Alice | 2.Bölüm

Birinci Bölümü Okumak İçin Tıklayınız.

Alice bir an duraksadı. Üzüntü ve sinir arasında bir duyguydu hissettiği. Oliver’a tek kelime dahi etmedi. Oliver ise sadece gülümsedi. O gün Oliver bir anda sınıfın gözdesi oldu. Herkes Oliver ile konuşuyor, onu dinliyordu. Alice’in hissettiği tek duygu öfke olmaya başlamıştı. Kimse ona böyle bir fırsat vermemişti. Geldiği ilk günden beri hep dışlanmış, ötekileştirilmişti. Neden böyle bir fırsat kendisine verilmemişti? Her teneffüs bunu düşündü. Zaten yapacak daha iyi bir aktivitesi de yoktu. Diğer günler gibi yine sınıfta tek başına oturuyordu. Okul öylece bitti. Eve geldiğinde Alice’deki değişimi annesi fark etmişti. Çünkü Alice annesine hiçbir şey demeden odasına gitmiş ve akşam yemeğine kadar odasından dışarıya çıkmamıştı. Akşam yemeğinde annesi, en sevdiği yemeği yapmıştı. Tavuktan bir iki çatal aldı ve brokoli salatasına hiç dokunmadı. Sonra da doğruca odasına gitti ve uyudu. Sabah yine annesinin sesiyle uyandı. Sabah uyandığında öfkesi geçmiş ve yerini sevinç doldurmuştu çünkü artık kendisine inanabilecek biri vardı ve belki arkadaş olabilirlerdi.

Alice hızlıca kalktı, neşeyle kıyafetlerini giyindi ve merdivenleri ikişer üçer indi. Doğruca mutfağa girdi. Kahvaltısını yaptı ve annesini öpüp servise koştu. Alice hiç böyle gelgitleri olan bir çocuk değildi. Annesi akşam Alice ile konuşmaya karar verdi. Alice servise neşe ile bindi. Onun mutluluğu diğer çocukları biraz şaşırtmıştı. Alice pek nadir diğerlerinin yanında gülümserdi. Servisten indikten sonra Oliver ile konuşmaya karar verdi. Bu sefer servisten inen ilk kişi Alice’ti. Gördüğü manzara karşısında hem mutlu hem de şaşkındı. Tesla kendisinden sonra ilk kes Oliver’ın kucağına gitmişti. Oliver’a şimdi daha çok yakınlık hissetti. Ona “Günaydın!” dedi ve konuşmak için onu okuldaki en büyük ve en ihtişamlı ağacın altına götürdü. Tam bir şey söyleyecekken Oliver, “Senin hayvanlarla konuşabildiğini biliyorum.” dedi. “O yüzden bu okula geldim. Seninle iletişime geçmek için ve Alice inan bana, biz yalnız değiliz. Bizim gibi bir sürü çocuk var. Biz, o okula gitmeliyiz. Ben bugün ailemle konuşacağım. Benimle misin?” deyip elini uzattı. “Evet, seninleyim.” dedi Alice ve Oliver’ın elinin üstüne koydu elini. O gün aileleriyle konuşmaya karar verdiler. O okul yeteneklerini keşfedenlerin okuluydu. Kim bilir belki bizlerde de ne yetenekler var ama farkında değiliz.

Hatice Saka

Birinci Bölümü Okumak İçin Tıklayınız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.