Yanında leyl-i cehennem, sabah-ı cennettir!
‘Utanmıyor musun. Ettiklerin rezalettir!’
Denirse kendine, milletlerin ekabirini
Sayardı göstererek hepsinin kebairini:
‘Filan içerdi… Filan fuhşa münhemikti…’ diye
Mülevvesatını bir bir rical-i maziye
İzafe etmeye başlardı paye vermek için.
‘Peki! Fezaili yok muydu söylediklerinin?’
Diyen çıkarsa ‘müverrihlik etmedim!’ derdi.
Şu züppeler de, bugün aynı ruhu gösterdi.
Fransız’ın nesi var? Fuhşu, bir de ilhadı;
Kapıştı bunları ‘yirminci asrın evladı!’
Ya Alman’ın nesi var zevki okşayan? Birası;
Unuttu ayranı, ma’tuda döndü kahrolası!
Heriflerin, hani dünya kadar bedayii var:
Ulumu var, edebiyyatı var, sanayii var.
Giden birer avuç olsun getirse memlekete;
Döner muhitimiz elbet muhit-i ma’rifete.
Kucak kucak taşıyor olmadık mesaviyi;
Beğenmesek ‘medeniyyet!’ diyor; inandık iyi!
‘Ne var, biraz da maarif getirmiş olsa…’ desek
Emin olun size ‘hammallık etmedim?’ diyecek.