Ölümsüz Görünmezler

Bilmiyorum farkında mısınız ama içinde yaşadığımız yüzyılın bütün insanlığa kazandırdığı bir süper güç var. Hepimiz ölümsüzlük yeteneğine sahibiz. Hani Köroğlu “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu.” diyor ya… İşte kamera ve fotoğraf makinesi icat oldu, Dünya’nın çoğunluğu için bu dünyadan hiçbir iz bırakmadan ölmek hayal oldu. Hepimiz sesimizi ve yüzümüzü bir şekilde geleceğe miras bırakıyoruz. Farkında olarak ya da farkında olmadan…

Üstelik bu durum yüzyıldan fazla bir süredir böyle. Mesela 1915 yılının İstanbul’uyla ilgili bir video izledim. Videoda o dönemin berberlerini kayıt altına almışlardı. Berber koltuğunda tıraş olurken kameraya bakan adamlar vardı.  Sanki kameraya bakmıyorlar da yıllar öncesinden bana bakıyorlardı. Yüzlerinde hadi biraz anlatsana gelecekte neler olacak ifadesi vardı. Bir tanesi gülümsüyordu. Yüzyıllar sonrasına dudaklarından süzülen bir gülüş bırakıyordu. O insanların çoğu öldü. Artık yoklar. Ama hissediyorsun yüzyıl öncesinde de olsa hâlâ senin gibi bakıyorlar.

O insanlar artık ölümsüzler. Bundan yüzyıl sonra benim torunlarım da o videoyu izleyebilecek ve bu bakışlarda kendi bakışlarını bulabilecekler. İstedikleri zaman videoyu durdurabilecek, fotoğrafını alacak ve duvarına asabilecekler. O insanlar artık ölümsüz… Çünkü aradaki yılların hiçbir anlamı olmadan şu an yanımızdaymış gibi bize bakabiliyorlar. Dünyaca ünlü sanatçı Andy Wahlor dünyadaki tüm insanların bir gün 15 dakikalığına ünlü olacağını söylerken aslında bunu kastediyordu. Artık zaman kavramının hiçbir anlamının olmadığını, fotoğrafların ve videoların zaman kavramını aşacağını söylemek istiyordu. İnsanoğlunun sıradan hayatının artık kalmayacağını ve herkesin kendi hayatının ünlüsü olacağını öngörüyordu.

Lokman Hekim’in hayatı boyunca bulmaya uğraştığı ab-ı hayat suyunu artık cebimizde taşıyoruz. İstediğimiz her şeyi bir videoyla ölümsüzleştirebiliyoruz. Hatta yakın bir süre önce gördüğümüz gibi artık dünya bize yetmiyor. Mars’ta bile video çekip o anı bile ölümsüzleştirebiliyoruz. Fark etmesek de aslında Bilim-kurgu filmlerinin değindiği bir hayali hayata geçiriyoruz. Ama biliyor musunuz? Aslında bu hayattaki tek süper gücümüz ölümsüzlük değil. Bu teknoloji çağının içerisinde, bu modern toplum curcunasının ortasında hâlâ görünmez olmayı başaran insanlar var. Onları bazen sokak ortasında kimsesiz ve bitkin bir vaziyette görmediğimiz gibi, bazen de yaşlılık çağında apartman dairelerine hapsederek görmüyoruz! Açım diye bağıran görünmez insanlar var! Onları görmediğimiz gibi duymuyoruz… Mesela bazen iki süper gücü de elinde tutanlar var. Trafik lambalarındaki mobese kameralarının kaydedip ölümsüz olmalarını sağladığı, trafikte mendil satmaya çalışan çocuklar var. İşte onlar da ölümsüz görünmezler.

Bazen düşünüyorum da… Aslında bu hayatta bir süper kahraman gibi çeşitli süper güçlere sahip olmak gereksiz. Uçarak, ölümsüz olarak, uzak mesafeleri çabucak koşarak ne yapacağız ki? Bence bizim yüzyıllar geçse de kaybetmememiz gereken tek bir süper güce sahip olmamız lazım. O güç de insanlık…

Orçun Gül

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.