Bir Sırrın Son Günü

O akşamın sabaha vardığı vakitte sevdiğim bu şehri terk ederken senden ve yaptığın o iğrençlikten kurtulabileceğimi sanmıştım. Ne yanılgı! İnsan kafasını kesip atmadıkça gittiği her yere yüklerini de beraberinde götürüyor. Haykıramadığın her şey günbegün üst üste atılan düğümler gibi seni kuşatıyor. Bu ayrılık, tarifsiz bir yalnızlığın, kurumanın ruhuma sindiği kurtuluşu olmayan bir izdi yalnızca. Ne var ki beni kurtaramadı.

Nasıl geçer yoksunluklar? Nasıl başlar yeniden tutkular? Nasıl bulunur o çocuk saflığı bir kez daha? Bizi zaman eritti. Kuşkuyla baktığım gelecek hâlâ orada duruyor, biliyorum. Devam edeceğim yolun zırhlı kapıları nasıl açılır bu bir muamma işte. Bilmediklerimle yaşamak artık ağır geliyor.

Hap Çocuk

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.