Kitap Sayfalarından Beyaz Perdeye: Kitaptan Uyarlanmış Filmler

Günümüzde sinemada izlediğimiz filmlerin ilham kaynağı çoğunlukla kitaplar oluyor. Okurlar, beğenerek okudukları kitapları beyaz perdede izlemeyi de tercih ediyorlar. Bu listemizde size kitap uyarlaması olan sekiz adet film önerisinde bulunacağız.

1.Forrest Gump (1994) – 8,8

Forrest Gump, 1986 yılında Winston Groom imzasıyla raflarda yerini aldıktan sonra 1994 yılında Robert Zemeckis tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Film romana da adını veren Forrest Gump adlı öğrenme güçlüğü çeken ancak atletik anlamda oldukça yetenekli olan bir adamın yaşadıklarını anlatıyor. Forrest farklı olduğu için uyum sağlamakta güçlük çeken bir çocuktur ve tek arkadaşı Jenny’dir. Forrest çocukluğundan beri Jenny’e âşıktır ancak zaman onları farklı noktalara götürecektir. Forrest’ın hikâyesi sıcak, samimi ve oldukça dokunaklı. Tom Hanks’in adeta Forrest’ın kendisi olduğu film oyuncuya en iyi erkek oyuncu Oscar’ını da kazandırmıştır.

2.Pride and Prejudice – Aşk ve Gurur (2005) – 7,8

İngiliz yazar Jane Austen’in 1813’te yayımlanan, dilimize Aşk ve Gurur (Gurur ve Önyargı) adıyla çevrilen kitap, 2005 yılında Joe Wright tarafından beyaz perdeye aktarıldı. Beş kız kardeşin hikâyesini anlatan kitap, bu ailenin yakınlarına yeni komşularının taşınmasıyla hayatlarının değişmesini konu ediniyor. Film annesi tarafından buraya taşınan Bay Bingley ile evlendirilmek istenen Elizabeth Bennet ile Fitzwilliam Darcy arasındaki aşk hikâyesini başarılı bir şekilde yansıtıyor. Nostaljik dokulu filmlerin aranan ismi Keira Knightley’in Elizabeth Bennet karakterine hayat verdiği filmde Knigtley ile başrolü Fitzwilliam Darcy rolüyle Matthew Macfadyen paylaşıyor.

3.One Day – Bir Gün (2011) – 7,0

David Nicholls’un aynı adlı kitabından uyarlanan film Lone Scherfig yönetmenliğinde 2011 yılında sinema salonlarında vizyona girmiştir. Filmin konusu şöyle: Emma ve Dexter üniversiteden mezun oldukları gün tanışırlar. İkisi birbirlerinin tam zıddı insanlardır; Emma kendi ayakları üstünde durmaya çabalayan, sanatsal eğilimleri olan bir kızken Dexter ailesinin maddi ayrıcalıklarına sahip, hayatını eğlence odaklı geçiren, çapkın bir adamdır. Tanıştıktan sonra her ne kadar zıt olsalar da yakınlaşan ikili yıllarca bağlarını hiç koparmazlar. Hem kitap hem de film her yılın 15 Temmuz’una odaklanarak ikili arasında yıllar boyunca değişen dengeleri yansıtmaya çalışıyor. Emma karakterinde Anne Hathaway’i, Dexter karakterinde ise Jim Sturgess’i izlediğimiz One Day, duygu yüklü ve oldukça romantik bir yapım.

4.We Need To Talk About Kevin – Kevin Hakkında Konuşmalıyız (2011) – 7,5

Lionel Shriver’ın aynı adlı eserinden uyarlama film, Lynne Ramsay’in yönetmenliğinde 2011 yılında yayımlanmıştır. Film, kariyer planları yapmak isterken beklenmedik bir zamanda istemediği hâlde anne olan Eva adlı bir kadının oğlunu kucağına aldıktan sonra yaşadıklarını ele alıyor. Eva’nın oğlu için kariyerinden isteksizce vazgeçmesi Kevin ile aralarındaki iletişimi doğal olmayan bir yönde bozmaya başlar. Kevin yaşı ilerledikçe asi, uyumsuz ve şiddete eğilimli bir genç olur. Anne Eva, oğlunun bu olumsuz gelişiminden kendini sorumlu tutmaya başlar. Kevin’ın böyle bir gelişim süreci geçirmesinin nedeni Eva’nın onu dünyaya isteksizce getirmesi midir? Film bu soruya cevap ararken gerilim dolu bir hava yaratıyor. Tilda Swinton’un anne Eva’yı canlandırdığı filmde Kevin rolünde genç oyuncu Ezra Miller var.

5.Jane Eyre (2011) – 7,3

Charlotte Bronte’nin romanından uyarlanan Jane Eyre, Cary Joji Fukunaga’nın yönettiği 2011 yapımı bir romantik-drama filmidir. Film romana adını veren Jane Eyre’nin on yaşındayken öksüz kaldıktan sonra halası tarafından yatılı bir okula gönderilmesini ve ardından geçirdiği zor yılları konu ediniyor. Öğretmen olduktan sonra Edward Rochester’ın evinde mürebbiyelik yapmaya başlayan Jane’in ayakta kalma macerasını ele alan film Bronte’nin feminist edebiyatının klasiklerinden kabul edilen Jane Eyre adlı romanının harika bir uyarlaması. Jane rolünde Mia Wasikowska’yı izlediğimiz filmde Wasikowska’ya Michael Fassbender ile Jamie Bell eşlik ediyorlar.

6.Madame Bovary (2014) – 5,7

Gustave Flaubert’in 1857 yılında basılan romanı Madam Bovary, realizm akımının ilk ve en önemli örneklerinden bir tanesidir. Aynı isimle sinemaya uyarlanan film Sophie Barthes yönetmenliğinde 2014 yılında vizyona girdi. Film tıpkı kitaptaki gibi Emma adlı güzel bir kadının yaşadığı hayattan bunalarak bir çıkmaza girmesini konu ediniyor. Oldukça hacimli ve detaylarla bezeli bir kitap olduğundan kitabın filme adaptesi de oldukça zor bir iş, bu nedenle film eleştirmenler tarafından olumsuz yorumlar da aldı. Ancak yine de başarılı oyuncu Mia Wasikowska’nın Emma Bovary performansı izlemeye değer.

7.The Martian – Marslı (2015) – 8,0

Andy Weir tarafından 2011 yılında yazılan roman 2015 yılında Ridley Scott yönetmenliğinde aynı isimle beyaz perdelere taşındı. Kitap, Mars gezegenine astronotların gönderildiği bir görev esnasında şiddetli bir fırtına nedeniyle öldü sanılarak gezegende bir başına bırakılan Mark Watney’in hikâyesine odaklanıyor. Mürettebatının sandığının aksine hayat olan Mark için Mars’ta tek başına bir mücadele başlar. Mark’ın amacı hem hayatta kalmak hem de dünyaya hayatta olduğunun mesajını göndermektir. Marslı, bilimsel terimlerin ve gerçekçi bakış açısının kullanılışıyla bilimkurgu severleri kesinlikle tatmin edecek bir kitap. Mark Whitney rolünde izlediğimiz Matt Damon da hikâyeyi yeteneğiyle sırtlanarak filmi de mutlaka izlenmesi gereken bilimkurgu filmleri arasına sokmayı başarmış.

8.Inferno – Cehennem (2016) – 6,2

Başarılı romanlarıyla edebiyatın sevilen isimlerinden Dan Brown’ın aynı adlı eserinden uyarlanan Inferno, Ron Howard yönetmenliğinde 2016 yılında vizyona girdi. Kendini bir hastane odasında bulan ve buraya nasıl geldiğini hatırlayamayan semboloji uzmanı Robert Langdon birtakım cevapları aramak için hastanedeki doktoru Sienna Brooks’la birleşir. Zamanla topladıkları ipuçları onları aksiyon dolu bir maceranın ortasına bırakır. Çok zengin bir iş adamı kısa süre içinde dünyaya veba salgını yaymak hedefindedir. Bunu durdurmanın tek yolu ise Langdon’ın olanları hatırlaması ve durdurmasıdır. İki Oscar ödüllü Tom Hanks’in Robert Langdon rolünde olduğu filmde kendisine son yılların başarılı yıldızı Felicity Jones Doktor Sienna rolüyle eşlik ediyor. Film, İstanbul’da geçen sahneleriyle mutlaka bir şans vermeniz gerekenlerden.

Aslı Ünlü

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.