Gemilerin yüklediği hüzün salkım saçak
Bir bakıyorum üstüm başım toz olmuş
Gün görmemiş gülüşlerim var öylece saklarım
Birden geriye sayarım nefessizce
Geçmiyor işte zaman geçmiyor haince
Yastığımın altından sarkıyor dünlerim
Sokak lambaları titreşiyor tavansız gökyüzünde
Karanlığın derinliklerinde kayboluyor fısıltılar
Yok öyle olmaz uğuldamak
Bir çığlık atmalı ki yer gök dinlesin
Ama yapamıyor işte yüzü beyaz olan hain
Neydim ki ne olayım yedimden yetmişe
Geri kalanını yemişler bulutların peş peşe
Yağmur yağdı yağacak gök çekmiş perdesini
Çiseliyor usulca kırmızı çiçeklerin dibine
Başı sonu yok anlatının
Adresi kayıp
Bir oyun sergileniyor seyirciler alkışsız
Çıt çıkmıyor ama iğne atsan yere düşmez
İnsan nasıl başarıyor böylesine susmayı
Ağaçların bile erişemediği bu dilsizlik kimin ekmeğini askıya aldı
Yok birçok sorunun cevabı ama dördüncü maymun biliyor olmalı
Tamam, gidip sorayım da
Kim bilir nerede kaldı
Çağla Fulya