Bir Çeşit Adam

Her gün gücünün yettiğince çalışırdı. Ayın sonunu zor getirir, başında bir anda yine zorda kalırdı. Çoğu zaman kurtulmak için alacaklılardan, ölmeyi isterdi ama bu zamanda borçtan kurtulmak için ölüm bile çare değildi. Nasırdan bile çekmedi bu dünyada, borçtan çektiği kadar. Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.

Yıllardır aynı yerde çalışmaktaydı. Değil iş arkadaşları, patronu bile değişmişti de bir o kalmıştı. Çalıştığı firmanın mütevazılıktan zirveye tırmanan tabelasının, bilmediği harflerle değiştirilmesine bile katlanmıştı. Son zamanlarda patronunun isteklerini de az anlamaya başladı. Ağır işittiğinden değil, dilini bilmediğinden. Kendi memleketinde, yaşının yarısını geçirdiği işyerinde Fransız kalmıştı.

Bilmiyor muydu emekli olmayı? Bilirdi elbet ama uzunca sürmesin diye az maaş vererek ölmesini bekleyenlerle, öldürmekle tehdit eden alacaklılar arasında kalmıştı. Eli mahkum çalışacaktı. Hoş, çalışarak da ödenecek değildi de umut tek ekmeğiydi. Ne de olsa fakirdi.

Son zamanlarda birkaç uydum akıllı komşusunun da gazıyla çalışmaktaydı. Emeklilik çare değil, emek vermekse esas çaresizlikti. Tek çaresi emek vermeden bundan önceki verdiklerini tahsil etmekti. Kendini kovdurmaktı niyeti. Birikmiş tazminatıyla borçlarını öder, yüzünü bir kez olsun güldürür, ömründe kaybettiği yolunu bir kez olsun bulurdu ama bu memlekette kovulmak bile çok zordu.

Yılların yorgunluğu vardı. Vücudunun uykuya ihtiyacı vardı. İşyerinin yoğun olduğu bir günde kendine biraz uyku izni verdi. İşyerine birkaç saat geç gitti, mazeret de bildirmedi. Yeni patronu bu konuda pek bir katıydı. Süleyman Efendi, tazminatını almak niyetiyle işyerine gitti ancak karşılaştığı, maaşında miktar kesintisiydi.

O işyerinde boşuna geçmemişti onca yıl. Oranın demirbaşıydı Süleyman Efendi. Onsuz bir iş yürümez, onun olmadığı yerde işten bile söz edilmezdi. Geç gitmesinin faturası o yüzden kabarıktı. Böyle giderse kovduracaktı kendini. Yılmadı ve bu defa da işi ağırdan aldı. Hafta sonuna yetişmesi gereken iş, bir sonraki haftaya sarktı. Sordu, “Kovuyor musunuz?” diye, cevabını diğer çalışanların içinde azarlanarak aldı.

Gel zaman, git zamandı Süleyman Efendi için. Öyle bir kararsızlıktı yaşadığı. İsmini temize mi çıkarsaydı, bile bile üstüne gidip kara listeye bile giremeyecek hale mi soksaydı… Tazminatı tek çıkışıydı. Durmayacaktı, durmadı da.

Baktı ki kendi beceriksizliğiyle beceremeyecekti bu işi, diğer çalışanları yanlış yönlendirmeye girişti. İşler iyice raydan çıkıverdi. Gününde yetişen iş, baştan sona hatalıydı ve sil baştan yapılmalıydı. Ancak müşteri güveni kaybedildi ve iş toptan iptal edildi. Süleyman Efendi’nin işyerini uğrattığı zarar dağlarla denkti. “Kovuyor musunuz?” dediğinde aldığı yanıt, şiddetli bir maaş kesintisiydi.

Kaz gelecek yerden tavuğu esirgemeyen Süleyman Efendi, kuşa talim edecek noktaya gelmişti. O ederdi etmesine de, alacaklılar anlayışlı değildi. Bir gün yine işyerine gittiğinde Süleyman Efendi, sonu başlatan sözleri işitti.

“Yemeği ayrı yiyelim. İşçilerden Serkan ve Namık öksürüyordu. Virüs var belli ki. Bizden uzak olsun.”

“Eve niye göndermiyoruz o zaman?”

“Patron çaktırmayın diyor, işler aksamasın diye.”

Hayatı boyunca doğru zamanda doğru yerde olamadı Süleyman Efendi. Doğruyu da yapamadı. Bir hışımla bastı patronun odasını, saydı ağzına geleni. Ne düzenin içine etmediği kaldı ne de işlerin içine. Geçim derdine de saydırdı, hiçe sayılan canının derdine de. Bir istifa etmediği kaldı, kâr etmedi. İşçisinin derdini de, küfrünü de anlamayan işveren tercümesini öğrenince ücretsiz izne yolladı Süleyman Efendi’yi. Meğer pandemi nedeniyle işçi çıkarmak yasaklanmış. Kiminin yararı, kimine zarar oluyor bu devirde.

Ne umdu ne de buldu hayat boyu Süleyman Efendi. Hayal de kuramadı, güzel bir gerçek de yaşayamadı. Bir çeşit adamdı. Yoksulluk içinde bir başına göçtü gitti. Naaşını alacaklılar buldu. Bir daha da adını anan olmadı.

Agâh Ensar Can

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.