Benim Açımdan Düşün

Soğuk bir İstanbul sabahında daha saat uygulamasına geçilmediği için hava karanlıkken uyanıp karanlıkken uyuyordu insanlar. Çöpçüler sokakları temizlemeyi bitirmiş, börekçiler fırınlarından kokusu bütün sokağa yayılan poğaçaları çıkartmış, otobüsler ilk seferlerini atmaya başlamıştı. Otuzlu yaşlarının başındaki takım elbiseli, saçları hafif kelleşmiş, elinde bir laptop çantası olan orta boylu adam otobüs durağına gelmişti. Durak ekranından otobüsün ne zaman geleceğine baktı. Yarım saat erken gelmişti. Elindeki poşetten gelirken aldığı poğaçasından birini çıkarttı ve yemeğe başladı. Bu sırada gözü durakta uyukladığını düşündüğü üstü başı dağınık, ayakları çıplak ve dün akşam çok fazla içtiği kokusundan anlaşılan bir adama ilişti. Adamın bir şarapçı olduğunu düşünüp durağın kokunun gelemeyeceği uzak köşesine ilerledi. Bu sırada altmışlı yaşlarının ortasında, omzunda siyah büyük bir çanta ile bir teyze geldi durağa. Teyze ekrana bakmaya çalıştı. Ancak gözleri yakını çok iyi göremiyordu. Genç adama seslenip kendi otobüsünü sordu. Adam, “25 dakika var teyzeciğim.” dedi. Sonra ayakta çok fazla duramayan teyze geçip durakta yatan sarhoşun yanında boş bir yere oturdu. Kokudan rahatsız olduğu her halinden anlaşılan kadın çantasından bir mendil çıkartıp burnunu kapattı. Tam o sırada uyuyan sarhoşa sitem etmek için dönüp:

“Evin barkın yok mu ayyaş? Git buradan!” dedi ve sarhoşu sertçe dürttü. Dürtülmenin etkisi ile sarhoş yere yığıldı. Kadın korktu ve genç adama dönüp kendisinin bir şey yapmadığını anlatacak bir surat ifadesiyle baktı. Genç adam yığılan adama bir baktı ve “Boş ver teyze bunları bilmez misin? Kim bilir neler içti geceden bırak kalsın orada.” dedi. Yaşlı kadın vicdanen rahat etmediği için yerinden kalktı, yerdeki adama yaklaştı ve anlamasa da yaşayıp yaşamadığını kontrol etti. Sonra genç adama dönüp:

“Oğlum sen de bir baksan belki bir hastalığı vardır.” diye yardım ister bakışlar attı. Genç adam bütün umursamazlığıyla, “Ya teyze geç yerine, bırak uyusun o orada. Tiner mi çekti, başka bir şey mi kullandı bilmiyoruz. Başımız derde girmesin bırak.” dedi tekrar. Kadın umduğu yardımı alamayınca yerde yatan adamı uyandırmak için dürttü. Seslendi ancak bir cevap alamadı. Çaresizce adamın başından kalktı ve yerine gidip çantasını kurcalamaya başladı. Tuşlu eski bir cep telefonu çıkarttı çantasından. Telefonu zar zor uzaklaştırıp yanına gitmek için yola çıktığı kızını aramaya başladı. Telefon çaldı ancak kızı açmadı. Kadın iyice telaşlanarak ne yapacağını düşündü. Etrafına bakındı, genç adamdan başka biri yoktu. Sitemkâr ve yardıma muhtaç bir sesle, “Evladım bari şu telefondan ambulansı ara ben beceremiyorum.” dedi. Genç adam, “Ya teyze boş ver dedim sana. Benim babam da bunun gibi içti gitti bir köşede öldü. Acıma bunun gibilerine. Kim bilir ailesine neler çektirmiştir. Karısını dövmüş, çocuklarını aç bırakmıştır. Sonra böyle sokağa düşmüştür. Bırak ölsün orda bir köşede.” dedi içindeki gizli bir öfkeyle.

Yaşlı kadın, “Oğlum tamam da hepsi aynı değil. Belki ailesi yüzünden bu hale gelmiştir. Bilemezsin. Yalnız bırakmışlardır, kimse sormamıştır, hastalanmıştır, borçları yüzünden kapıya koyulmuştur. Biz insanlık vazifemizi yapalım en azından. Sen telefondan çevir ben konuşayım, ambulans çağırayım” dedi. Genç adam duyarsızlıkla kadının yalvarmalarına kulak asmadı ve kafasını çevirdi. “Ölürse bir evlat daha rahat eder belki.” dedi kendi kendine. Kadın tüm çaresizliğiyle kendini yalnız ve suçlu hissediyordu. O sırada yerde yatan sarhoş birden ayağa kalktı. Üstünü düzeltti. Sonra kadına dönüp gayet güzel bir diksiyon ile “Teyzeciğim merhabalar, ben bir sosyal deney çekiyorum. Bu şekilde bütün illere gidip insanımızın ne kadar yardımsever olduğunu ölçüyorum. Bakın üç yerde kameraman arkadaşlarım var. Sizin yapmaya çalıştıklarınız için çok teşekkür ederim.” dedi. Kadın kendini sıkmanın ve şaşkınlığın verdiği dolulukla ağlamaya başladı. Genç adam olan biteni şaşkınlık ve mahcup bir gözle izledi. Deney yapan adam genç adama döndü:

 “Beyefendi siz görüşlerinizi bildirmek ister misiniz?” dedi. Genç adam, “Beni yayınlamanızı istemiyorum. Dava ederim sizi. Benim nasıl büyüdüğümü ya da bu konularda ne kadar hassas olaylar yaşadığımı bilmiyorsunuz. Beni yargılayamazsınız asla.” dedi. O sırada gelen otobüse bindi ve uzaklaştı. Teyze durumu kimse görmemiş gibi genç adama nasıl yalvardığını açıklamaya çalıştı. “Beni öyle çaresiz ve yalnız bırakınca kendimi yine kötü hissettim.” dedi. Deneyi yapan adam kadına döndü teşekkür etti ve oradan uzaklaştı. Kadın yerine oturdu. Otobüsü kaçırmıştı. O sırada telefonu çaldı. “Alo kızım. Ben gelemeyeceğim. Onu haber vermek istedim. Evet kızım erken aradım bili…. Uyandırmak isteme….. Tamam kızım. Tamam. İyi uykular size.”

Tolga Karakaya

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.