Sırlı Boya Portresi: Mona Lisa

Leonardo da Vinci

Resim sanatına herkes ilgi duymaz. Çoğu insan hangi resmin sanat olduğunu dahi bilmez ama Mona Lisa denildiğinde akan sular kendiliğinden durur. Mona Lisa sadece başarılı bir tablo değil, tarihin her döneminde yaşayabilen ölümsüz bir kişidir aynı zamanda. Gerçekte kimi yansıttığı, birinden ilham alınıp alınmadığı pek bir önem teşkil etmez. Asıl önemli olan onun herkes tarafından tanınmasıdır. O yüzü bilmeyen tek bir insanın dahi bulunmamasıdır. Rönesans’ın ilk kadın portresi Mona Lisa’yı böylesine önemli kılan şey nedir?

Mona Lisa Tablosu

Leonardo da Vinci tarafından 16.yüzyılda kavak bir tablo üzerine Sfumato tekniğiyle resmedilmiş bir yağlı boya portresidir Mona Lisa. Her bir noktasında emeğin izleri yer almaktadır. Fransa’da Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir. Portrenin ressamı bir İtalyan olmasına rağmen neden Fransa’da sergilendiği kısık seslerin merakıyken bu işi kaba kuvvetle nihayete bir hırsız erdirmiştir. 1911’de tabloyu çalan hırsızın bilmediği şey, Da Vinci’nin tabloyu Fransa Kralı Francis’e dört bin altın karşılığında satmış olmasıdır. Tablonun bugünkü değeri ise rakamlarla açıklanamayacak kadar fazla.

Mona Lisa tablosunu çalan hırsız

Oturmuş bir kadının resmedildiği tabloda ortamın belirsizliği, kadının duruşunun, bakışının anlamı halen gizemini korumakta ve araştırmaları devam etmektedir. Leonardo da Vinci tahminlere göre tabloya 1503 ya da 1504 tarihinde Floransa’da başladı. Diğer eserlerinde de olduğu gibi Da Vinci bu tabloyu da hemen bitirememiş ve yarım bırakmıştı. Fransa’ya gittiğinde tekrar üzerinde çalıştı ve üç senede tabloyu bitirdi. Kral Francis’in dikkatini de bu sıralarda çekmişti. Tablo Fransa Kralı tarafından satın alındıktan sonra Fontainebleau Sarayı’na asıldı. Fransız İhtilali’nin ardından bugünkü sergi alanı olan Louvre Sarayı’na taşındı. O günün ve bugünün araştırmacıları tablonun Sembolizm akımı etkileri taşıdığını belirtmiş ve bu doğrultuda birtakım semboller öne sürmüştür fakat bunlar kanıtlanamamış iddialar olmaktan öteye gidememiştir.

Tablodaki kadının kim olduğuna dair bilgi 2005 yılında Heidelberg Üniversitesi’nin kütüphanesinde bulunan Agostio Vespucci’ye ait bir not sayesinde edinilmiştir. Nottaki bilgiye göre Mona Lisa, Gherardini soyuna mensup biriydi. Francesco del Giocondo’nun eşi Lisa del Giocondo olduğu söylenmektedir. Bunun yanında başka uzmanlar bu tablodaki kadının bir kişiyi değil, birden fazla kişiyi hatta bir mesajı temsil ettiğini ifade etmiştir. Ortaya atılan görüşlerden biri, kadının Leonardo da Vinci’nin sevgilisi Mon Salai olduğuydu. Görüşü güçlendiren detay, harflerin değişimi sonrası elde edilen Mona Lisa ismiydi. Fakat bunun bir rastlantı olması da kuvvetli bir ihtimal.

Mona Lisa alelade bir tablo değildir. İlk bakışta sıradan bir portre olarak görülse de aslında bir piramidi oluşturmaktadır. Tabloda bağlı olan ellerin kıvrımı piramidin köşesidir. Dikkatli bakıldığında tablonun ışık yansımaları alt tarafta geometrik bir çizimi gözler önüne sermektedir.

Tablonun sırlarından biri de kadının kaşlarının ve kirpiklerinin olmamasıdır. Bu hususta akla gelen ilk şey, tablonun yapıldığı Rönesans döneminde kadınların kaşlarını tamamen aldırma modasının olmasıdır. Yazar Chuck Palahniuk’a göre ise durum biraz daha tesadüf eseridir. Palahniuk, tablonun yapım sürecinde kaşların olduğunu ancak temizlik esnasında kullanılan yanlış bir malzemenin kaşların silinmesine neden olduğunu söylemiştir. Bu konuda en detaylı araştırmalardan birini de Fransız mühendis Pascal Cotte yaptı. Müzede üç yıl uğraş verdiği çalışma kızıl ötesi ışınlarla yaptığı bir taramadan oluşmaktaydı. Araştırmanın sonucu kaşların ve kirpiklerin önceden olduğu fakat restorasyon sırasında silinmiş olabileceğiydi. Bir başka rivayete göre de Mona Lisa hastaydı ve kaş, kirpik hatta saçları dökülmüş, çizim sürecinde de peruk takmıştı.

Mona Lisa tablosu halen popülerliğini korumakta olan bir eser. Bugün bile gülüp gülmediği, ifadesinin ne olduğu tartışılıyor. Tablo üzerine yapılan incelemeler, Mona Lisa’nın %83 oranında mutluluk mimikleri taşıdığını göstermektedir. Bir başka görüş de onun ifadesiz bir kadın olduğuna yöneliktir.

Bu araştırmalar Mona Lisa’nın hayranları ve meraklılarını tatmin etmemiş olacak ki gülüşünün sırrı da enine boyuna araştırılmıştır. Kanada Ulusal Araştırma Merkezi tarafından elde edilen sonuç Mona Lisa’nın yeni doğum yapan bir kadın gibi gülümsediğidir.

Bunun yanı sıra Mona Lisa’nın gözlerinin hareket ettiği ve nereden bakılırsa bakılsın bakanın gözlerini takip ettiği düşüncesi herkesin dilindeydi. Yapılan inceleme bu düşüncenin doğru olmadığını ortaya çıkardı. Mona Lisa bizi takip etmiyordu. Yayımlanan rapora göre Mona Lisa, resimsel alan içerisinde 35.5 cm sola bakıyordu ve bu resme bakan biri için 15.4 derecelik bir açı demekti.

Mona Lisa tablosu asırlardır çözülememiş sırlarla boyanmıştır. Onun bu dünyada hayranları dışında bir koruyucusu yoktur. Değeri o kadar fazladır ki hiçbir sigorta şirketi onu sigortalamaya cesaret edememiş daha doğrusu onu sigortalamaya yetememiştir. Mona Lisa bir tablo değil, sanat eseridir. O kimine göre güler yüzü, kimine göre acılı ifadesiyle bizden biridir.

Agâh Ensar Can

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.