Vena Amoris

Aşk tarihin her döneminde anlamlandırılma ihtiyacı duyan ve insanoğlunun en temel duygusudur. Örneğin eski Roma döneminde insanların yüzük parmağından kalbine uzanan “Vena Amoris” adı verilen bir damarın var olduğuna inanılır. Buna bir efsane gibi yıllarca inanılacak ve hatta birbirini seven insanların yüzük takma geleneğinin kökleri bu döneme kadar uzanacaktır. İki âşığın parmaklarına taktıkları yüzüğün bir sadakat boyutu olduğu kadar, toplum hayatı içerisinde birlikte olduklarını vurgulama işlevi de bulunmaktadır. Bu durum çok eski çağlardan bu yana insanın kökeninde olan aidiyet duygusunun bir yansımasıdır.

            Bu hayatta bizi heyecanlandıran ruhsal ve zihinsel anlamda huzur bulduğumuz bir sevgiye ve sevgiliye ait olmak isteriz. Ama burada garip olan bu sevginin bugüne kadar hissettiğimiz diğer sevgilerden farklı olmasıdır. Sevgiliyi annemizi veya yakınımızı, evcil hayvanımızı ya da bir yemeği sevdiğimiz gibi sevemeyiz. Ona karşı hissettiğimiz sevginin farklı bir büyüsü vardır ve bu olguyu özel kılan bu durumdur.

            Sevdiceğimize dokunduğumuzda parmak uçlarımızdan kalbimize ulaşan “Vena Amoris” damarının Antik Roma’dan günümüze sevdayı ruhumuza fısıldadığı için bu kavram bugün hâlâ özeldir. Eğer yaşadığımız evrenin bir sonu varsa, bu kavram son güne kadar özel kalacaktır. Çünkü hepimiz bu kıyamet senaryosunun içerisinde bir sevgiye ait olmak isteyeceğiz. El ele tutuşacağız ve “Vena Amoris” damarlarımız birbirine geçecek. Evrene güçlü bir enerji yollayacağız. Bütün kıyamet senaryolarına inat… Bütün bu kirlilik içinde, pisliğe batmış gezegene inat… Aidiyet duygusunu bencilce yaşayanlara ve ömrü boyunca sadece nefret vadilerinde gezinenlere inat… Kıyamet gününe koca bir sevda bırakacağız.

            Bütün evreni kaplayacak sevdamız, korkunç kıyamet senaryolarının içerisinde bir gökkuşağı olacağız. Kargaşa içerisindeki kainata ayrı renkler bırakacağız. Aşkımızın rengi olan kırmızıyı yalnızca kendimize saklayacağız. Bir huzur kaplayacak o zaman yüreğimizi, vücudumuzdaki en önemli damarın “Vena Amoris” damarı olduğunu o zaman anlayacağız. Gözlerimizi sevdiceğimizin gözlerine kenetleyeceğiz. Bence bu meşhur damardan gözlerde de var. Yoksa böyle bir huzuru nasıl hissedebilirdik? Kalbimize giden ve hiçbir zaman damar tıkanıklığı olmayacak bu yollarda aşk için yazacağımız ve sevdayla okuyacağımız şiirler var. Sen bana hâlâ “Bak dünyanın sonu mu geldi?” diye soruyor musun sevgilim… Bu kıyamet tufanında haykıracağımız mısralar var.

Orçun Gül

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.