Bir Postacının Hikâyesi: IL POSTINA

Postacı (film, 1994) - Vikipedi

IL POSTINA (POSTACI)  1994 yapımı İtalyan filmidir. İngiliz yönetmen Michael Radford’un yönettiği filmin senaryosu Anna Pavignano, Michael Radford, Furio Scarpelli, Giacomo Scarpelli ve filmin başrol oyuncusu Massimo Troisi tarafından Antonio Skármeta’nın Ardiente Paciencia (Türkçeye önce Ateşli Sabır Adıyla sonra Neruda’nın Postacısı adıyla çevrilen) eserinden uyarlanarak yazılmıştır.

Bir savaşçının, kahramanın, efsanenin, aydının, yazarın şairin değil, sadece okuma yazma bilen ve baba mesleği olan balıkçılığı yapmak istemeyen bir adamın biyografik filmi.

İtalya’nın küçük bir adasında geçen filmin ana karakteri Mario balıkçılık mesleğini yapmak istemeyip Amerika’ya göç etmek istiyor. Artık yaşlanmış olan babası bu isteği geri çevirip artık büyüdüğünü ve istediği yere tek başına gidebileceğini söylüyor. Mario ne yapıyor? Gitmiyor. Sonraki gün bir haber ile dünyaca ünlü şair Pablo Neruda’nın yaşadığı bu küçük adaya sürgüne geldiğini öğrenirken Mario’yu ilgilendiren Neruda’nın adaya gelmesi değil, sayısız kadın hayranının bulunması.

Mario işsiz güçsüz devam edemeyeceğinin bilinciyle gezerken bir iş ilanı görüyor. Bisikletli postacı aranıyordur. Mario tereddütlerine rağmen işe başvurur ve hemen kabul edilir. Zaten küçük bir adadır burası ve pek okuma yazma bilen yoktur. Üstelik adaya gelen postalar hep tek kişi adına gelmektedir: Pablo Neruda.

Ertesi gün işe başlayan Mario, Neruda’ya her gün postalar götürmeye başlar. Ama aklı karışık Mario kadınları etkileyebilmek ve Neruda’nın kendisinin dostu olduğunu söyleyebilmek için ona kitap imzalatır. Fakat imza istediği gibi değildir. Hayal kırıklığı yaşasa da Mario, Neruda’yla olan iletişimini koparmak niyetinde değildir. Sonraki gelişinde Neruda’ya şair olabilmek istediğini söyleyince iş bir usta-çırak ilişkisine doğru evrilir. Mario’nun öğrenmesi gereken ilk şey mecaz’dır.

Mario sürekli şiir yazmaya çalışıyor, bir türlü başaramıyordur. Bu başarısızlıklar devam ederken adanın en güzel kızı ile karşılaşır: Beatrice.

Bir hastalığa, aşk’a yakalanan Mario soluğu Neruda’nın yanında alır. Hem ne yapacağını bilemez hem de bir isteği vardır ondan.

– Ben onu tanımıyorum bile! Bir şair kendisine ilham veren nesneyi tanımak zorumdadır! Yoktan bir şey yaratamam!

Il Postino: The Postman : The Oscar Favorite | Pablo neruda, Sinema, Film

Mario, Neruda’dan Beatrice için bir şiir yazmasını istemiş ve ummadığı bir cevapla karşılaşmıştır.  İkili arasındaki bu hafif gerginlik sonunda hayal kırıklığına uğrayan Mario, Beatrice için uğraşır durur fakat bir türlü başarılı olamaz. Başarılı olamayınca Neruda’nın şiir kitabından bir şiir aşırır ve Beatrice’ye verir. Beatrice’nin komünistlerden nefret eden ve onları tehlikeli bulan halası şiiri çekip alır Beatrice’den. Şiir dönüp dolaşıp Neruda’nın eline gelir. Neruda kızar ama beklemediği bir cevap alır Mairio’dan.

– Sana kitaplarımı verdim ama şiirlerimi çalıp kullanmana izin vermedim. Hele Matilda için yazdığım şiiri Beatrice’ye vermiş olduğunu düşünürsen…

+ Şiir onu yazana ait değil, ona ihtiyacı olana aittir.

Bir efsane replik haline dönüşen bu cümlenin doğruluk payı ne kadardır? Hep kafamı kurcalayıp duruyor.

İkili arasındaki ilişki kopmadan devam ederken usta-çırak ilişkisi de devam ediyordur.  Mario, Neruda’dan ikinci dersini de almıştır: Ritim. Sıradaki ders ne olacak iye düşünürken bir ters köşe gelir karşımıza. Bir gün Neruda takıldığı bir yerde Mario’ya bir soru sorar:

– Ağlar neye benzer? Mario bir sıfata ihtiyacım var.

+ Ağlar mı? Hangi ağlar? Balık ağları mı?

– Evet.

+ Kederli.

7.oda: Postacı / Il Postino

Bu cümle pek çok şey anlatmıyor mu bize? Mecazın insanların içinde, dilinde ve hayatının bir parçası olduğunu ve aslen edebiyatın, şiirin insana insanı attığını düşündürmüyor mu?

Mario, Beatrice ile evlendiği gün Neruda’ya sürgünün kalkığı haberi ulaşır. Af ile memleketine dönerken Neruda, Mario dostluklarının devam edeceğinin, mektuplaşacaklarının hayalini kurar. Hayalini kurar çünkü gidiş o gidiş. Röportaj verirken bile Neruda adadaki dostlarından bahsetmez. Herkes ümidi kesmiştir Neruda’nın onları hatırladığından fakat bir kişi hariç. Mario ustasının iyi bir öğrencisi olmaya çalışarak geçirmeye karar verir hayatını ve ustasının izinden yürür.

Aradan beş yıl geçer ve herkesin unuttuğu bir anda Neruda adaya gelir. Peki ya ada bıraktığı gibi midir? Bunu filmi izleyenlerle aramızda bir sır olarak tutalım.

Yalnız şunu söylemeden geçmeyelim. Mario bir şiir yazmıştır. Neruda’ya ithafen…                   

Eyüp Saka

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.