Günün Sonunda | 9-10-11.Gün

9.Gün

04.03.2021

Sevgili Günlük!

Bugün çok güzel bir şey oldu.

Hayatım boyunca işimde yalnızdım ve bu yüzden hiçbir zaman iyi bir takım oyuncusu olabileceğime inanmadım. Ancak insan hayal kurmaya cüret edebildiğinde yalnızlıktan bile kurtulabiliyor.

Takım kurmak kolay değildir. Tek tek birileriyle işbirliği içine girebilsen bile onları bir takım yapmak… hele ki kendin bir takım olmaya hazır değilsen… Ama gördüm ki bu bir hazırlık gerektirmiyor. İşini iyi yapmanın yanında güçlü inşa edilmiş bir samimiyet yetiyor. Yani yetiyormuş.

Günün sonunda Sevgili Günlük, gerçek bir takımın oyuncusu olduğumu hissettim.

10.Gün

05.03.2021

Sevgili Günlük!

Dün biraz kısa sürdü konuşmamız, affet! Yaşadığım coşkunun tadını daha çok çalışarak çıkarmak istedim çünkü, sana vakit ayıramayışım bundan.

Bugün müthiş bir sürpriz yaşadım. Öyle bir sürpriz ki bu, zirve… üstüne tanımam. Güne üst üste gelen kargolarla uyandım. Daha doğrusu üst üste gelmeleri nedeniyle bir türlü uyanamadım. Uyuyamayacağımı anlayınca da kalktım. Kız arkadaşımla günaydınlaştık ve bir kargo da ondan alacağımı öğrendim. Kargocu tarafından değil, kurye tarafından getirilecek bir sürprizi olduğunu ve saatini bilmediğini söyledi. Beni aldı bir heyecan ama bir yandan da düşünüyorum, yarın buluşacağız (şükürler olsun) bu kargo da nesi?

Saatler geçti ve kargo gelmedi. Bekledim, bekledim ve yine bekledim. Annem de artık bildiğinden, sürpriz meselesini saklamadım. O an kız arkadaşımın bunu anneme söylememi sorgulamasına da o kadar şaşmadım. Beklerken kız arkadaşımın sürprizle alakalı yönlendirmeleri de sürdü. Manevi bir şey olduğunu, beklentimi düşük tutmamı ve çok heyecanlanmamamı söylüyordu. Onun elinden yahut zihninden kopan bir şeyin beni heyecanlandırmaması imkansızdı.

İkindiye doğru beni aradı ve kargonun geldiğini, ancak pandemi nedeniyle kuryenin binaya girmediğini ve aşağıda beklediğini söyledi. Söylene söylene evden çıktım. Maske takmışım, altımda sadece ev ahalisinin gördüğü fosfor yeşili, iki beden büyük bir eşofman, üstüm desen Şişhane, indim aşağı bakındım, göremiyorum, sonra dış kapıyı açıp başımı sağa bir çevirdim, sürpriz şahane… Ne yalan söyleyeyim Sevgili Günlük, ben hiç böyle şaşırmadım.

Karşımdaydı. Gelmişti. Sürpriz bizzat kendisiydi. Son zamanlarda hiçbir şeye bu kadar sevinmemiştim sanırım. Koştum eve giyinip çıkmak için. Annem hediyenin ne olduğunu sordu. Dedim daha battı balık yan gider, anlattım olanı biteni, tuttu bizi bir kahkaha.

Çıktım sonra ve kısa da olsa vakit geçirdik bir müddet. Meğer gözlerim onu görmeyi ne çok özlemiş. “Yarın görüşürüz!” diyebilmek için gelmiş.

Günün sonunda Sevgili Günlük, sanki birkaç saat önce görmemişim gibi bir hasretle bekliyorum yarını.

11.Gün

06.03.2021

Sevgili Günlük!

Çok yorucu bir gecenin sabahına olabilecek en enerjik şekilde uyandım çünkü bugün sevgilimle buluşacaktım. Dün yaptığı sürprizin hayatımın en değerli sürprizlerinden biri olması bir kenara, bugün onu daha çok görecek olmanın verdiği heyecan çok başkaydı. Her zamanki gibi planlanan saatin uzağında bir saatte evden çıktım. Onu görecektim, onun için hazırlanmak başlı başına bir tören gibiydi.

Uzun zamandır metrobüse binmeyişim bende kötü bir etki yaratmış. Daha iki durak geçmişti ki halsizleştim, midem bulanmaya başladı. Soğuk olacağını öngörmem nedeniyle sıkı sıkı giyinmiş olmam ve bunun üstüne maske beni resmen boğuyordu. Özgüvenim fena sayılmasa da nedense metrobüste, “Camı açar mısınız?” demedim hiçbir zaman. Diyemem de. Aslında neden olduğunu biliyorum. Biri benden istediği zaman çok geriliyorum çünkü. O camları hakkıyla açmayı beceremedim hiçbir zaman.

Dualarla ayakta duruyordum. Daha yolum vardı. Biri kalksa da otursam diye düşünüyordum ama kimse niyetli değildi. Bir an inmek istedim. Şuracıkta ineyim ve ne olacaksa olsun diyecek kadar boğuldum. Sonra güven dolu bir his çaldı zihnimi. O buralardaydı, yakındı. Düşecek olsam bile, çok geçmeden beni kaldırırdı. Sıktım dişimi, hepi topu beş durak daha dayanacaktım, dayandım da. Merter’de metrobüs yanaşırken gördüm onu. Dün de görmüştüm ama sanki o geçen bir günde ya da metrobüste geçen yarım saatte tüm özlemlerden çok özlemiştim onu.

İnince sarıldık, sarılınca ben de kendime geldim. Yeniden hayatta olduğumu hissediyordum. Sevmek güzel şey Sevgili Günlük ama sevdiğin tarafından sevilmek gibisi de yok.

Kadıköy’e geçtik. Yolumuz düşmüşken okulumun civarındaki kırtasiyeden ders notlarımı alayım dedim. Bir zamanlar okul kampüsünün içinde olan ve her gün bir şekilde uğrak yerimiz olan kırtasiye, şimdilerde pandemi nedeniyle kampüsten çıkmış ve karşı sokakta bir köşe başında dükkân açmış. Kırtasiyeye doğru yürürken uzun zamandır görmediğim bir tanıdığı görecek olmanın heyecanı vardı içimde. Girdim, aynı samimiyet, aynı güzel sohbet ama içim yine de bir buruk. Hınca hınç dolu olan dükkân kepenk indirmiş, kalabalık işçi grubundan geriye sadece bir kişi kalmış.

Oralara gitmişken sevgilime okulumu gezdirmek istedim ama olmadı. Bırak onu içeri sokmayı, ben bile giremedim. Buralara girmeyelim zira pek bir sinir bozucu.

Yine de çok güzel bir gün geçirdik. Onu düşünerek geçtiğim yollarda onunla el ele yürüdüm. Daha önce hiç yürümediğim sokaklardan ilk kez onunla geçtim. Anlam dolu bir gündü. Hayalime ilk düştüğü yerlerde onunla olmak… düşten güzel bir gerçekti.

Günün sonunda bakıyorum da Sevgili Günlük, neredeyse ilk kez bir şeylerden şikâyet etmediğim bir sohbetimiz oldu. O işte… girdiği kalbi güzelleştirdiği gibi, günleri de güzelleştirdi.

Servet Eren

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.