EN İYİ FİLM DALINDA OSCAR HEYKELCİĞİNİ KAZANAMAMIŞ BEŞ HARİKA FİLM

Kuşkusuz sinemanın en prestijli ödüllerinden bir tanesi de Oscar ödülleri. Bütün yönetmen ve oyuncuların hayallerinden biri de bir gün Oscar ödülü kazanabilmek. Ancak çoğu zaman yarışan filmler gerçekten o kadar iyi oluyorlar ki ödülü kazanan filmin yanı sıra ödülü kaybeden filmler de Oscar’a layık filmlerden oluyorlar. Bu listemizde en iyi film dalında Oscar heykelciğini ıskalayan ancak mutlaka seyretmeniz gereken beş filmi derledik.

1.Whiplash (2014) – 8,5

Damien Chazelle’in yazıp aynı zamanda yönettiği Whiplash, 2014 yapımı bir müzikal-drama filmi. Genç ve çalışkan bir müzisyen olan Andrew Neiman en iyi müzik okullarından birinde eğitim almaya başlar. Yeteneğiyle okulun hocalarından Terence Fletcher’in dikkatini çekerek Fletcher’in kurduğu bir müzik grubuna katılır. Bir caz duayeni olmasının yanı sıra Fletcher, sert ve acımasız bir öğretmendir. Onun bu hırslı tutumu Neiman’ın sınırlarını zorlayarak onu psikolojik bir sürüklenişe doğru itecektir. Terence Fletcher rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Oscar ödülünü kazanan J.K. Simmons ile Neiman karakterine başarıyla can veren Miles Teller’ın karşılıklı sahneleriyle film bu listede kesinlikle yer alması gerekenlerden.

2.La La Land – Âşıklar Şehri (2016) – 8,0

Ülkemizde “Âşıklar Şehri” ismiyle vizyona giren La La Land, Damien Chazelle’in yazıp yönettiği, başrollerinde Ryan Gosling ile Emma Stone’un bulunduğu bir müzikal-drama filmi. Film başarılı bir aktris olmak isteyen Mia ile bir türlü istediği iş imkânını elde edemeyen piyanist Sebastian’ın yollarının kesişmesini ve ikilinin masalsı bir aşk yaşamasını konu ediniyor. Sanata meraklı bu iki âşığın hikâyesi enfes müzikler ve şahane koreografilerle süslenmiş. 2016’nın en iyi yapımlarından olan film yönetmen Chazelle’e en iyi yönetmen ödülünü kazandırırken Mia rolüne hayat veren Emma Stone da en iyi kadın oyuncu dalında Oscar’ı kucaklamıştı. En iyi film dalındaki ödülü Moonlight’a kaptıran La La Land, sinemaseverlerin seyir listesinde mutlaka bulunması gereken yapımlardan.

3.Arrival – Geliş (2016) – 7,9

Denis Villeneuve tarafından yönetilen Arrival bilimkurgu severlerin aklını başından alacak bir yapım. Film, dünyanın on iki farklı ülkesine uzay filolarının inmesiyle başlıyor. Başarılı bir dil bilimci Louise Banks, uzaylıların iletişim dilini çözmekle görevlendirilir. Bu görevde ona fizikçi Ian Donnelly eşlik edecektir. Amaçları uzaylılara kendi dillerini öğretmek ve onları anlamaya çalışmaktır. Louise bu süreçte uzaylıların dünyaya neden geldiklerini öğrenmek için çaba gösterecektir. Film, kurgusunun ustalığı ve kafa karıştırıcı yapısıyla izleyiciyi devamlı tetikte tutmayı başarıyor. İzlerken kafanızda birçok soru işaretinin oluşmasına neden olacak olan Arrival, farklı, karmaşık, iddialı ve etkileyici bir film.

4.Phantom Thread (2017) – 7,5

En iyi erkek oyuncu dalında üç Oscar sahibi Daniel Day-Lewis’in kariyerinin son filmi olma özelliği taşıyan Phantom Thread, 2017 yapımı bir Paul Thomas Anderson filmi. 1950’lerde geçen film, özel hayatında başarısız olmasına karşın oldukça ünlü ve başarılı bir terzi-modacı olan Reynolds Woodcock’un sıradan bir garson olan Alma ile tanışmasının ardından yaşadıklarını ele alıyor. Kadınları hayallerindeki kılığa büründürmekte adeta bir usta olan Reynolds konu kadınlarla doğru dürüst bir ilişki kurmaya geldiği zaman oldukça başarısız bir adamdır. Alma ile tanışmasının ardından her ikisinin de hayatları bambaşka bir hâl alır. Alma artık Reynolds’un ilham perisi ve hayatındaki en önemli kadındır. İkili arasındaki inişli-çıkışlı bu tutkulu aşk ikisinin de farklı kararlar almasını sağlayacaktır. Adaylıklarından sadece en iyi kostüm dalındaki ödülünü kucaklayabilen Phantom Thread’in en iyi yanı arka plana döşenmiş müzikleri olabilir. Jonny Greenwood imzası taşıyan müzikler sizi ellilerin nostaljik dünyasına götürecek.

5.Little Women – Küçük Kadınlar (2019) – 7,8

Louisa May Alcott’un aynı adlı eserinden uyarlanan Little Women filminin yönetmen koltuğunda Ladybird adlı filmiyle büyük başarı yakalayan hem oyuncu hem yönetmen Greta Gerwig oturuyor. Film, İç Savaş sonrasında Amerika’da yaşayan dört kız kardeşin öykülerine yer veriyor. Jo, Meg, Beth ve Amy isimlerindeki bu kardeşlerin başından geçenler geriye dönüş tekniğiyle sunulmuş. Sıcak ve samimi bir film olan Little Women, nostaljik dokusu, başarılı performansları ve dokunaklı hikâyesiyle bu listede yer almayı hak eden bir film. Özellikle Jo karakteriyle döktüren Saoirse Ronan’a son yılların yükselen yıldızlarından Florence Pugh, Timothee Chalamet ve Harry Potter yıldızı Emma Watson eşlik ediyor. Filmin en güzel sürprizlerinden bir tanesi ise kızların halaları rolündeki Meryl Streep.  

Aslı Ünlü

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.