Sürprizlerle Dolu Bir Şair: Cemal Süreya

İkinci Yeni hareketinin önde gelen isimlerinden olan Cemal Süreya; şiir diliyle, imgeleriyle ve şiirinde yer verdiği şaşırtıcı sürprizleriyle oldukça dikkat çekmektedir.

Cemal Süreya, poetik olarak diğer İkinci Yeni şairlerinden ayrılmaktadır. Şiirinde kullandığı dil ve imgeler bakımından diğer şairlerden farklıdır. Diğer İkinci Yeni şairlerinin aksine Cemal Süreya şiirlerinde espri ve ironiye sıklıkla yer vermektedir. Bu yönüyle Orhan Veli’ye de benzemektedir. Cemal Süreya’nın Türkçe ile özel bir bağı vardır. Şiirlerinde yer verdiği ve pek bilinmeyen Türkçe kelimeler de bunu doğrulamaktadır. Cemal Süreya’nın şiiri kapalı bir anlatıma sahiptir. Cemal Süreya, şiirin bir hikâye anlatmaması gerektiğini düşünmüş ve kelimelerin gücünden yararlanarak alışılmış kalıpların dışında, kendine has üslubuyla farklı çağrışımları yakalama gayretinde bulunmuştur. O da Ece Ayhan kadar ağır olmasa da benimsediği kapalı anlatımla, alışılmıştan ileri gitmeyi, farklıyı düşündürtmeyi, anlamın alanını genişletmeyi amaçlamıştır.

Cemal Süreya şiirde yenilik ve farklı olanın peşindedir. Klişe, tek yönlü ve değişimden uzak olana karşıdır. Bu yüzden değişimi arzulamış, yeni olanı aramıştır. Bu arayışında yer yer Divan şiirinde kullanılan kelimelerden, kalıplaşmış anlamlardan da yararlanmıştır. Fakat Cemal Süreya bu kelimeleri ve anlamları kendine göre yeniden yorumlamış ve farklı bir şekilde anlamlandırmıştır. Şairin Gül isimli şiirinde Divan şairlerinin özel olarak nitelediği, değer verip el üstünde tuttuğu, sevgiliye benzettiği gülü bir sokak kadınına benzeterek alışılmış kalıpları kırmış ve yeni bir yorum getirmiştir.

Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum

Her nasılsa sokağa düşmüş

Kolumu kanadımı kırıyorum

Bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı

Ve zurnanın ucunda yepyeni bir çingene

Gül şiirinin bu son dizeleri yalnızca şairin yeni bir yorum getirmesiyle değil, şiirlerini sürpriz bir sonla bitirmesiyle de dikkat çekmektedir. Şairin hemen hemen her şiiri sürpriz bir dizeyle, ilgisiz bir ifadeyle bitmektedir. Kendine özgü olan şiir diliyle okuyucuyu şaşırtan Cemal Süreya, sürpriz sonların yanında şaşırtıcı imgeler ve yer verdiği özel adlarla zengin bir şiir ortaya koymuştur.

Cemal Süreya’nın sürpriz imge ve özel ad kullanımına verilebilecek örneklerden biri de Kanto şiiridir.

Ben nerde bir çift göz gördümse
Tuttum onu güzelce sana tamamladım
Sen binlerce yaşayasın diye yaptım bunu
Bir bunun için yaptım

                                     -Garson bira getir

                                     Garsonun adı Barba

Ben nereye gittimse bütün zulumlardı
Bütün açlıklardı kavgalardı gördüğüm
Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
Namussuz bir çağ bu biliyorsun
                                    -Garson rakı getir
                                    Garsonun adı Hakkı
Sen belki de bir resimsin ne haber
Kırmızı bir Beykoz’un yanında duruyorsun
Yapın bir de ağaç yapmış yanına
Dallarına konsun diye kelimelerin
                                      -Garson şarap getir
                                       Garsonun hali harap

Kanto şiirindeki nakaratlar esprinin yanında farklı anlamları da barındırmaktadır. Garsondan istenen her içkiye özel, bir de özel isim seçilmiştir. Bu isimlerin seçimi de rastgele değildir. İlk nakaratta istenen içki yabancı kökenli olan biradır. Şair biranın yabancı kökenli olmasından dolayı garsona Barba adını vermiştir. Ardından gelen nakaratta yer alan içki rakıdır ve rakı yerli içkidir. Şair burada da garsona Türk isimleri arasında yaygın olan Hakkı ismini vermiştir. Bu iki nakaratla okuyucuyu alıştıran şair, şiirin son dörtlüğünün ardından gelen nakaratta “Garson şarap getir” demiş ve acaba bu sefer hangi isim gelecek diye beklenti içine girmiş olan okuyucuyu “Garsonun hali harap” sürpriziyle karşılaştırmıştır.

Cemal Süreya’nın İkinci Yeni şairleriyle ortak özelliklerinden biri olan yeni kelimeler türetmesinin ilk örneği, şiir kitabı Üvercinka’da görülmektedir. “Güvercin kanadı” kelimelerini birleştirerek türettiği ismi verdiği kitabı hakkında, “Üvercinka’yı bir kelimede özetliyorum: şok.” ifadelerini kullanarak, bu kitapta yer alan pek çok şiirde takındığı sürprizli tutumu belirtmektedir.

Cemal Süreya’nın şiirlerinde özel adların yeri yadsınamaz. Şair, şiirlerinde özel adları göndermeler yaparak şaşırtıcı bir biçimde kullanmıştır. Cellat Havası adlı şiiri bu noktada örnek verilebilir. Şiir genel olarak ironi yoluyla idam karşıtlığını ortaya koymaktadır. Şiirin her bendinde başka bir ülkenin idam şekline, o ülkeyi yansıtacak hitaplar ve özel adlarla dikkat çekme vardır. Mösyö Giyotin denerek Fransa’daki idama, Sinyor Kurşun ile İspanya’da kurşunlanarak yapılan idama, Mister elektrikli sandalye ifadesiyle Amerika’daki idama, Herr Balta ile Germen kültüründeki baltayla öldürme şekline ve İp Efendi ile de Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde asılarak yapılan idam şekline gönderme yapılmaktadır.

Cemal Süreya şiirindeki ironi, şaşırtıcılık ve özel ad kullanımlarıyla kendine özgü şiir tarzını ve dilini oluşturmuştur. Bu ögeler onun şiirini zengin kılmakla kalmamış, şiirine canlılık da kazandırmıştır. Okur zevkini arttıran bu zenginlikler okurun, Cemal Süreya’nın şiirlerini heyecanla okuma duygusunun oluşmasını sağlamıştır.

Agâh Ensar Can

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.