Târîh-i Kadîm – Tevfik Fikret

Beşerin köhne sergüzeştinden

Bize efsâneler terennüm eden;
Bizi, âbâ-i bî-vücûdumuzun

Cevf-i mâzîde bir siyâh ve uzun

Gece teşkil eden hayâtından

Ninniler ihtira edip uyutan;
Bize en doğru, en güzel örnek,
Diye geçmiş zamanı göstererek:

Gelecek günlerin geçen geceden

Farkı yok, hükmü yok, zehâbı veren;

Ve cebininde altı bin yıllık

Buruşuklarla şübheler karışık.
Seri, mâzîye — yâni rüyâya —
Pâyı, atî denen heyûlaya

Bir yâreli kuş çırpınıyor sanki telinde,
Çıkmakta bu âvâz o garibin ciğerinden;
Udun mu hüner, yoksa o cananın elinde Bir feyz mi var kim daha mu’ciz hünerinden?..

Billâh o eldir koparan rûhu yerinden!

Çal, ben de olup “ah!” larımla sana dem-sâz,
Çâk eylemedir sîne-i aşkı emelim, çal!
Te’sîr-i tarâbla olarak ma’il-i pervâz,
Tâ arş-ı İlâhîye kadar yükselelim, çal!
Çal sevdiceğim, çal meleğim, çal güzelim… Çal!

Genel içinde yayınlandı

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.