Yas Tutmanın Rengi

Bir aşamadan sonra insan yadırgamıyor sanırım. Çünkü ölüm haberi ürkütücü, hüzün vericidir ancak yas tutmanın çok rengi var. En uzak kayıpla en yakını arasında derin bir fark var ve acil kapısında beklerken hangi rengin bana çarpacağını kestiremiyordum. Dualara sığınıyordum. İnsanoğlu aciz. İnsanoğlu nankör ve riyakâr. Zira ancak başımız sıkıştığında duaya sığınanlarımızın sayısı bir hayli çok. Ne acı ki dileklerimiz gerçek olduğunda bir minnet ifadesi olarak bile ibadetlere devam etmiyorduk. Maneviyata sığınmak için hep eşiği bekliyorduk.

Burada işler biraz karışık. Zihnimin içi savaş alanı gibi. Kasvetli bir gökyüzü altında iki yüzü olan bir komutanın emrinde aklım. Bir yanım gözyaşlarım tükenene dek ağlamak isterken diğer yanım dimdik durmak için çabalıyordu. Beton pek üşütmüyordu ama bir yerlerimin ağrıdığı kesin. Göğüs kafesimi döven kalbim listenin başını çekiyordu. Canım yanıyordu. Nefes alırken nefesim titriyor, canım gerçekten çok yanıyordu. Akmasına engel olamadığım bir damla gözyaşı çeneme doğru ince bir yol çizerken hiç tepki vermemiştim. Yerden yaklaşık kırk santim yüksek bir bahçe duvarında, betonun üzerinde oturuyordum. Üşüyordum ama hissetmiyordum. Gözyaşım zemine damlıyor, bir yenisi açılan yolu takip ederken silmiyordum. Çaresizliğin sancısı beni delip geçerken yalnızca titrek nefesler almakla yetiniyordum.

Çağla Fulya

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.