Küçük Kızım

Özlemim, kaderime boyun eğmişçesine bir volkanın patlaması gibi her an gözyaşları ile patlayacak. Ruhum öylesine üzgün ki, özlemden başka düşündüğü bir şey yok. Bu durumu ne kadar sevmese de yaşamak zorunda kalıyor. Yaşamaya ondan beri ara verdim. İşe bir süredir gitmiyorum, evim darmadağınık. Kimseyle konuşmuyor, telefonu elime almıyorum. Doğru dürüst yemek yemiyorum, yemek yemek ancak açlıktan dolayı hastanelik olacak kadar kötü olduğumda aklıma geliyor. Üzüntüden inanılmaz bir şekilde kilo verdim. Böyle giderse hasta olabileceğimi bildiğim hâlde umursamıyordum.


Ruhumun üzgünlüğü bana da bulaşmış bir şekilde iskele tarafında uzunca gözüken denize bakıyorum. Aklım, bomboş. Denize öylesine dalmış, dünyadan kopmuştum. Elimde olmayan sebeplerden dolayı oluşan özlem duygum bir süredir beni bu hâle getiriyor. Unutkanlık, ağlama krizleri, bomboş bakan gözler… Her birini yaşadığımda paramparça oluyorum. Kalbim, kırılmış bir bardak gibi küçücük can yakan parçalara ayrılıyor.


Bilmiyorum ki, bu durum ne kadar devam edecek. Onunla geçirdiğim onca yılı sindirip bir daha olmayacağını kabullenmek… Aklıma geldikçe istemsizce gözümden bir yaş süzülüyordu. Yaralı kalbimi her daim yanımda olarak sardı, iyileştirdi. Sayesinde sorunlarım her geçen gün azaldı, onlarla başa çıkmak için daha güçlü oldum. Yaşama sebebim hâline geldi. Bir nevi kurtarıcım oldu.


Benden ayrılacağını yaşamının son zamanlarında hissettiğini biliyordum. Bakışları, konuşması hepsi daha hüzünlü bir hâl almıştı. Tanrım… Ama ben farkında bile değildim. Tek düşündüğüm biraz olsun iyileşme gösterip yeniden ayağa kalkabilmesiydi. Bunun olması için her şeyimi verirdim. Küçücük kalbiyle oluşturduğu dünyamda bir tek o vardı.


Küçük kızım… Benimle geçirdiğin altı yıl için ne desem az kalacak. Sevgini, gülümsemeni, tatlı konuşmalarını yaşamım boyunca asla unutmayacağım. Birlikte yaşamamız gereken onca olay varken hastalığına yenik düşsen de yaşamak istediklerini senin yerine ben yaşayacağım. Senin için gezecek, senin için kendime iyi bakacak, senin için hayatı yaşayacağım. Ama bir süre bana izin ver olur mu? Neredeyse her gün geldiğimiz bu denize bakarak kendimi toparlamama izin ver. Bırak, biraz özlemim beni bitirsin, uzunca bir zaman yastığına sarılarak gözyaşı dökeyim. Küçücük giysilerini ellerime alıp kokunu uzunca içime çekeyim. Kendime gelmem için gerekli olacak.
Ruhumun sükûneti geri gelene, özlemim anılara dönüşene dek beni affet…

Ece Bozkurt

One thought

  1. bir insanın evladına olan sevgisi ve ona olan özlemi ancak bu kadar güzel anlatılabilir.
    benim temennim her daim şu olmuştur rabbim insanı evlat acısı ile sınamasın evladım yok ama evlat acısı çeken ailelerin neler hissettiklerini gayet iyi anlayabiliyorum.
    tekrar söylüyorum rabbim hiçbir anne babayı evlat acısı ile sınamasın

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.