Bir vurulmuş ilâhı andırıyor
Suda teskîn-i zahm eden bu kamer,
Nısf-ı leylin miyâh-ı dûrunda
Yıkanır, dinlenir, durur ve güler…
*
Eli ba’zan “sükût”u ürkütüyor
Ki miyâh ellerinde hâbîde,
Ediyor ba’zı kuşları da’vet,
Âh o kuşlar ki şimdi bî-hareket
Suların âteşinde sallanıyor…
*
Zuhalî bir cidâlin âsârı:
Gizli bir kavs-i bî-tenâhîden
Oklar indikçe –aks-i âlem-i dûr–
0 muzî cüsse-i ilâhîden
Suya bir hûn-ı âteşîn akıyor…
(Genç Yolcular, 18.12.1919)
Göl Saatleri, 1921