Edebiyat Nedir?

EDEBİYATA DAİR KONUŞMALAR: 1. OTURUM

Fuat Mecnun: Öncelikle Darağacı Sanat dergisine bize bu imkanı sunduğu için teşekkür ederim. Bir teşekkür de sana dostum, beni kırmayıp bu yeni içerikte benimle olacağın için.

Bilal Mesut: Seninle konuşmak benim için her zaman bir zevk olmuştur Fuat.

FM: Teşekkür ederim. Bu konuşmalarımıza ben ilkin “Edebiyat Nedir?” sorusuna cevap aramaya başlayarak başlamayı düşündüm. Sana da uygunsa tabii.

BM: Uygun.

FM: Edebiyat bende hep çocukluk anılarımı canlandırmıştır. Güzel, eğlenceli ve ulaşılmaz. Biliyor musun? Hani derler ya çocuklar hep büyük olmak, büyümek isterler; ben hiç istemedim. Çocukluğumdan, içinde bulunduğum andan hep keyif almaya çabalar ve çoğu zamanda hayallere dalardım. Sanıyorum edebiyat hastalığına da o zamanlar kapıldım. Evet, hastalıktır aynı zamanda edebiyat çünkü sana ilk dokunduğu an sen artık eski sen değilsindir ve hastalığa çocukken yakalanırsan eğer bir türlü kurtulmayı başaramazsın. İstemezsin de zaten. İşte bence edebiyat bu! O çocukken kurduğum düşlerimin satır satır yazıya dökülmüş hali. Bilmiyorum belki de bendeki edebiyat budur. Halen o içten mutlulukla yaşadığım günlerin özlemini yazmaya çalışmam da bundandır.

BM: Bu konuya ben senin gibi soyut yaklaşmıyorum Fuat. Öznellik tabi ki olacak ama ben senin gibi içselleştirmedim hiç. Edebiyat bir sanattır. Kimine göre zevk vermek, eğlenmek (hem de eğlendirerek), toplumun beğenisine hizmet etmek, ahlak dersi verme ve Stendhal’e göreyse “yol boyunca gezdirilen bir aynadır roman” Burada roman kelimesine takılıp kalınmamalı. Roman da şiir de öykü de bir edebiyat ürünü olup özünde bir sanattır. Fakat bu tanım da yeterli gelmiyor bana. Yol ama nasıl bir yol? Nelerle karşılaşırız o yolda?  Bence o yolda hep insan vardır. Yani insanoğluna insanı anlatan bir sanattır edebiyat. Öyle ki insanlık tarihi boyunca var olup da insana insanı bu denli –açıklıkla– anlatan başka bir sanat daha yok. Kahramanları insan. İnsan olmasa bile insan duygusu yüklü canlılar. Yani hep insan hep insan duygusu ve ihtirasları. Bu denli basit olsa da yine de bitmiyor, tükenmiyor sürekli bir devinim halinde devam ediyor. Bu ne demek?  İnsanoğlu bir türlü kendini tanımayı beceremedi demek. Gözüken o ki beceremeyecek de.

Bir de şu var ki devinen sadece edebiyat değil. Yaşam da deviniyor insan da. Bu durum hem edebiyatı hem edebiyatı yaratan “yazar”ı değiştiriyor.

FM: Sanıyorum konuşmamız burada başka bir yöne kayıyor.

BM: Öyle ama birbiriyle bitişik konular bunlar. Birini ele almadan ötekini açıklamak pek mümkün olamıyor.

FM:  Öyle de istersen bu konuyu başka bir oturumda ele alalım. Şimdilik bununla yetinelim. Görüşmek üzere.

BM: Görüşmek üzere.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.