Hayretler İçinde Bir Film: Azizler

Taylan Biraderler olarak bilinen Yağmur Taylan ve Durul Taylan imzalı Azizler filmi geçtiğimiz günlerde Netflix’te izleyiciyle buluştu. Engin Günaydın, Haluk Bilginer, Binnur Kaya, Öner Erkan ve Fatih Artman gibi yıldız isimleri bir araya getiren film aynı zamanda Bergüzar Korel, Halit Ergenç ve Okan Yalabık gibi oyuncuları da konuk ediyor.

Azizler filmi; ablasının, eşi ve sorunlu çocuğuyla beraber devamlı misafir olarak evine gelmesiyle düzeni bozulan Aziz’in hikâyesini anlatmakta. Bu sorunlu akrabalar nedeniyle belki de hayatta en kolay şeylerden biri olan yalnızlığını kaybediyor Aziz ve film boyunca onun yalnız kalarak bir nefes alabilme çabasını izliyoruz. Her şeye rağmen Aziz karakterini oynayan Engin Günaydın’ı seyretmek çok keyifliydi. Kendisini daha fazla projede görmek istiyoruz diyecekken aklıma Haluk Bilginer geliyor ve beni bir hüzün sarıyor. Haluk Bilginer gerçekten çok büyük oyuncu. Oyunculuğunu tartışacak bir hak tanımadan oynuyor rolünü ancak son zamanlarda oynadığı yapımlar – evet yapım(lar)- gerçekten insanı hayrete düşürüyor.

Filmin bir diğer başrolü Haluk Bilginer’in canlandırdığı Erbil karakteri. Aslında filme başladığınızda isminden de hareketle tüm hikâyenin Aziz karakteri etrafında döneceğini düşünüyorsunuz. Öyle de oluyor ama bazı yerlerde Erbil ve hikâyesi öyle bir yer kaplıyor ki, Erbil de ana karakter oluyor birden bire.

Erbil karakteri güzel yazılmış, hayattan çok almış ama çok da vermiş biri. Eşini kaybettikten sonra uzun yıllar bir başına yaşamış, yalnızlıktan bunalmış, deyim yerindeyse kafayı sıyırmış gerçekçi bir karakter. Onun dramı, hayat içindeki çabası ve umutsuzca pes edişi izleyiciye geçiyor. Erbil’in ölen eşini, buzdolabına yapışık fotoğrafında yer yer konuşan Binnur Kaya oynuyor.

Azizler filmini beğenmeniz için filmden ne beklediğiniz önemli. Zira eğer gülmek istiyorsanız bu film sizi pek tatmin etmeyecektir ama “Sonuçta türü komedi olarak verilmiş.” demeyin çünkü film bir komedi filmi değil. Birkaç soğuk şakanın gölgesinde kalan komedi, ara sıra da tatlı bir gülümseyiş olarak dönüyor yalnızca size. Film kara mizah olarak lanse edilse de bana göre kara mizah da değil. Birkaç kara mizah ögesi koymak, filmi tamamen kara mizah yapmıyor maalesef. İrem Sak’ın takılan sevgili performansı alkış gerektirse de hangi amaca hizmet ediyor belli değil. Filmde izleyiciyi güldürmek adına en çok emek harcanmış (!) şey Caner karakterine hayat veren çocuk oyuncu. Filmin tüm komedi ögeleri bu çocuğun olduğu sahnelere serpiştirilmiş ama görülüyor ki başarı elde edilememiş. Caner karakteri sosyal medyada en çok konuşulan karakter oldu filmle ilgili ve oynayan çocuğa atfedilen başarı, yüzlerce alkış aldı. Caner’e gülüp alkış tutanlar “Küfürsüz komedi istiyoruz!” diyenlerle aynı kişiler. Tabii burada asıl endişe verici olan kısım, komedi sağlamak için edilen küfrün bir çocuğun ağzından çıkıyor olması. Sinemada yeni bir soluk mu yoksa?

Caner gibi çocuklar ne yazık ki var ancak filmde bu rahatsız edici bir seviyeye çıkartılarak verilmiş. Yani Caner karakteri, Aziz ve Erbil’in aksine itici gerçekçi bir karakter olarak filmde yer almakta.

Filmin türünü sırtlayan karakterden bahsettikten sonra bir diğer önemli karakter Alp’e gelelim. Alp karakterini oynamak Öner Erkan’a çok yakışmış. Öner Erkan’ın başarılı performansı, Alp’in dramının izleyicide etki bırakmasını sağlıyor. Filmin geneline yayılan yalnızlık temasının son halkası olan Alp de yalnızlıktan sıkıldığı için arkadaşı Aziz’i evine davet etmeye çalışan ama umduğunu bulamayan bir karakter. Filmde çok önemli bir oyuncu daha var ama niye var açıkçası ben anlayamadım. Fatih Artman’ın oyunculuğuna saygı duyuyorum ama bu filmde neden olduğunu gerçekten anlamadım. Genellikle sessiz ve gergin bir şekilde kısa sahnelerini oynayan oyuncunun akılda kalan tek sahnesi, Aziz’le akşam dışarı çıkıp işini halledip sonra hiçbir şey demeden kapıyı suratına kapatması olabilir. Bu sahne filmde en beğendiğim sahne diyebilirim. Absürt ve güzel. Hepimizin içten içe isteyebileceği bir ketumluk. Hayali gerçekçilik diyebiliriz buna da.

Yalnızlığa özlem duyan bir adamla yalnızlıktan kafayı yeme noktasına gelen bir başka adamın hikâyesini anlatan Azizler filminde bakıldığında karakterler iyi yazılmış, özel ve dolu karakterler ama sonuç? Ciddi bir yetersizlik. Karakterlerin yazımına verilen önem senaryoya da verilseydi, film çok başarılı bir drama olabilirdi. Ancak yetersiz bir senaryo ve anlamsız bir komedi çabası, güçlü mesajları gölgede bırakarak bu filmi pandemide vakit geçsin diye izlenebilecek bir film yapmış. Her şeyden biraz var ama hiçbir şey tam değil. Film bittiğinde yaslandığınız yerden kalkıp almanız gereken mesajlara kafa sallayarak hayatınıza devam ediyorsunuz.

Filme puanım, etkileyici gerçekçiliği ve sosyal eleştirisine hürmeten 10/6.

Agâh Ensar Can

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.