Engellerin Arasında: Sabahattin Ali

Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907 tarihinde Bulgaristan’ın Eğridere ilçesinde doğmuştur. Yazar pek çok şiir ve öyküsünde “Sabahattin Ali” imzasını kullanmıştır. Yazarın gerçekte soyadı “Alı” ‘dır. Soyadı Kanunu’nun çıkmasının ardından alınan “Şenyuva” soyadı, Sabahattin Ali’yi memnun etmemiş ve soyadını değiştirmek için onu bir savaşa sürüklemiştir. Ali soyadını istemesinin nedeni babası Selahattin Bey’in ön adı olmasından kaynaklanmaktadır. Babasına büyük bir saygı duyan Sabahattin Ali ne kadar uğraşsa da “Ali” soyadını alamamış ve buna karşın “O halde Alı olsun.” önerisinde bulunmuştu. Bu önerinin ardından gerekli düzenleme yapılmıştı.

Babası Selahattin Bey’in entelektüel bir yapısı olduğundan oğullarına da bu minvalde isim koyduğu bilinmektedir. Bir oğluna Tevfik Fikret’in adını diğerine de Prens Sabahattin’in adını koymuştur.

Sabahattin Ali mutsuz ve geçimsiz bir aile içerisinde büyümüştür. Anne ve babasının sorunlu evliliği ona da yansımış ve sevgisiz bir şekilde yetişmiştir. Aile içerisindeki bu sorunlara rağmen Sabahattin Ali yüksek zekasını iyi değerlendirmiş ve çalışkan bir öğrencilik hayatı bırakmıştır geride. Edremit İdadi Mektebi’ni bitirdikten sonra Balıkesir Muallim Mektebi’ne kaydolmuştur. Bu okul Sabahattin Ali için oldukça önemli bir yere sahiptir. Burada arkadaşlarıyla beraber kuracağı okul gazetesi, onun şairlik ve yazarlık yeteneklerini sergileyeceği ilk mecra olacaktır.

Daha sonra bu okulda yaşayacağı bazı olaylar İstanbul’a naklini aldırmasını gerektirecektir. İstanbul’da gittiği okulda da hızlıca kendini göstermiş ve edebiyat öğretmeni, Ali Canip Yöntem’in dikkatini çekmiştir. Onun telkinleriyle dergilere öykü ve şiir göndermeye başlamıştır.  

Bu okulda geçen güzel günleri, babasının vefat haberiyle son bulacaktır. Babasına büyük bir saygı ve sevgi besleyen Sabahattin Ali bu kayıpla sarsılacak ve daha sonra Orhan Seyfi Orhon’un Güneş isimli dergisinde de yayımlanacak olan “Babam İçin” ismini verdiği şiirini yazacaktı.

“Allahım! .. İşte bugün,

Şu zavallı ömrümün

En matemli bir günü”

Bu şiirinde kullandığı bazı kelimeler ve girdiği matem havası onu, şairliğinin geri kalanında da bırakmayacak ve kendisine eşlik edecektir: acı ve hüzün.

1927 yılında mezun olan Sabahattin Ali, öğretmenlik için Yozgat’a gitmiş ve burada düştüğü yalnızlık sonrası afallamıştır. Kitaplara sığınmış, kalemle arkadaşlık kurmuştur. Yozgat’ta geçireceği günler, geleceğine referans olacaktır. Burada tanıdığı Anadolu insanı, romanlarında birer kahraman olarak yeniden can bulacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yabancı dil eğitimi için düzenlediği sınavlara giren Sabahattin Ali Almanya’ya gitmiştir. Burada geçirdiği zamanlar da Türk edebiyatının kült romanlarından olan Kürk Mantolu Madonna’nın yazımı açısından oldukça önemlidir.

Almanya dönüşü Aydın’a öğretmen olarak atanmıştır. O dönem Nazım Hikmet ile tanışmış ve onun da çalıştığı Yeni Ay dergisinde “Bir Orman Hikâyesi” adındaki öyküsünü yayımlamıştır. Bu öykü, politik duruşu açısından oldukça önemli bir yere sahiptir.

Aydın’da öğretmenlik yaptığı yıllarda ilk kez tutuklanmıştır. Öğrencilerin dolaplarında bulunan siyasi yayınlar, Sabahattin Ali’nin öğrencilere propaganda faaliyetinde bulunduğuna yönelik suçlamalarla karşı karşıya kalmasına ve üç aylık bir tutukluluk geçirmesine neden olmuştur. Bu üç aylık tutuklulukta pek çok insan tanımış, Kuyucaklı Yusuf romanı için esin kaynağı toplamıştır.

1931 yılında bir gazetede Kuyucaklı Yusuf romanını yayımlamaya başlamış ve insanlar tarafından da beğeni kazanmıştır. Ancak ücret alamaması nedeniyle romanın yayımı yarım kalmıştır. Bu dönem ikinci ve daha uzun bir hapis süreciyle karşı karşıya kalan Sabahattin Ali bu defa Cumhurbaşkanı Atatürk’e hakaretle suçlanmıştır. Okuduğu Memleketten Haber adlı şiir, iddiaları reddetmesine rağmen onun tutuklanmasına ve 1 yıl hapis yatmasına sebep olmuştur. Başın Öne Eğilmesin başta olmak üzere pek çok hapishane şiiri bu dönemde yazılmıştır.

Hapisten çıktıktan sonra memuriyetini geri kazanmaya çalışan Sabahattin Ali’den kendini temize çıkarması için birtakım şartlar istenmiştir. Atatürk’e olan sevgisini kanıtlaması istenen Sabahattin Ali, “Benim Aşkım” adında bir şiir yazmıştır.

Sabahattin Ali için her şeyin kötü gittiği bir dönemdir. Daha önce mektuplaştığı aşktan karşılık bulamayan Sabahattin Ali, arkadaşı Ayşe Sıtkı’ya evlenme teklif etmiş fakat reddedilmiştir. Bu onu derin bir umutsuzluğa ve mutsuzluğa sevk etmiştir. 30 Eylül 1934’te yeniden memuriyete atanmıştır.

Evliliğini 1935 yılında Aliye Hanım ile yapmıştır. 1936 ve 1937 yılları arasında Tan gazetesinde Kuyucaklı Yusuf tefrika edilmiş ve o yıl Sabahattin Ali askere çağrılmıştır. Bu dönemde Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir.

1939 yılında İçimizdeki Şeytan romanı tefrika edilmiş ve pek çok siyasi tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Bu tartışmaları körükleyen de Nihal Atsız olmuştur. Nihal Atsız, Sabahattin Ali’nin bu romanındaki karakterlerin gerçek olduğunu anlattığı “İçimizdeki Şeytanlar” adında bir kitapçık yayımlamıştır.

2.Dünya Savaşı’nın öncesinde seferberlik ilan edilmesiyle yeniden askere çağrılan Sabahattin Ali 4 ay daha askerlik yapmıştır. Bu süreçte Kürk Mantolu Madonna’yı yazmaya başlamıştır. Roman askerlik dönüşünde tefrika edilmiştir.

1944 ve 1945 yılları Sabahattin Ali’nin politik üçgende yer almaya başladığı ve sol görüşlü gazetelerde yazmaya başladığı yıllardır. Turancı tarafın düşmanlığını kazanan Sabahattin Ali, Nihal Atsız’ın Saraçoğlu’na yazdığı mektupla karşılaşmıştır. Mektupta Atsız, Sabahattin Ali’yi vatan haini olmakla suçlayarak onun devlet kademesindeki bir görevde yer almasının doğru olmadığını savunmuştur. İki yazar arasında şiddetli bir tartışma çıkmış ve neticesinde Nihal Atsız hakaretten 6 aylık bir ceza almıştır. Ancak geçmişi temiz olduğundan ceza iptal olmuştur.

Bu dönemde yaşanan bir dizi olaydan sonra Sabahattin Ali yeniden işsiz kalmıştır. İstanbul’a dönerek Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ve Şerif Hulusi ile Marko Paşa ismiyle bir mizah dergisi çıkarmaya başlamış ancak yeniden tepkilerin odağı haline gelerek dergi sorumlusu olduğundan hakkında hakaret davası açılarak 4 ay ceza almıştır. Aziz Nesin ile beraber hapisten çıktıktan sonra Marko Paşa’yı yeniden çıkarmak isteseler de engeller yakalarını bırakmamıştır. Dergi kapatılmış ve yeni yaptırımlar kapıya dayanmıştır. Bu dönemde Sabahattin Ali, Sırça Köşk’ü yazmıştır. Marko Paşa’nın ardından onla aynı amaca hizmet eden Malum Paşa ve Merhum Paşa dergileri de uzun ömürlü olmamıştır. Bu süreçte psikolojik olarak çok yorulan Sabahattin Ali bir kamyon satın alarak nakliyecilik yapmaya karar vermiştir.

Aldığı araçla Ankara’ya giderek eşini ve kızını ziyaret etmiştir. Bu ziyaret ne yazık ki onları gördüğü son anlara hizmet etmiştir.  Sabahattin Ali’nin bu aracı nakliyecilikten çok, yurtdışına gitmek için alınmış gibidir. Bu araçla çıkacağı yolculuk, son yolculuğudur.

Sabahattin Ali hapis hayatından bıkmıştır. Yakınlarına peynir taşıyacağını söylese de amacı yurtdışına çıkmaktır. Pasaport hakkı elinden alınmış ve yurtdışına çıkışı yasaklanmış olan Sabahattin Ali hapisteyken tanıştığı birinin kaçışı için aracı olduğu bir şahısla tanışmış ve onunla beraber yola çıkmıştır. Yolculuğun bir noktasında o şahıs milli duygularının kendisini tahrik ettiğini öne sürerek kitap okuduğu bir anda Sabahattin Ali’yi öldürmüştür. Türk edebiyatının efsane ismi Sabahattin Ali oracıkta canını teslim etmiştir. Sabahattin Ali’nin naaşını bir çoban bulmuştu. Katil zanlısı afla salıverilmişti. Bu emniyet kayıtlarında yer alan bilgiler. Sabahattin Ali’nin nasıl ve kim tarafından öldürüldüğü çeşitli iddialarla kesinleştirilememiş bir acı olarak kaldı toplumun hafızasında.

Sabahattin Ali bugün kendisini öldürenlerle değil, okuyucusuna bıraktığı eserleri ile hatırlanmaktadır. Pek çok kez demir parmaklıkların arkasına kapatılan, uzunca bir süre eserlerinin okunması yasaklanan, Türkiye’de bir üvey evlat muamelesi gören Sabahattin Ali geride bıraktıklarıyla onu engelleyenlerin üstünde bir güç olarak hatırlanmaktadır şu an. Bir kitapçının rafında, ağza yakışan bir şarkının nakaratında ve en çok da okuyucusunun kalbinde yaşayacaktır daima.

Agâh Ensar Can

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.