Günün Sonunda | 17.Gün

17.Gün

31.03.2021

Sevgili Günlük!

Bugün seninle 17.günümüz. Laf aramızda, 17 en sevdiğim sayıdır. Özel bir anlamı yok ama sayıların da bir görünümü vardır ya, 17 çok asil geliyor gözüme. Kuran kursuna gittiğim yıllarda ayakkabılarımı da hep 17 numaralı ayakkabı dolabına koyardım. Pandemi nedeniyle uzun zamandır cami içine girmiyorum. Girdiğim zamanlarda da özellikle 17’yi kollardım, evet biraz manyak olduğum doğrudur.

Geçen gün enteresan bir şey oldu. Bir yayınevinden teklif aldım. Yazdıklarımla ilgilendiklerini ve görüşmek istediklerini söylediler ama çok sevinemedim ben buna. Yani tek sevindiğim böyle bir mesaj almam oldu. Zira yayınevi hayatımda hiç duymadığım, sosyal medya hesabı bile olmayan, sitesinde de birkaç tane bilinmedik kitaplar bulunduran bir yayıneviydi. Dolandırıcı olma ihtimalleri bile var anlayacağın. Bana yine hüsran.

2018 hayatımda dönüm noktası olan bir yıl. Bağlı olduğum kuşağın diğer yazarları “Amanın etkileşim kaçacak!” telaşıyla sosyal medyada hikâye paylaşır gibi kitap çıkarırken ben yerim garanti olan yayınevinden fesih istemiştim. O tarihten sonra hiçbir yayıneviyle görüşmediğim gibi, kimseden de bir teklif almadım. Bu ilkti anlayacağın. O da patlak çıktı zaten.

Kitap bastırmak gibi bir hayalim uzun zamandır yok. Sadece iyi yazmak ve iyi bir yazar olmak için uğraşıyorum. Tabii vitrine çıkmak da istemeyeceğim bir şey değil ama zamanı geldi mi emin değilim.

Hafta sonu yaklaşıyor. Geçtiğimiz ay düşüncesizce alınmış bir normalleşme kararı bu ay yine bozuldu. Memleket tımarhaneye döndüğü gibi, alınan tüm kararlar da yalama oldu iyice. Geçtiğimiz ay bir gökkuşağını andıran memleketimiz el birliğiyle kıpkırmızı, bir ay yıldız eksik. Ne diyeyim! Bir sonraki kongreye kadar evde oturmaya devam edeceğiz.

Bazen çok moralim bozuluyor. Neden diye soruyorum. 1 yıldır neden evdeyim, neden altı boş kurallara uyuyorum çünkü görüyorum ki her şey boşuna. Kuralları koyanlar bile fedakarlıktan kaçınmazken ben kendi kendime evcilik oynuyorum.

Bugün akşamüstü uzun zamandır devam edemediğim romanıma devam etmek için bir iştah geldi. Karakterleri kafamdan geçirip “Evet beyler nerede kalmıştık?” demeye bile varmadı dilim. Zaman girdi epey araya. Biraz mahcubum onlara.

Neticede yazamadım ama yazamadığımdan değil. Kız arkadaşımla 2018 yılında yazıp bıraktığım başka bir roman üzerine konuşmaya başladık. Uzun zamandır tek öykü yazmayan ben ikisini de bir arada götürme cesaretine eriştim bir anda. Dedim ya uzun zamandır ciddi şeyler yazıyorum diye, bir süre ciddiyetten uzak yaşayacağım. Neyse ki bu iki roman da ciddiyetten uzakta geçiyor.

2018 yılının güzel başlangıçları oldu Sevgili Günlük. Günün sonunda bu başlangıçları tek tek nihayete erdirmeye karar verdim. Aldığım kararın gölgesinde farklı uğraşların altında kalan bu başlangıçlara bir devamlılık ve son borçluyum ama borçlu olduğum için değil, ihtiyaç duyduğum için istiyorum. İnşallah.

Servet Eren

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.