Elmalı Turta

      Zeytini de kahvaltı masasına yerleştirdikten sonra saate baktım. Dokuza on vardı. Dokuza on kalması, Osman’ın işten dönmesi demekti. Hızlıca oturma odasına geçip perdeyi araladım. Bayrampaşa’dan Esenler’e giden otuz üç numaralı otobüsü, Atışalanı Köprüsü’nün hemen kenarında bulunan evimizin penceresinde beklemeye başladım. Saat dokuz olmuştu, otobüs hâlâ gözükmüyordu. Camı açtım. Pencereden biraz dışarı sarkarak köprünün başına kadar baktım ve mavi rengiyle, gidişini değil gelişini sevdiğim otobüsü gördüm. Otobüsü gözlerimle takip ettim. Evin önünden geçerken kahverengi montuyla, inmek için ayakta bekleyen Osman’ı gördüm. Benim bekleyeceğimi bildiği için o da pencereye bakıyordu. El sallayıp ocakta kaynayan çayın altını kapatmak için mutfağa gittim. Her şey hazırdı.

       Mutlu olduğum zamanlardaki tez canlılıkla kapıyı açıp beklemeye başladım. Önce apartmanın kapısının açılma sesini sonra merdivenleri çıkan ayak seslerini duydum, gözümü merdivenin başından ayırmayarak. Sanki daha dün akşam değil de yıllardır görmüyormuşum gibi hasretle bekledim. Önce kömür karası saçları gözüktü, merdivenin başında. Ardından tüm yüzünü kaplayan gülümsemesi… Yaklaştıkça kalbim daha hızlı atıyordu, sanki iki yıllık evli değil de yeni âşık olmuş kızlar gibi.

      Kocaman gülümsemesine karşılık vererek kollarımı açtım. Ayakkabılarını çıkarmasına izin vermeden, kokusunu içime çekerek uzun uzun sarıldım. İçeri girmesini beklerken:

     —Keşke hiç işe gitmesen, dedim.

      —Niye?

      —Seni çok özlüyorum, dedim.

      —Ben de küçüğüm, dedi gözlerinin içi gülerek.

      Osman kahvaltıya başlayana kadar peşinde dolaştım. Montunu çıkarırken, ellerini yıkarken… Tüm işlerini bitirince birlikte kahvaltı yapmaya başladık. Oradan buradan konuştuk, kalbime fazla gelen mutlulukla. Sonra korktum, bu mutluluğun bitmesinden korktum. Kalkıp yeniden sarıldım. Saçlarını koklayarak öperken, gözlerim yağmurunu bırakacak yer arıyordu. Tekrar yerime oturduğumda gözlerimi gördü:

      —Ne oldu canım, dedi. Gözlerimi ellerimin tersiyle silerek, küçük bir çocuk gibi:

      —Hiiç, hiçbir şey yok dedim. Sonra bu bir anlık hüznü rafa kaldırarak yeniden neşeyle konuşmaya başladım:

      —Sana bir sürprizim var.

      —Biliyorum, dedi, bana yandan bakıp tatlı tatlı gülümseyerek.

      —Yaa, dedim, sürprizimin bozulmasına üzülerek.

      —Kokusundan anladım hayatım. Ev mis gibi elmalı turta kokuyor. Sahi hangi ara yaptın?

      —Erkenden kalkıp yaptım. Biliyorum çok seviyorsun. Hadi o zaman kahvaltını bitir de sana menengiç kahvesiyle turta getireyim.

      Kahvaltıyı bitirip masayı topladıktan sonra turtayı dilimleyip tabağa koydum. Osman sabırsızlıkla beni bekliyordu. Bilirdim, elmalı turtayı çok sever. Kahveyi de hazırlayıp masaya koydum. Tam çatalı alıp yiyecekken zil çaldı. Şaşkın şaşkın birbirimize baktık. Kim gelebilirdi ki… Hiç kimseyi beklemiyorduk.

      —Senin kahven soğumasın ben bakarım, diyerek kapıya yöneldim.

      —Kim o?

      —Zeynep.

      —Kim?

      —Zeynep, anne Zeynep. Kapıyı açar mısın? Anahtarımı unutmuşum.

      Sanki o an bir felaket olmuştu. Ne elim kapıya gitti ne de tekrar mutfağa dönebildim. Ev eski ev değil, eşyalar eski eşyalar değildi. Asıl önemlisi ben, ben değildim.

      Uykudan uyanır gibi silkindim. Elimi kaldırmaya mecalim yokken kapıyı yavaşça açtım. Zeynep içeriye adımını atarken yüzünde sebebini bilmediğim bulutlar gezdi. Bir hışımla okul çantasını koridora savurup doğruca mutfağa geçti. Arkasından da uyuşuk adımlarla ben gittim.

      —Osman… dedim. Osman yoktu. Kahveye, turtaya hiç dokunmamış, öylece duruyorlardı ama Osman yoktu.

      —Anne, benim güzel annem. Artık şu kapıdan elmalı turta kokusu almadan girmek istiyorum. Bak bana, bak anne ne kadar üzülüyorum görmüyor musun, dedi Zeynep çaresizce.

      —Osman, Osman şimdi buradaydı. Beraber kahvaltı yaptık, dedim. Ben konuşur konuşmaz Zeynep daha da üzüldü, sinirlendi:

      —Anne, babam yok. Mezardan kalkıp gelemez, anla ne olur.

Özlem Polat

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.