Küçük İnsanlar

İnsan çocukken hep büyümek ister… Büyüyünce de daha da büyüyebilmek için bir şeyler başarmak. Hatta bu ‘bir şeyleri’ başardığında tatmin olmaz birçok insan ve daha da başarılı olmak için daha çok büyümek ister. Her birimizin başarmak istedikleri farklı bu hayatta fakat büyümeye olan merakımız aynı diyebiliriz. Tarih isminin önüne ‘Büyük’ eklenen insanlarla dolu. 

Geçmişten bugüne baktığımızda “nereden nereye” dedirtecek kadar çok şeyler başarmışız birçoğumuz fakat hâlâ tatmin olamamışız. Hâlâ bir arayış içindeyiz. Daha büyük daha üstün bir varlık olmak için bilimin her dalında çeşitli araştırmalar yapılıyor. Oysa ne kadar küçük olduğumuzu anlamak için insana uzay bilimi yeterli. 

Bizler, Dünya’da tek olduğumuzu düşünebiliriz, ancak yaşamın olabileceği dünya büyüklüğünde 40 milyar gezegen daha var. Gezegenimiz evrende bir toz parçacığı ve biz… biz o toz parçacığın üzerinde yaşayan 7,83 milyar mini minnacık insancıklarız. 

Zaman zaman her birimiz kibrimize yenilip kendimizi büyük görsek de aslında ne kadar da küçüğüz değil mi? Ya da evren ne kadar büyük demek daha mı doğru? 

Geceleri yıldızları seyretmeye doyamadığımız gök o kadar büyük ki bunu sınırlandırmak için “gözlemlenebilir evren” diye bir terim kullanıyoruz. Bu, Dünya’yı merkeze alıp herhangi bir yöne doğru baktığımızda, teorik olarak görebileceğimiz en uzak mesafenin oluşturduğu küredir. Yani bu aslında sadece bizim görebildiğimiz kadarıdır. Evrendeki her nokta kendi gözlemlenebilir evrenine sahiptir. 

Bu gözlemlenebilir evrenin yarıçapı ise son hesaplamalara göre ortalama 13.8 milyar ışık yılı büyüklüğündedir. Ötesi bizim için sonsuz karanlıkken, evrenin, sürekli genişliyor olduğu gerçeğinden ötürü, görebildiğimizden daha da büyük olduğunu biliyoruz. Mesela Dünya’dan 46,5 milyar ışık yılı uzaklığındaki bir gökadayı görebiliyoruz çünkü ışığını yaymaya başladığında bizden sadece 13,8 milyar ışık yılı uzaklığındaydı. Bu da gözlemlenebilir evrenin çapını 93 milyar ışık yılı yapıyor. Bu arada 1 ışık yılı 9,46 trilyon kilometre. 

“Yeter ama beynim yandı!” diyorsanız bence de yeter. Sizleri bu bilimsel bilgilerle daha fazla sıkmayacağım. Gözlemlenebilir evrenin çapını kafadan hesaplamaya çalıştım… olmadı. Aramızdaki matematik dehaları şüphesiz 93 milyar ışık yılının kaç kilometre olması gerektiğini hesaplayabilir ama ben yapamadım. Hesap makinemden çıkan sonucun da ne kadar büyük olduğunu kavrayamadım açıkçası. Harflerle her zaman daha çok haşır neşir olmuşumdur. İşte tam da bu yüzden hesaplamayı bırakıp hesaplayamadığımı yazmaya karar verdim.  

Evren hayallerimizin ötesinde bir büyüklükte ve biz… daha doğrusu ben bunu kavrayamayacak kadar küçüğüm. Bu küçüklüğümü fark ettiğimden beri çok da rahatım doğrusu. Değiştiremediğim gerçekler için kafa yorup durmuyorum, ben küçüğüm deyip geçiyorum mesela.

Şu küçücük aklımda düşüncelerimi meşgul eden tek bir soru kaldı büyüklüğe dair o da şu: “Eğer gözlemlenebilir evren kavrayamadığım kadar büyükse kim bilir gözlemlenemeyen evrenin tamamı ne kadar büyük?”

Peki, ya onu ve bizi yaratan?

Hatice Işıktaş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.