Kör Dilenci

Gözleri görmeyen Nurettin Dede her sabah dilenmek amacıyla durduğu duvarın köşesindeki yerini bu sabah da almıştı. Bugün, günlerden Cuma olduğu için muhtemelen biraz daha fazla kazanacaktı. Ama hayatın omuzlarına yüklediği bu gereksiz yükün verdiği yılgınlık, onu gerçekten çok yıpratıyordu. Her günkü umutsuzluğuyla avucunu açtı ve anlamını kendisinin bilmediği kelimeler mırıldanarak dilenmeye başladı. Yoldan geçenlerin zihninde Arapça dua eden mazlum bir mümin imajını oluşturmak istiyordu. Aslında o gün orada bulunma amacı bambaşkaydı. Bir aydır o duvarın köşesinde bekleme amacı bambaşkaydı…

Gözüne Cuma namazına gelen İsmet’i kestirdi. İçinden gelen ve anlam veremediği bir his onun aradığı kişi olduğunu söylüyordu. İsmet gerçekten de çok vicdanlı ve yardımsever birisine benziyordu. Namaz çıkışı Nurettin Dede’nin yanına yaklaşarak ona sadaka vermek istedi. Nurettin dede onun yanına geldiğini hissedince hafifçe gülümsedi ve sessizce kulağına bir şeyler fısıldamak için eğildi. “Evladım senden bir şey rica edebilir miyim? Bu akşam saat tam 20.00’da bir Kırıkkale tabancasını bu kağıtta yazılı olan adrese getirebilir misin? Kağıtta yazılı olan adrese getirmen ve açık olan tuvalet penceresinin pervazına bırakman yeterli… Lütfen getir evladım, hayati bir meseleye yön vermek ve bir kişinin kaderi senin ellerinde…” dedi. İsmet duyduğu bu ifadeler karşısında şaşkınlık geçirmişti. Nurettin Dede’nin yanından hiçbir şey söylemeden uzaklaştı. Nurettin Dede bütün gün boyunca aynı umutsuzlukla dilendi ve her gün beklediği gibi gün batımını beklemeye başladı.

Saatler 19.30’u gösterdiğinde oğlu Yusuf her gün olduğu gibi babasını duvarın dibinden almaya geldi. Yakasından çekiştirip, “Yürü hadi Kör moruk!” diyerek sürüklemeye başladı. Bütün öfkesini her akşam olduğu gibi bu, gözleri görmeyen mazlum babasından çıkarıyordu. Bir yandan yolda yürürken diğer yandan ona ağza alınmayacak küfürler ediyor ve arada acımasızca tekme atıyordu. İsmet ise bugünkü konuşmanın ardından ne yapacağına karar veremeden sokaklarda amaçsızca dolaşmaya başladı ve gün sonunda kararını verdi. Dedeye güvenmişti. Başına en kötü ne gelebilirdi ki, tonton bir dedeydi. Elbet vardır bir bildiği diyerek bir Kırıkkale tabancası alarak yazılı olan evin yolunu tutmaya başladı. Neden böyle bir şey yaptığına asla akıl edemiyordu. Ama içinde çok değişik bir his vardı. İçinden bir ses bunu yapması gerektiğini söylüyordu. Bu sırada Yusuf ve Nurettin Dede eve varmışlardı. Saat yavaş yavaş 20.00’e yaklaşıyordu. Nurettin Dede tuvalete girmek istediğini oğluna söyledi. Yusuf küfür kıyamet babasını tuvalete götürdü. Bu sırada saat 20.00 olmuştu. İsmet belirtildiği gibi tabancayı tam 20.00’da pencere pervazına bıraktı. Olacakları çok merak ediyordu hemen çekip gidemezdi ve pusuda beklemeye başladı. Pencerenin pervazına doğru uzanan bir el silahı usulca aldı ve üç dakikaya kalmadan apartmanın içinden 5 el silah sesi duyuldu. İsmet ne olduğunu anlamamıştı ve aşırı korkuyordu. Koşarak apartmanın içine girdi ve silahı bıraktığı pencereye ait olan numaralı dairenin kapısını yumruklamaya başladı. Kapıyı Nurettin Dede açtı. Yerde Yusuf’un kanlı cesedi duruyordu. İsmet tam, “Katil… Katilsin sen!” diye bağıracaktı ki… Nurettin Dede ağzını kapatıp: “Evlat ne olur sus sana her şeyi anlatacağım. Sadece lütfen içeriye geç” dedi.

Nurettin Dede her şeyi en başından anlatmaya başladı. Yıllar önce karısıyla severek evlenmiş ve bu evliliklerinden Yusuf adında dünya tatlısı bir çocuğu olmuştu. Oğlu Yusuf onun her şeyiydi. Yıllarca bir dediğini iki etmemiş, onu en güzel okullarda okutmuş ve meslek sahibi olmasını sağlamıştı. Sevgisiz büyümemesi için karısıyla birlikte elinden geleni yapmışlardı. Yıllar yılları kovalamış, Yusuf büyümüş, iş güç sahibi olmuştu. Birkaç aya kadar aile saadeti içerisinde yuvarlanıp gidiyorlardı. Öncelikle Nurettin Dede ve ailedeki herkes bu durumdan çok mutluydu. Bundan birkaç ay öncesine kadar… Nurettin Dede ve eşi bundan birkaç ay önce çok ciddi bir trafik kazası geçirmişti. Eşi sürücü koltuğunun yanındaki koltukta göz göre göre can vermişti. Nurettin Dede sağ kurtulmuştu ancak görme kaybı vardı. Yusuf babasını doktora götürmüş, doktor: “Babanızın görme kaybı kalıcı da olabilir geçici de… Kesin bir şey diyemem. Ama görünen o ki bundan sonraki hayatında bakımınıza muhtaç yaşayacaktır.” demişti. Yusuf amaçsızca bu çaresizliğin içerisinden nasıl çıkacağını düşünmeye başladı. Birkaç gün babasına baktı ve her hizmetini karşıladı. Ama o artık onun için bir yük oluşturmaya başlamıştı. Son çare onu dilendirip sırtından para kazanmak olduğunu düşündü. O günden itibaren yıllarca onun bir dediğini iki etmeyen babasına köpek gibi davranmaya başladı. Her gün babasını cami avlusunun yanındaki duvarın köşesine bırakıyor ve akşamları onu oradan alıp eve getiriyordu. Her akşam üstünü tarıyor ve ne kadar para kazandıysa hepsini alıyordu. Yıllarca cefasını çeken babasına bir hafta bile bakmaya dayanamamıştı. Nurettin Dede bu süreçte kinle doldu, kendisini yalnızca kinle besledi. Birkaç hafta sonra gözlerinden biri görmeye başladı geçici körlük bitmişti. Ama intikam soğuk yenen bir yemekti. Gözlerinin artık gördüğünü hiçbir şekilde oğluna belli etmemesi gerekiyordu. Gidip bir yerden kendisi silah alamazdı çünkü oğlu her akşam üzerini arıyordu. Bu yüzden böyle bir yol seçmişti. Her gün birkaç kişiye bu teklifi yapıyordu. Kimse kabul edip akşam belirtildiği şekilde o silahı getirmiyordu. Ama bugün İsmet bir çılgınlık yaparak silahı getirmişti. İsmet duydukları karşısında ne diyeceğini bilmiyordu. Dolaylı olarak katil olmuştu. Nurettin Dede gördüklerini kimseye anlatmaması için ona yüklü miktarda para verdi ve, “Eğer anlatırsan gelir seni de bulur öldürürüm. Bu cesede iyi bak ve ders çıkar.” dedi. Sonra İsmet ve Nurettin Dede olay yerinden hızla kaçtılar. Her baba bir çocuğun doğumunda, bazı babalar çocuğunun ölümünde de hayati rol oynar.

Orçun Gül

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.