Bulut Ekspresi: Sait Faik ve Ara Güler’in Fotoğraf Durağı

Bulut Ekspresi geçiyor

Bulut ekspresi geçiyor

Ara’nın Sait Faik’i son görüşünde 

Anılardan yaşlar süzülüyor

Sait, babadan zengindir zengin olmasına da sevmez o şaşaayı şatafatı. Takılmaz öyle fakirlere üstten bakan yerlerde. Zengin dedik demesine ama o halk adamıdır hem de öyle böyle değil babacığım.

Öyküsünde sokaktaki adamı anlatır hep, en savruk dille. Savruk ama bu savrukluk öykülerini önemsemediğinden veya umursamadığından gelmez. O bu savrukluk için çok uğraşır, çalışır. Bilenler bilir Sait Faik öykülerini ezbere bilirdi.

Çok söylenegelmiştir Sait Faik iyi adamdır, hoş adamdır fakat biraz kızgın ve ters adamdır diye.

Öyledir de ters adamdır, çabuk sinirlenir, kalabalıktan hoşlanmaz ve tanımadığı insanlardan kaçardı.

Can çıkar huy çıkmaz derler doğru mu derler bilmem ama anı bilirim; Sait ile ilgili.

Sait Faik hastalığının ilerlemesi nedeniyle hastaneye yatırılmış, Şişli’ye yakın Bulgar Konağı’nın karşısındaki köşede iki katlı beyaz büyük bir binaya. O zamanlar o binanın adı Marmara Kliniği’ymiş. Bugün Kent Sineması var orada. İşte bir gün Sait’i görmeye en eski dostu Arad gitmek istiyormuş fakat her nedense yalnız gitmekten çekiniyormuş. Ara Güler’e birlikte gidelim demiş ve gitmişler. Oysa Ara Güler çok çekinceli, endişeli ve korku doluymuş. Neden mi? Bilenler bilir, Ara güler fotoğraf makinesini hiç elinden düşürmez. Hal böyle olunca Ara Güler’le birlikte fotoğraf makinesi de Sait Faik’i ziyaret gitmiş olmuş. Ama Sait ters adam dedik ya bu durumdan çok çekinceli Ara Güler. Ya fotoğraf makinesini görürse… Bu anının devamını Ara Güler’den dinlemelisiniz:

Yatmakta olduğu ikinci kattaki odaya korkuyla girdim. Her şeyden önce fotoğraf makinemi görmesini istemiyordum. Halsizdi, yatıyordu. Bize bakıyor ama pek az konuşuyordu. Arad Cağaloğlu’ndan haberler veriyor, dedikodu yapıyor, hoş şeyler anlatmaya çabalıyordu. Sait’in gözü bir ara bana takıldı ve yanımda duran fotoğraf makinesini gördü.

-Ulan gebereceğiz diye fotoğrafımı mı çekmeye geldin? dedi.

Fotoğraf çekmek… Tabii ben bunu hiç yapamadım o gün. Şimdi anımsıyorum, her tarafı yağlıboyayla boyanmış bembeyaz bir odaydı. Onu son gördüğüm oda. Ama tüm beyazlığına karşın loştu.

O günden bugüne Şişli’ye çok yolum düşer. Otomatik olarak o tarafa bakar, Marmara Kliniği’ni ararım. Yoktur Marmara Kliniği. Bu bembeyaz loş oda da yoktur. Sait de yoktur…”

Ara Güler 17 Ekim 2018 yılında kuş oldu, bulutların ardına geçti; anıları bulut ekspresine bindi. Bilmem, sormaya fırsatım olmadı hiç. O günden başka fotoğraf çekemediği gün var mıdır? Fakat ne zaman bu anıyı anımsasam gözlerime toz kaçar.

Ara Güler’i çok geç tanıdım, sanatın ve sanatçının değerini hep eksik tarttım. Bilmedim neye değer vereceğimi. Bu durak azcık hüzün koktu sanıyorum. Oysa hep gülümseten anılar yazmak istemiştim…

Eyüp Saka

KAYNAKÇA:

Güler, Ara, Bir Devir Böyle Geçti Kalanlara Selam Olsun, Ana Yayıncılık, İstanbul, Aralık 1994. (Derleyen Adil İzci)

Abasıyanık, Sait Faik, Şahmerdan, Türkiye İş Bankası, İstanbul, 2020 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.