Kendimiz Olabilmek

Sosyal medyada, gelişim kitaplarında ve okullarda –en çok okullarda– duyarız bu sözü. Kendini gerçekleştirmenin ilk adımı olan kendin olmak, niye bize bir şiir, bir türkü gibi sürekli söylenir? Bizim kendimizi tanımaya başlamaya zamanlarında bunu söyleyerek ne elde edilmek amaçlanıyor? Daha bu sözcük öbeğinin anlamını kavrayamadığımız bir dönemde bu sözcüğü bizim yaşamımıza pompalanmasının bizi içine düşürdüğü ruh durumunu bilen, önemseyen var mı?

Kendimiz olabilmek, neden bu kadar önemli? Bu yaşam çarkında bir yer edinebilmekken tüm mesele kendimiz olmaya çalışarak ne kazanıyoruz?

Bir kişinin yeteneğini yaklaşık olarak on üç yaşında kendini göstermeye başlıyor, ortamını bulduğu takdirde. Oysa ilgi alanlarımızı daha önceki yaşlardan itibaren oluşturmaya başlıyoruz. Kendin olabilmek, içindeki potansiyeli –yeteneğini– kullanabilmekle alakalı.  Onu kullanabilmek için içimizdeki potansiyeli keşfetmeliyiz. Bunun içinse içimize dönmeliyiz. İlgi alanlarına aykırı bile olsa yeteneğini kabullenerek kendin olabilirsin. Ya yeteneğin değerli(!) bir mesleğe kapı aralamıyorsa… O zamanda geçerli oluyor mu kendin olmak?

Yaşamın bize getirdikleri ve bizim dışımızdaki algılarla karşı karşıya kalmak kendimiz olabilmemiz önünde en büyük engel. Git gide ağırlaşan yaşam şartları da buna eklenince kendimizi keşfetme dönemimizde kendimizi keşfedemiyor, kendimiz olmayı kaçırıyoruz. Sonrasında yaşam dertleri ile boğuşmaya başlıyor, kendimizin ne olduğunu dair hiçbir düşünce yer edinemiyor kafamızda. Yani içimizdeki potansiyel ortaya çıkacak ortamı bulamıyor ve içimizde kalarak bizimle birlikte yitip gidiyor.

O yaşlarda bunun farkında değildim. Hoş farkında olsaydım da ne değişirdi emin değilim ama bugünden düne bakarsam –ki ben bunu çok sık yaparım– yeteneğimin üstüne gitmek isterdim. En azından denemek… Artık imkanlarımın olmamasından yakınma bahanesini geride bırakarak yapıyorum bunu hem de. Kötü bir okulda okuduğumu ve çok iyi şartlara sahip değildim fakat okul dışında bana verilen zamanda kendim için ne yaptım? İmkanları zorladım mı mesela? Arayışım için mücadele ettim mi? Bu soruların cevabını bahanelere sığınmadan veremiyorum kendime ne yazık ki. Bunu kendimi keşfedeceğim yıllarda yapmamış olsam da fark ettim ki bugün kendim olabilmek için geç değil. –En azından denemek için.– Anladım ki insan kendi olmayı istediği ölçüde bunu başarıyor.

Sabahattin Orhan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.