Günün Sonunda | 1.Gün

1.Gün

23.02.2021

Sevgili Günlük!

İnsanın tanımadığı birine kendinden bahsetmesi kolaydır çünkü kendi için ne anlatacaksa, karşı taraf ona inanır. Bu senle ilk konuşmamız. Henüz birbirimizi tanımıyoruz. Sen alelade bir kağıtsın benim için, bense üstünde gezinen kalemi tutanım sadece. Sana kendimi anlatmak istiyorum. İnanıyorum ki bir sen yadırgamazsın çünkü benden tanıyacağın beni. Ve sana söz… dürüst olacağım.

Saat gece yarısını çoktan geçti. Hâlâ fazla uyanığım ve inan bir süre daha uyuyacağımı sanmıyorum. Aylardır evdeyim. Dışarı yalnızca markete gitmek için çıkıyorum. Metrobüse Mart’tan sonra en fazla beş kere binmişimdir. Hayatım birkaç market ve evim arasında geçiyor uzun bir süredir. Arkadaşlarımdan uzaklaştım, sevgilimle bile çok az görüşebiliyoruz. Geçen akşam yeni dönem için son kez ders seçimi yaptım. Evet! Allah’ın izniyle mezun olacağım dönem sonu. Örgün okuyabilmek adına kıvrandığım okulun dörtte ikisini uzaktan okudum. Okurken yine iyi de, mezun olunca ne yapacağım bilmiyorum. Zor olan şeylerin üzerine imkansızlığıyla oturuverdi pandemi.

Kitap okumak ve yazmakla geçiyor günlerim. Fakat sürekli evde olmak yaratıcılığımı biraz köreltiyor diyebilirim. Hem yazamadığım hem de birileriyle konuşamadığım bu anları sana sakladım. Çünkü biliyorum ki sen beni dinlersin. Çok konuşuyorsun demezsin ya da sadece kendimi anlatıyorum diye bana sırt çevirmezsin. Bu çağ böyle. İnsan zamanında kendini anlatacak biri bulamadığı için, yaftalandığında kapı kapı dolaşıyor kendini anlatmak için.

Bugün yeni bir diziye başladım. Sonunda yapabildim bunu. Yeniliklere kapalı mıyım yoksa alışkanlıklarıma mı bağlıyım bilmiyorum ama yeni bir diziye başlamak pek yapabildiğim bir şey değil. Sevdiğim dizi ya da filmleri tekrar tekrar izlemek daha çok keyif veriyor bu dönemde. Belki de içinde bulunduğumuz bu dönem sadece iyi hissettiren şeyleri yapmaya elverişlidir. Günü hatta anı kurtarmaya meyillidir. Kim bilir? He dizi mi? Dizi güzeldi.

Kitap okurken aynı değilim ama. Yeni kitaplar okumaya ihtiyaç duyuyorum her an. Hem bilgiye hem de bir yazar olarak kendimi geliştirmeye oldukça açığım. Edebiyat eleştirmenlerine taktım şu aralar. Asım Bezirci son zamanlarda favorim.

Görüyorum sağda solda, iyi ki bu dönemi sevgilisiz geçirmişim diyenleri. Şükrediyorum sonra sevgilim olduğu için. Elini kalbine götürdüğünde boşluğu değil, umudu kucaklar âşık olan insan. Ayağa kalkabilmesini de o umut sağlar, ellerini de tutabilmek için.

Akşam yemekte tavuk vardı, yanında da makarna. Dünden kalmıştı biraz ancak bugüne yetecek kadar değildi. Aynısından ilave yapıp yedik. Sonra uzandım çekyata ve telefondan sağa sola baktım. Dandik bir yazarın çakma coşkusuna rastladım. Yaşı çok değildi, aşağı yukarı ben yaşlarda. Bir şey başardığını söylüyor ve bunun da dünyada ilk olduğuna inanıyordu. Güya ismi geçtiğinde onun; tek bir kitapla değil, her kitabıyla anılabilecek noktadaymış. Dünyada bunun tek olduğunu söylüyor ve övgüleri kabul ediyordu. Merak etme Sevgili Günlük! O an senin adına da utandım. Zira ben Sait Faik için, “Son Kuşlar yazarı Sait Faik!” diye bir niteleme duymadım. Şu kadar özgüven bende olsaydı, ben yine sana sarardım. Bu özgüveni birileriyle paylaşmak çılgınlık çünkü.

Günün sonunda ise seni tanıdım Sevgili Günlük! Umarım memnunsundur sen de beni tanıdığına.

Servet Eren

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.