Sonra Geç Olabilir

Heyecandan titreyen eli telefona giderken içi içine sığmıyordu genç kızın. Nihayet derin bir nefes alarak sakinleşmeyi başardı ve elindeki telefondan rehbere girerek babasını aradı.

Telefon altıncı çalışında açılırken genç kızın da sönen umutları tekrar can bulmuştu.

“Alo!” diyen babasının sesi biraz soğuk olsa da bunu onun yorgunluğuna verdi. Büyük bir olgunluk gösterip neşesini canlı tutmaya çalıştı. 

Babası kendini bildi bileli hep şehir dışında olmuştu. Çok çalışıyordu. Çok yoğundu ve kızına pek vakit ayıramıyordu. Kızı bu duruma içerlese de babasını üzmemek için belli etmiyordu üzüntüsünü çünkü hayattaki tek varlığı olan babasını her şeyden çok seviyordu.

“Baba,” dedi kız büyük bir heyecanla. “Babacığım bugün üniversite sınav sonuçları açıklandı. Çok istediğim mimarlık fakültesini kazandım.”

“Öyle mi?” dedi telefonun diğer ucundaki ilgisiz baba. “Çok sevindim. Tebrik ederim kızım.”

Gerçekten çok sevinmişti babası! Öyle sevinmişti ki sevindiği yerlere kramp girmişti.

Genç kız babasının ilgisizliğini fark etti ama yine de bozuntuya vermedi ve gülümsedi. “Ne zaman geliyorsun şehir dışından? Bunu kutlamalıyız değil mi babacığım?”

“Elbette kızım.” dedi babası.

“Yarın gelir misin baba? Bir an önce yanımda ol. Hem yarın benim doğum günüm. İki kutlamayı birden aradan çıkartırız olmaz mı?”

“Yarın olmaz kızım. Yarın önemli toplantılarım var. Sonra kutlarız olur mu?”

Genç kızın kalbi sızladı ama yine gülümsedi. “Peki babacığım sonra kutlarız.”

Aradan yıllar geçti. Genç kız çok sevdiği bölümden mezun olacaktı. Mezuniyet gecesi giyeceği kıyafeti üstünde tutup aynadaki yansımasını izlerken aklına babasını aramak geldi ve eli heyecanla telefona gitti.

Telefon yine altıncı çalışında açılırken “Babacığım yarın gece benim mezuniyet balom var. Acaba diyorum, bu baloda en yakışıklı kavalye olur musun?” diye sordu büyük bir umutla. 

“Çok isterdim kızım ama gelemem.” dedi telefonun diğer ucundaki ses. “Yarın önemli işlerim var. Daha sonra kendi aramızda bir kutlama yaparız olur mu?”

Genç kız hiç tepki vermedi zira alışmıştı artık. “Peki babacığım. Daha sonra yaparız.”

Genç kız mezun oldu. O artık güzeller güzeli bir mimardı ve ikinci iş görüşmesi çok olumlu geçmişti. Ülkenin sayılı şirketlerinden birinde mimarlık yapacaktı.

Her zaman olduğu gibi babasını aradı. Bu güzel günde yanında olmasını istedi. Babasının cevabı değişmedi. Daha sonra yaparız güzel kızım… Daha sonra…

Aradan üç yıl geçti ve genç kızın hayatı tepetaklak oldu. Hayatını babasız geçiren kıza kanser teşhisi konuldu. Bu kez babasını aramadı. Güzel günlerinde yanında olmayan adamın kötü günlerinde yanında olmasının pek bir ehemmiyeti yoktu onun için. Babası aradığındaysa asla hastalığından bahsetmedi.

Genç kız yedi aylık bir mücadeleden sonra daha fazla direnemeyerek ölümü kabullendi. Kızının ölüm haberini doktorundan alan baba yıkılmış bir vaziyette hastaneye geldi.

Sarsak adımlarla kızının tedavi olduğu odaya girdi. Yatağın üzerindeki kağıdı görerek elleri arasına aldı.

Kağıtta adamı hıçkırıklara boğan şu cümleler yazılıydı.

“Senin bana hiç vaktin olmadı baba ama şimdi de benim vaktim kalmadı.”

Sonra demeyin, sonra geç olabilir.

Elif Yavuz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.