Şarkının En Güzel Yeri

Kaç düzlem planladın yarınların için? Kaç yüzü var göğünün? Peki ya hüznünün kaç rengi? Sisli, kasvetli şimdi içim ve içim dışım bir değil benim. Parlak bir ambalaj daima göz kamaştırır ama iklime değil de vitrine gelenler ne zaman işe yaradı ki?

Anlatamamak, kendini dahi anlayamamak ne denli kötü bir his, nasıl anlatabilirim ki? Ben şimdi yabancı bir ülkede kayıp gibiyim kendi içimde. İnsan kendine nasıl bu kadar yabancılaşır? Mümkün olabilen şeyler bazen hayret uyandırıcıdır, insanın kendisine yabancılaşması gibi.

Güzel şeyler daima bitmeye heveslidir. Zaten insan kaldıramaz yoğun hisleri, mesela mutluluk gibi. Doyumsuzluk mu bunun sebebi? Bilemiyorum ama bir yerlerde bir eksik aramaya hayran olan yanımız daima işleri zora sokuyor. İşin tuhaf yanı o eksik de bulunuyor. Hiçbir şey mükemmel değil işte.

Sen nasılsın? Ne yedin bugün? Ya da dün? Hatırlıyor musun ki? İnsan dün ne yediğini unutabilir ama içini kemiren anıları, anları ve içinde bir sızı bırakan hisleri unutmaz. Aradan ister bir gün geçsin, isterse bir ömür. İnsan, hatırlamak istediği hiçbir şeyi unutmaz. Çektiğin acıyı neden mi hatırlamak isteyesin? Gülümsettin beni. Çünkü biz çılgınız! Acı çekmeyi seven bir yanımız var. Bu bizi canlı tutar. Hâlâ hissedebilmeyi nimet sayan insanlar var ve acı, hislerin en koyusu.

Hayat, kulağında kulaklıkla müzik dinlerken derin düşüncelere daldığında şarkının en güzel yerini kaçırdığını fark ettiğin o anda başlar. Ya da biter. Ne fark eder? Zaten her son bir başlangıç değil midir? Yine de sen hayat şarkısının en güzel yerini kaçırma. Müzik çalarındaki şarkıyı geri alabilirsin elbet ama hayatı değil. Eline bir zaman makinesi verseler her şey daha kolay olurdu tabii ama bu öyle bir dünya değil. Hem var mı ki öyle bir dünya?

Kaç hayal sığdırdın, çıkacağın kesin olmayan yarınlarına? Kaç tonu var haykırışlarının ve en çok hangi acı seni yerle bir eder? Cevapları sakla yastığının altında. Her gece uyumadan önce birkaç kezden fazla kez düşün gerekirse. Unutma, bir zaman makinen olmayacak. İzlemeye bayıldığın o film gibi geri alamazsın zamanı. Üstelik filmi tekrar izlemek için geri almak istersin, zamanı ise bir şeyleri değiştirmek için. Yani geri alma tuşu hiçbir zaman işe yaramayacak. Bu yüzden sindire sindire yaşa ve elini yüzüne bulaştırma hatalarını.

Çağla Fulya

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.