Burası Arkadaşlık Yarışması

“Yayın için geri sayım! 10 – 9 – 8 – 7 – 6 – 5 – 4 – 3 – 2 – 1”

“Ekranların yepyeni programı Burası Arkadaşlık Yarışması’na hoş geldiniiiiiiz!” diye bağırdı kilolu ve bol sakallı sunucu. Etrafında kaykaydan kayıyormuşçasına dönüyordu kamera. Giriş anonsunun ardından çalan hareketli jeneriğe alkış tutarak eşlik ediyordu. Jenerik bitince stüdyodaki seyircilere el sallayarak yeniden sözü aldı:

“Evet efendiiiim bugün ilk bölümümüzle sizlerleyiz. Karşımda çeşitli yarışma programlarından tanıyacağınız 8 yarışmacı arkadaşım var. Hepsi çok hırslı, çok kararlı…” dedi ve seyircinin gülme efektini karşılıksız bırakamayıp o da gülmeye başladı. “Desem de inanmayın.” diye tamamladı önceki dediğini. “Bu yarışmada hırsa yer yok, savaşa, gerginliğe, çirkefliğe, arkadan vurmaya, kulis kurup milletin ocağını yakmaya yer yok! Burası dostluğun yarışması. Daha fazla uzatmadan yarışmacılarıma dönmek istiyorum.” dedi ve karşısında ip gibi dizilmiş olan kızlı erkekli 8 yarışmacıya döndü, içlerinden birini gözleriyle seçerek,

“Duygu! Sen geçen sene Manyaklar Yarışıyor’da 24 hafta aynı odayı paylaştığın Cemre’yi format gereği ‘burası arkadaşlık yarışması değil’ diyerek elemiş ve büyük bir tepki almıştın. Bugün ikiniz tekrar buluştunuz. Neler söyleyeceksin?”

“Sinan Bey bana ve arkadaşlığıma bu fırsatı sunduğunuz için çok teşekkür ederim. Ben Cemre’nin gönlünü zor da olsa aldım. Bana biraz fazla yüklenildiğini düşünüyorum. Sonuçta format gereği birini elemem gerekiyordu, bir isim söylemem gerekiyordu ve ben de kazanmak için yaptım ama burası arkadaşlık yarışması, biz burada çok mutlu olacağız!”

“Teletabi sen de yarışmaların iddialı figürlerindensin. Kaybettiğin savaş yok. Bu yarışmayı ancak dostluk kazanabiliyor, neler düşünüyorsun?”

“Sinan ağabey format güzel. Ben de önceki yarışmalarda çirkefliklerimle, adiliklerimle herkesi tek tek eleyip hep kazanan oldum ve arkadaşsız kaldım. Bu yarışmayı hayatım için fırsat olarak görüyorum.”

“Pekâla!” diyen sunucu sanki çok fark ediyormuş gibi başka bir kameraya dönerek, “O halde Burası Arkadaşlık Yarışması başlasın!”

Tekrar jenerik girdi, ardından “Az Sonra” başlığıyla az sonra olacakların tanıtımı verildi ve hemen üstüne de az sonra olacakların tamamı verilmeye başladı.

“Arkadaşlar 8 kişisiniz. Her şeyinizi orta koymanıza gerek yok. Sakin sakin oynayın. Şimdi beni iyi dinleyin. Karşınızda uzun bir parkur var. İlk önce denge tahtasında yürüyorsunuz. Denge tahtasını bitirdiğinizde karşınızda masa ve sandalye göreceksiniz. Masada sizi bekleyen bir bilgi sorusu var. Soruyu cevaplayan diğer denge tahtasına çıkıp ilerleyecek. Ardından sizi bekleyen mikrofonları elinize alıp bir ağızdan şarkı söyleyeceksiniz. Jürinin seçtiği dört arkadaş yarışmaya devam edecek, diğer dörtlü bu etapta elenecek.”

“Sinan Bey bir ağızdan söylersek jüri nasıl karar verecek?”

“Önemli olan ses güzelliğiniz değil, jüri takipçi sayınıza göre seçim yapacak.” dedi ve devam etti: “Seçilen dörtlüyü gördüğünüz üzere seyyar mutfak setleri bekliyor. 8 dakika süreniz olacak. En iyi poşe yumurtayı yapan denge tahtasında yürüyecek, eğer düşmezse günün kazananı o olacak!”

“Sinan Bey neden her etapta denge tahtası var?”

“Dengesiz yarışmacılarla izleyiciyi sıkmak istemiyoruz.”

Yarışmacılar yerlerini aldı. Hiçbiri konsantre değildi ve iddiaları yoktu. Seyircinin alkışının ardından sunucu geri sayımı yapıp yarışmayı başlattı. 8 yarışmacı denge tahtasına çıkıp düşmeden ilk etabı tamamladı ve şu soruyla karşılaştı:

Soru) Duş perdesinde korniş olur mu?

A) Takarsanız olur.

B) Olursa ayıp olur.

C) Olur, hiç olmaz olur mu? Olmaz olsun.

D) Olmazsan olmaz, kirlenir saç diplerim. İlk giren beni görür, rahat yıkanamaz bitlenirim.

E) Hayır olamaz kornişmiş. Tek başıma banyoda beni böyle sorularla of!

Bu etabın ardından ses düellosundan çıkan dörtlü poşe yumurta için kolları sıvadı. O esnada sunucu arka tarafa geçmiş, kamera ekibinden programın reyting analizini öğrenmeye çalışıyordu. Edinilen bilgiye göre program sosyal medyada yankı uyandırmış ve en çok konuşulan konu haline gelmişti.

Sürenin bitmesiyle yapılan yumurtalar incelendi. Biri pişmemiş, diğeri poşete koyup yapılacak sanmış, öbürü nefis bir omlet yapmış, Cemre ise poşede kıvamı yakalamıştı. Derin sessizlik içinde denge etabını da geçerek günün kazanan ismi olmuştu.

“Evet Cemre! Haftanın dokunulmazı oldun. Dokunulmazlık sana hiçbir zaman tamamını açıklamayacağımız acayip yetkiler veriyor. Seni dinliyoruz.”

“Sinan Bey, burası bir arkadaşlık yarışması. Dolayısıyla kimsenin elenmesini istemiyorum ve tüm arkadaşlarım dokunulmaz olsun diyorum.”

“Tebrikler Cemre tuzağa düşmedin ve kazandın! Yarın akşam 10.000 TL ödüllü yarışmayı kaçırmayın!”

Ödül oyununu Teletabi kazanmış ve format gereği diğer 7 arkadaşıyla paylaşmıştı. Sonraki gün Burası Arkadaşlık Yarışması evinde en iyi oda için yapılan oyunu da Duygu kazanmış ve o da format gereği odasını diğer 7 arkadaşıyla paylaşmıştı. Hay bu formatı icat edenin…

“Cemşit reytingler ne alemde?”

“Total’de 43.olmuşuz Sinan ağabey, özetimiz 14.”

“Bu ne saçmalık ya?”

“Özette sadece yarışma var ya, insanlar onu izliyor sonra kapatıyor.”

Haftalar geçti. Sunucu kanala karşı direniyor, nedense reytinglere rağmen projeyi korumaya devam ediyordu. 51.bölüme gelinmişti ve hâlâ 8 yarışmacı vardı. Birileri oyun kazanıyor, herkes faydalanıyordu. Dostluk kazanıyordu. Fakat bu böyle devam edemezdi.

“Evet arkadaşlar bu bölümde ağzıyla kuş tutmayı başaran Duygu dokunulmazlığın sahibi oldu. Şimdi bize dokunulmazlıktan doğan çok acayip yetkilerinden birini kullanarak kararını söyler misin?”

“Sinan Bey ben bugüne kadar 12 dokunulmazlık, 10 ödül oyunu kazandım ama hepsini arkadaşlarımla paylaştım. Paylaşmak zorunda olmasaydım ödüllerle köşeyi dönmüş, dokunulmazlıklarla da herkesi eleyerek şampiyon olmuştum. Ben enayi değilim, dolayısıyla çok acayip yetkilerimden biri olan eleme hakkımı kullanıyor ve en büyük rakibim Cemre’nin elenmesini istiyorum.”

“Duygu format gereği…”

“Sinan Bey yarışmanın formatını kimse sevmiyor. Herkes yarışmayı izliyor, kazananı öğrenip kapatıyor. Kimse sizin saçma sapan arkadaşlık masallarınızı istemiyor. İnsanlar mücadele istiyor, hırs istiyor. Hainlik istiyor, mağdur edebiyatı istiyor. Adım Timsah Duygu’ydu, siz Timsal Duygu’ya çevirdiniz. Bir anlamı da yok, iyilik timsali deseydiniz bari.”

“Sen bir timsaldin Duygu. Türk seyircisinin timsali…”

“Ben gideyim o zaman.” diyen Cemre gördüğü ilk kameraya, “Çok üzgünüm, şaşkınım en çok. Can dostum dediğim kişi tarafından sırtımdan hançerlendim. Hem de ikinci kez. İnsanlara güvenmemek gerekiyor demek ki. Bu benim 9.yarışmam ve 9.bıçaklanışım. Yarışa yarışa öğreneceğim demek ki.”

“Cemre itiraz etsene. Format bu değil desene. Salak mısın kızım sen?”

“Sinan Bey bırakın gideyim de takipçim artsın biraz Allah aşkına ya!”

“Allaaaaah tekrar gündeme oturdu program sosyal medyada!” diye bağırdı kamera arkasından biri.

“Duygu sen bittin kızım. Keser gelir ele, sap süzülür döne döne, hesabını vereceksin bunun bene.” diyen Teletabi 20 hafta sonra ilk defa özlü söz söylemeye çalıştı.

“Ben Teletabi’yi rakibim olarak görmüyorum. Kendisini ilk dokunulmazlıkta ezeceğim ve şampiyon olacağım.”

“Kesin! Siz hangi filmden koptunuz be? Ne şampiyonluğu? Bu yolun sonunda dostluk kazanacaktı ama siz kaybettiniz. Ey Türk seyircisi, siz de! Ben Sinan Ayarveren! Neden haftalardır reytingleri düşük gelen bir yarışmayı sürdürüyorum sanıyorsunuz? Bunun için! Size stresin, gerilimin, kavganın, edepsizliğin, üç kuruş için birbirini satmanın, iki takipçi için kafası boş beyinlere oynamanın olmadığı bir yarışma programı sunmak istedim. Fakat siz 1.bölümden sonra ilk defa 51.bölümde konuşmaya başladınız programı. Neden? İstediğiniz şeyleri izlediğiniz için. Siz iyileştiğiniz şeyleri izlemek isteyene kadar uğraşacağım. Bir gün muhakkak kazanacağım. Bu karşımdaki 8 televizyon soytarısını da bir daha görmeyeceksiniz!”

O günden sonra o, 8 televizyon soytarısı izleyicinin kumanda tuşunda olmaya devam etti. Sinan Ayarveren’i ise bir daha gören olmadı.

Agâh Ensar Can

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.