Sevgi Üzerine

“Yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?”, diyor bir şiirinde Nazım Hikmet. Elbette şart değildir. Birini sevmek için onun bizi sevmesi, yanımızda olması ya da olmaması önemli değil ki. Yüreğimize yerleşmişse o duygu ille de severiz. Bazen biz elmayı severiz, bazen elma bizi sever, bazen de birbirimizi severiz. Bunların hepsi mümkünken önemli olan kaşımızdakini incitmeden, yormadan canını yakmadan sevmektir.

Sevgiye geçmeden önce asıl konuşulması gereken en önemli konu güvendir. Sevgiden önce güven gelir bence. Güvenmediğimiz birini seversek bir tarafımız hep eksik ve eşikte kalır. Ne gidebiliriz ne kalabiliriz. Peki, kime, nasıl güveneceğiz? Maalesef bunun verilebilecek bir formülü yok. Her aşkın, her evliliğin başka bir hikâyesi, başka bir kimyası vardır. Birinde işe yarayan davranışlar diğerinde asla yaramaz. Ancak hislerimize güvenebiliriz. Bir de karşımızdakinin vicdanına.

Biz insanlar sevmeden önce sevilelim istiyoruz. Önce o beni sevsin, sonra bakarım gönlüm isterse ben de severim, diyoruz. Ya da ben şu kadar sevdim o da bu kadar sevsin. Ama sevgi öyle alışverişi yapılabilen, hesap edilen bir şey değildir. Sevgi, sonu düşünülmeden, ne kadar verildiği hesap edilmeden, alacaklı olunmadan, başa kakılmadan yapılan bir eylemdir. Şems­i Tebrizi’nin dediği gibi: “Aşk nasip işidir, hesap işi değil.”

Sevgi, sevdiğimizin kalbine diktiğimiz bir çınar gibidir. Bu çınarı beslersek; suyunu, güneşini eksik etmezsek tüm kökleriyle kalbi sarar, girilmedik nokta bırakmaz, öyle bir büyür ki kendimizden vaz geçer de yine sevgiliden vaz geçmeyiz. Ama çınarı diktik diye illa büyütecek değiliz. Bazılarımız bunu büyütmek yerine kurutmayı tercih eder, kötü söze maruz bırakarak, kırıp dökerek her şeyden önemlisi sevgimizi vermeyerek ya da sevgimizi göstermeyerek. Zannederiz ki çınarı diktikten sonra çınar kendi kendine büyür. Oysa o çınarın havaya, suya, güneşe ihtiyacı vardır; tıpkı sevginin, bir çift tatlı söze, sıcak bir gülüşe, güvenli bir kola ihtiyacı olduğu gibi. Her şeyi verip yine o çınarı büyütemiyorsak Cahit Zarifoğlu’nun dediği gibi: “Onca sevgiye rağmen kalbi filizlenmemişse, toprağı sen değilsindir. Hâlâ umut etmeye razı mı gönlün.”

Bence birçoğumuzu mustarip eden bu derin duygu, bir günlük kutlamayla ya da pahalı hediyelerle gösterilmez; bir ömre yetecek bir çift tatlı sözle, sıcacık bir gülüşle ve şefkatli bir dokunuşla gösterilir. Bir güldürülüp bir ömür ağlatılmaz. Ya da bir demet gül verilip yürekler kanatılmaz. Belki diyeceksiniz gülü seven dikenine katlanır diye. Kanatılmadan sevilmek varken neden canı yan yana sevsin ki insan.

Ben çevremdekilere hep çok sevin, mutlaka karşılığını alırsınız diyordum eskiden beri. Ama zamanın kötülüğünden midir yoksa insanların isteklerinin bitmemesinden midir bilmiyorum, şimdi böyle bir tavsiyede bulunamıyorum. Çünkü artık insanlar hoyratlaştı, sevgi yozlaştı, kayboldu. Kadınla erkeğin arasına maddi çıkarlar, ego savaşları girdi. Gönlümüzden önce gözümüz doysun ister olduk. Gönül doymayınca da hayal kırıklıklarıyla, umutsuz, yarınsız insanlarla doldu ortalık. Bizim zamanımızda güzel bir birliktelik, evlilik için bir çift tatlı söz yeterdi. Mesela doksan yaşındaki dedem hâlâ âşıktır babaanneme. Babaannem vefat ettikten sonra sanki o da ayrıldı aramızdan. Benim yeni nesle naçizane tavsiyem, TRT’deki “Ömür Dediğin” programını en az bir kere seyretmeleridir. Belki o zaman sevgi üzerine düşüncelerimizi gözden geçirebilme fırsatımız olur.

   Olur da bir gün, önce gönlümüzün doymasını istesek gerisinin teferruat olduğunu görebiliriz. Görürüz görmesine de ondan sonra da Yaratan’ın sınavı mı biter? Yaratan gönülle sınava tabii tutar bizi. Yani en derine iner. Bu sınavlar olmasaydı herhalde Leyla Mecnun’a, Kerem Aslı’ya, Tahir Zühre’ye… kavuşurdu. Velhasıl kelam Fransız şair Louis Aragon dediği gibi: “Mutlu aşk yok ki dünyada”.

Özlem Polat

One thought

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.