Çekmece

Ne kadar doğru bilemem ama rüya gördüğünüz sırada ayaklarınıza bakarsanız tam olarak hiçbir zaman göremezmişsiniz. İnsan beyni için fazla kompleks bir yapıymış… Her zaman bu bilgi bana ilginç gelmişti, ilk duyduğumda da sahip olduğumuz bir şeyi bilinçaltımızdan çıkaramamamızı komik bulmuştum. Elinde olan bir şeyi gösterirken nasıl zorlanabilirdin ki? Onca sene gözlemlediğin, istemsizce farkındalığını duyduğun bir şeyi sekiz saatliğine nasıl unutabilir insan? Kasım soğukları geldiğinde işte, anladım o zaman nasıl unuttuğunu. Soğuğun bir kokusu var sanki, insanların üzerine siniyor, doğayla bütünleşiyor. Bu hissi tadabilmek için dışarı çıktığım bir gün, saat üçte burnuma dolan soğuğun kokusunun üzerimde gereksiz nostaljik bir etkisi vardı. Bilemiyorum ne olduğunu, küçükken geç döndüğümüz misafirlikler gibi kokuyordu, ortaokulda ilk kulüp saatinde dışarı çıktığım an gibi, sabah arabaya koşarken burnumu yakan hisle beraber dilimin üzerindeki demir tadının çözüldüğü o durum gibi kokuyordu. Eğer zamanın bir kokusu olsaydı, işte tam olarak o gün dışarı adımımı attığımda hissettiğim koku olurdu. Şuursuzca yazılmış bir zaman senfonisi gibiydi suratıma çarpan sert soğuk. Bu kadar çok şey hissettirebileceğini bilmiyordum bu yaptığımın, rahatsız olmaz mısınız birden bu kadar fazla hisle dolmaktan? Geriye ittiğiniz birkaç gıcırdayan çekmece yerlerine oturmadığını belirtmek için kulaklarınızı tırmalayan acı bir ses çıkarmıyor mu bu gibi durumlarla yüzleşmek zorunda kaldığınızda? Şahsen ben pek bir rahatsız oldum bu durumdan, iyice kapadım çekmecelerimi, rayına oturtamadım belki ama yamuk da görünse kapadım hepsini, hepsine kilitler taktım ama anahtarsız bıraktım. Ya bir gün kendim açmak istersem? Asla nostaljik bir kokunun açamayacağı kadar güvendeler şimdi, soğukla yüzleşince ona tehditkar kilitleriyle baş tutuyorlar. Fakat her elimi değdirdiğimde şimdi kulplarına çekmecelerin, açamıyorum ben de. Kilitli olmadıklarını biliyorum ama kollarım o kadar zayıf, düşüncelerim o kadar güçsüz ki, bir zamanlar var gücümle kapadığım o çekmeceleri şimdi kendime çekemiyorum. Ellerimden kayıp gidiyor kulplar, uzanmaya çalışıyorum yapamıyorum bu zaman senfonisinin içinde belli belirsiz bir sus işaretine dönüşüyorum kimse tarafından okunmuyorum o sessizlikte boğulup gidiyorum sanki. İnanın hatırlamıyorum en son ne zaman bir notaya denk geldiğimi hep o sayfaların, satırların arasından bakıyorum gözlerim hiçbir notaya çarpmıyor, zamanla harmanlanmayı beklerken her geçen dakika içinde yitip gidiyorum. Kimim ben? Hayır, hayır. Yanlış oldu. Kimdim ben?

Kulaklarımı dayayıp dinlediğim duvarların arkasında hep kendi elimi bulurdum, kendi anılarımı bulurdum, bu yüzden suçlu hissetmezdim kulak kabartıyorum diye. Şimdi boş bir odanın arada bir dökülen sıvalarla yarattığı yankıları duyuyorum. Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum. Elimi her yazı yazmaya attığımda o duvarın arkasında kendimi bulana kadar devam ediyorum. Bazen o kadar yoruluyor ki dirseklerim, bırakmak istiyorum. Cidden bırakmak istiyorum ama yazmayı bırakırsam karşımda kimsenin olmayacağını biliyorum. Hep biliyordum kimsenin olmadığını ama zamanı bestelemek yaramıyor artık bana. Harfleri besteliyorum, yeterince yazarsam belki bir gün o kadar fazla kelime o kadar fazla harf dökerim ki yazılarıma, kendimi onlardan birinin içinde bulurum diye bekliyorum. Aynı bulutları bir şeylere benzetmeye çalışmak gibi. Yolculukta dostum olan beyaz kütleler hiçbir zaman bir ejderha değildi ya da bir kedi, kuş… Bunun gibi çocuksu bir uğraşın içerisindeyim işte. Başa dönüp dönüp okurken yazdıklarımı harflerin arasına sıkışmış mıyım diye bakıyorum. Ne zaman ki kalbim yavaşlıyor yazılarıma baktığımda, işte o an. İşte o an çok değerli benim için. Soğuğun bana nostaljik hissettirdiğinden bahsetmiştim hatırlıyor musunuz, kalbim yavaşladığında nostaljiden sıyrıldığımı hissediyorum. Yazmam yavaşlıyor, kelimeler diniyor.

Öyküm Gelen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.