Sabahattin Ali ile Orhan Veli’nin Şiir Görüşündeki Benzerlik

Türk edebiyatında Sabahattin Ali ve Orhan Veli farklı alanlarda tanınırlık kazanmış olsa da ikisinin de benzer bir tutum içerisine girdiği bir konu olmuştur. Orhan Veli şair olarak tanınmaktadır. Sabahattin Ali’nin ön plana çıktığı alanlar ise daha çok, öykü ve romandır. Fakat Sabahattin Ali, edebiyata şiirle girmiştir.

Orhan Veli Kanık, Garip akımının öncüsü ve temsilcisidir. Saf şiir anlayışının hakim olduğu bir dönemde arkadaşları Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte bu akımı kurarak bambaşka bir sayfa açmıştır edebiyatımızda. Şiirin olmazsa olmazı olarak görülen kafiyeyi şiirine almayan şair, şiirin bunlardan ibaret olmadığını ve bir şiir yazmanın ön koşulu olarak kafiye yapmanın gerekmediğini ifade etmiştir. O zamanlarda böyle düşünenin bir tek Orhan Veli olduğu bilinmektedir fakat bu yanlıştır çünkü Sabahattin Ali de şiirde kafiye konusunda Orhan Veli ile aynı fikirdedir.

Edebiyata şiirle giren, ağzı ilk şiirden yanan ve belki de yazarlık hayatının devamında şiirle arasına bu yüzden mesafe koyan Sabahattin Ali, tam da Garip akımının önsözünün yazıldığı dönemde verdiği bir röportajda şiirde kafiyenin yerine değinmiş ve görüşlerini dile getirmiştir. Sabahattin Ali, “Kafiye üzerinde ısrar edilmesinin sebebini anlayamıyorum. Dünya edebiyatında yer tutmuş büyük şiirlerin çoğunda kafiye yoktur. Ne Homer’de, ne Dante’nin İlahi Komedi’sinde kafiyeye rastlanır. Bunlar da şiir için kafiye zarureti olmadığını gösterir.” ifadelerini kullanmıştır. Sabahattin Ali kafiye hakkında ne düşünüyorsa vezin hakkında da aynı düşüncededir. Bir şiirin başarılı olmasının ya da bir şairin büyük şair olmasının bir gereği olarak görmemektedir vezni. Bununla ilgili de şunu söylemiştir: “Eski ve bilhassa yeni şairlerden ekserisi, bütün dünyada ve bu arada bizde birçok şair, vezinsiz şiirleriyle şairliklerini kabul ettirmişlerdir.”

Garip akımının da genel felsefesi budur. Sabahattin Ali ve Orhan Veli’nin şiir görüşündeki benzerlik bu noktada kendini göstermektedir. Orhan Veli Kanık da ilk dönem şiirlerini saymaz ve Garip dönemi şiirlerini hesaba alırsak çoğu şiirini vezinsiz ve kafiyesiz yazmıştır çünkü Orhan Veli, şiirin belli kalıplara sığdırılamayacak kadar güçlü ve yoğun bir şey olduğunu düşünmüştür. Şiir, şiirdir. Herhangi bir şarta tabi değildir. Ona göre vezinsiz ve kafiyesiz şiir, şairi güçlüğü doğrudan doğruya şiirde arama durumuna itmektedir. Bu da şiirin çevresini genişletmektedir. Orhan Veli’nin bir yerde asıl derdi, kafiyeyi marifet sananlarladır. Orhan Veli bu konuyla alakalı:

“Vezin ve kafiye şiirde bir ahenk unsuru olarak mevcutsa kalkması lazımdır. Çünkü ahenk gibi tatsız ve şiir için gayrimeşru olan bir hususiyeti vezin ve kafiye gibi çocukça usullerle elde etmeye kalkışmak, şair denilen mahluku son derece basit ve son derece bayağı bir insan haline koyar.”

Bu söylemlerden anlaşılıyor ki, Sabahattin Ali ve Orhan Veli iyi bir şiirde vezin ile kafiyenin şart olmadığını düşünmektedir. Sabahattin Ali pek çok şiirinde kafiye kullanmıştır. Ancak onun asıl derdi bunun bir mecburiyet olmadığıdır. O, vezin ve kafiyenin şiirde olması zorunluluğunun tartışılmasını bile eleştirirken, Orhan Veli de vezin ve kafiye ile ahenk sağlamaya çalışmanın çocukça olduğunu ifade etmektedir.

Her iki sanatçının da toplumsal duyarlılığı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Sabahattin Ali, şiirde mantık ve mananın önemli olduğunun altını çizerek, şairin hiç olmazsa iki kişinin anlayabileceği cinsten bir hisse tercüman olması gerektiğini ve ancak bu şekilde sosyal bir iş yapmış olabileceğini söylemiştir. Orhan Veli anlam üzerinden gitmese de sanatın, sanat için mi yoksa cemiyet için mi olması gerekir sorusuna, “Her şey cemiyet içindir, sanat da. Ama sanat olması da şart.” demiştir.

Türk edebiyatının iki büyük ustası Sabahattin Ali ve Orhan Veli, şiirde benzer düşünceleri benimsemiştir. Bu durum, özellikle de bu şiir görüşünün sadece Orhan Veli’nin Garip akımıyla geldiği kalıbının da genişlemesini sağladığı gibi, aynı zamanda dönemin önemli bir sanatçısının eleştirip yok saymak yerine savunabildiğini göstermesi bakımından da önem teşkil etmektedir.

Agâh Ensar Can

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.