bir ikilemini dile getirir Yaşar Kemal;

“Şimdi bile zaman zaman düşünüyorum. Aşık Rahminin arkasına takılıp destanlar anlatmaya, türküler söylemeyi mi seçseydim. Şimdi Anadolunun bir köyündeki bir kahvede elimde sazım ya da değneğim belki de destanlar anlatıyor, inanılmaz bir mutluluğa eriyor içimde güneşler çiçekler açıyordu. Şimdi yazıyorum, yazıyorum, okuyucuyu görmüyorum ki…”

Ve Yitirilen Satırlar

Yaşar Kemal, komünist damgası yedikten sonra çok defa evini jandarma basmıştır. Ne yazdığına bakmadan bütün yazdıkları bu baskınlarda alınmış ve bir daha ona geri verilmemiştir. Bir zaman sonra bu baskınlardan bıkan ve yazdıklarını kaybetmek istemeyen Yaşar Kemal, yazdıklarını kendi evinde tutmayarak komşularına vermiştir. Bu şekilde kurtardığı sayfalar vardır ama yitirmiş olduğu sayfaları bir türlü unutamaz.

“Bu aramalarda en güzel romanım saydığım romanımı da candarma aldı götürdü. O romanı gecemi gündüzüme katarak öylesine çok çalışarak yazmıştım ki… 1949’da bütün günlerimi bu romana vermiştim. ‘Pis Hikaye’, ‘Bebek’ bu uzun hikayeler, daha yazdıklarımın en güzelleri içindeyse, bu roman da öyle olacaktı. Onu bir daha yazmaya yüreklilik gösteremedim.”

Ve Pişmanlıklar…

Her insanın pişmanlığı veya pişmanlıkları vardır yüreğinin orta yerine oturmuş. Yapmam dediği ve yaptığı; yapacağım dediği ve yapmadığı. Ve Yaşar Kemal’in de pişmanlıkları vardır. Ama söylemeye ne gerek var. Pişmanlıklar söylenmez, söylenir de çok dillendirilmez.  

Eyüp Saka

KAYNAKÇA:

Yaşar Kemal, Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor, YKY, İstanbul 2020

Youtube:

Yaşar Kemal 32. Gün’de | 1997 | 32. Gün Arşivi

Başrol – 11 Kasım 2017 (Yaşar Kemal)

Yaşar Kemal – Bir Ada Hikayesi (7 Mayıs 2002)

Yüzümüzü Güldürenler-Yaşar Kemal

Aklın Yolu – Zülfü Livaneli & Yaşar Kemal (Tam Kayıt)

YASAR KEMAL-Şiirsellik ve Politika Arasında

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.