Fahim Bey ve Biz Romanında Tutunamama Teması

Tutunamama temalı eserlerde karakterler içine kapanık ve hayalperest olup kurduğu hayallerle avunmaktadırlar. Göstermiş oldukları farklı davranışları ve yer yer dengesizlikleri sebebiyle çevreleri tarafından deli olarak nitelendirilmişlerdir.

Türk edebiyatında tutunamama temasını taşıyan eserlerden biri olan Fahim Bey ve Biz, Abdülhak Şinasi Hisar tarafından kaleme alınmış bir eserdir. Fahim Bey’i, arkadaşının oğlu aracılığıyla tanıdığımız bu roman tutunamama temasını yansıtmaktadır. Fahim Bey yaşantısı, düşünceleri ve hareketleriyle oldukça farklı bir karakterdir. Benimsediği iki felsefeyle de dikkat çekmektedir. Bu felsefeler optizm ve pesimizm felsefeleridir. İki farklı felsefe, iki farklı Fahim Bey’i oluşturmaktadır. Optizm felsefesinde Fahim Bey’e göre hayat toz pembedir ve eğlenceden ibarettir. En büyük güçlükler bile onun için bir eğlencedir. Arkadaşlarıyla Beyoğlu’na çıktığı zamanlarda bu felsefe kendini gösterir. Eğlenceli, komik ve ümitli bir görünümde olan Fahim Bey arkadaşlarını da güldürür. Fakat Beyoğlu dönüşü pesimizm felsefesi kendini göstermektedir. Fahim Bey yine mutsuz, daha da umutsuz ve bitkin bir haldedir. Hayat o noktadan sonra onun için abes ve anlamsızdır. Bu iki felsefe Fahim Bey’in hayatına yön vermektedir. Fahim Bey işte böyledir. Eğlence olduğunda hayat sanki ondan ibaretmiş gibi hissederken bittiğinde yine aynı kötü hayatına geri döner. İsmi bile yanlış olan bir karakter her şeyin alay olduğu, her işin torpille yürüdüğü bir toplumda nasıl tutunabilir?

Fahim Bey maddi açıdan da zorluklar yaşamış ve refaha kavuşamamıştır. Girdiği işlerde dikiş tutturamamış ve her seferinde ezilmiştir. Başkalarını memnun etme isteğine engel olamadığından kendi benliğini unutmuş biridir. Babasının okulunu bitirip iyi maaşlı bir işe girerek kendilerine yük olmayacak kudrete erişme temennisini yerine getirememiştir en başında. O dönemde maaşlı işe girmek oldukça zor olduğundan Bâbıâli’de maaşsız bir işe girmiş ama babasına tam tersini söylemiş, üstüne bir de göstermelik bir konak kiralamıştır. İçine eşya alacak parası olmadığından boş odalarında gezindiği bir konak. Hayatı boyunca kendini aramış ama bir türlü bulamamıştır. Fahim Bey’in esas sıkıntısı, olamamaktır. Hiçbir zaman tam olamamıştır. Tutunamamasının dayanağı da budur, olamamasıdır. Romanda geçen bir alıntı da bunu desteklemektedir:

“Fahim Bey, sırtında açık renk pardösüsü, koltuğunda bir tomar Frenk gazetesi, Babıâli yokuşundan bir aşağı bir yukarı iner, çıkardı. Gene de bir şeyler olmadı gitti.”

Fahim Bey kendi ideal kimliğine erişememiş, çevresinin etkisinde bir Fahim Bey olarak yaşamıştır. Çevresinde yaşayan insanların beğenisini kazanmak için hareket ettikçe kendini ihmal etmiş ve kaybolan benliğine bir daha kavuşamamıştır. Tüm bunların üstüne çevresi tarafından deli olarak nitelendirilmiştir. Onun dengesizlikleri, hayalleri ve tutunamaması yadırganmıştır.

Agâh Ensar Can

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.