“Toplumun Gölgesinde Bir Oyun: Karagöz ile Hacivat” ve “Karagözüm İki Gözüm” Sergisinden Gözlemler

Bazı şeyler vardır; birden var olmazlar ya da bir süre sonra yok olmazlar. Onlar bir topluma mâl olan, o toplumun özünü yansıtan parçalardır. Yıllar geçse de üstünden, hiçbir zaman unutulmazlar. Karagöz ile Hacivat toplumumuz için öyledir. Bu iki güzel tip, topluma tutulmuş dev bir aynadır. Aslında yalnızca birer gölgedir, bir gölgenin ardında insanlara güzellikler seyrettirir.

Karagöz ile Hacivat her şeyden önce bir özlemdir. Güzel günlere, hakkıyla geçmiş ramazanlara ve mutlu dünlere duyulan özlemdir. Çocuk, yetişkin, yaşlı demeden hemen her dönemde kendini sevdiren, hiçbir zaman varlığını bizden esirgemeyen, yâr bana bir eğlence diyen seyircisine bunu sonuna kadar veren, güldüren, güldürürken düşündüren, düşündükçe içinden çıkılmaz bir hale girdiğinden yeniden güldüren eşsiz, gerçek bir kültürdür Karagöz ile Hacivat.

Kökeni

17.yüzyıldan beri Türk toplumunda oturmuş düzeniyle kendini gösteren bu güzide oyunun kökeniyle alakalı belirsizlikler vardır. Ortaya atılan ilk görüş oyunun Yavuz Sultan Selim’in Mısır fethi sonrasında izlediğinde beğendiği ve topluma kazandırdığı yönündeyken diğer görüşler Yahudilerce İspanya ve Portekiz’den getirildiği, Çingenelerce Hindistan’dan getirildiği ve son olarak Çin’den Moğollara geçen oyunun Anadolu’ya göç esnasında Türklere geçtiği dönündedir.

Konusu ve Karakter Özellikleri

Oyun karşılıklı diyaloglardan oluşmaktadır. Gündelik konular anlatılır. İkisi de, beraberindekiler de birer tiptir. İçinde birbirinden farklı ekonomik sınıflara ve farklı inanç ile milliyetlere mensup kimselerin en tipik özellikleriyle göründüğü tiplerini barındırır. Karagöz kaba, eğitimsiz fakat cesur ve mert bir halk adamıdır. Hacivat ise ona göre daha eğitimli, bilinçli bir tiptir. Arapça ve Farsça kelimeleri konuşmaların arasına sıkıştırmaya bayılır. Pek çok gülünç durum bu konuşmalarda Karagöz’ün yanlış anlamalarına dayanmaktadır.

Bölümleri

Karagöz ile Hacivat oyunları dört bölümden oluşmaktadır. Bunlar Mukaddime (Giriş), Muhavere (Söyleşi, atışma), Fasıl (oyun), Bitiş (son) bölümleridir.

  • Mukaddime bölümünde, oyuna giriş yapılır. Kamıştan yapılan ve Nareke adı verilen düdüğün çalınmasıyla manzara tasviri yapılır ve Hacivat görünür. Hacivat bir semai okuyarak Karagöz’ü davet eder. Karagöz’ün icabeti üzere atışma başlar.
  • Muhavere bölümü, bir söyleşi bölümüdür. Burada karakterler birbirlerine bilmeceler sorar ve başlarından geçen bir olayı yahut gördükleri bir rüyayı anlatırlar.
  • Fasıl bölümü, oyunun ana bölümüdür. Asıl konu bu bölümde geçmektedir. Diğer karakterlerin de katılımıyla müzikler ve gazeller eşliğinde oynanır.
  • Bitiş bölümü, oyunun sonudur. Oldukça kısa sürer. Olaylar çözüme kavuşmuş, hikâye sonlanmıştır. Hacivat’ın Karagöze, “Yıktın perdeyi eyledin viran / Varayım sahibine haber vereyim heman” sözleri oyunun bittiğinin seyirciye edilen ilanıdır.

Karagöz ile Hacivat oyunları; bizi, bize, bizle anlatan oyunlardır. Bu oyunlar baştan sona bizi yansıtır. Belki de bu yüzden sevgimizi kazanmıştır, bu yüzden kendini daima hatırlatır. Karagöz ile Hacivat, Türk toplumunun yüzyıllar önceki haliyle bugünü arasında kurulmuş güçlü bir bağdır. Arayıp da bulamadığımız hoşgörüye ulaştırır. Bugün bizler birbirimize düşüp bölüşecek bir payda bulamamışken, bu oyunlar bize asırlar önce farklı dünyaların insanlarının aynı dünyada nasıl hoşgörüyle yaşadığını anlatmaktadır. Mizah yanlışın eleştirisidir, Karagöz – Hacivat oyunları ise bu bağlamda bugünün dünden yapılmış eleştirisidir.

Hacivat: “Söz gümüşse sükût altındır.”
Karagöz: “Söz altınsa sükût tenekedir.”
Hacivat: “Olur mu Karagözüm? Sükût yani susmak altındır.”
Karagöz: “İyi O zaman susalım Konuşmayalım. Buradaki kalabalık hemen dağılır. İnsanlar işini bırakıp bizi dinlemeye geliyorsa, sözüm altın değerinde olduğu içindir.”

Agâh Ensar Can

Karagözüm İki Gözüm Sergisinden Gözlemler

Darağacı Sanat olarak Karagöz ve Hacivat kültürüne sahip çıkıyor ve bu minvalde gerçekleşen etkinlikleri de önemsiyoruz. Daha önce haberini sizlerle paylaştığımız, Yapı Kredi Yayınları tarafından düzenlenen “Karagözüm İki Gözüm” sergisine gittik ve sizler için fotoğraflar çektik. Oldukça keyifli bir sergi olduğunu söyleyerek, İstanbul’da olan tüm sanatseverlerin gitmesini tavsiye ediyoruz. Serginin bir bölümünde ziyaretçilerin oynatabileceği Karagöz ve Hacivat perdesi de mevcut. Perde bir pencereye kurulmuş. Yani oyununuzu tüm İstiklal seyredebilir!

İşte sergiden bazı kareler!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.